Donmuş Sinema: Dustin Yellin ile Bilincin Yolculuğu
Dergi Konuları

Donmuş Sinema: Dustin Yellin ile Bilincin Yolculuğu

Dünya gözle görünmeyeni keşfetmeye cesaret edenlerin elinde şekillenir. Dustin Yellin bilincin sınırlarını heykellerine taşıyan, zamanı ve mekanı yeniden yorumlayan bir sanatçı. Çocukluğundan Pioneer Works'e uzanan hikayesine ve sanatıyla kurduğu evrensel bağlantılara doğru yolculuğa çıkıyoruz.

Sanatın sizin yolunuz olacağını ilk ne zaman fark ettiniz? Bu bir aydınlanma mıydı yoksa yavaş bir gelişim süreci miydi?

Çok genç yaşta fark ettim. Sanırım ergenlik yıllarımdaydım. Ama sanatın benim için tek yol olduğunu anlamam daha sonra oldu. Çocukken bilim, jeoloji ve birçok farklı şeyle ilgileniyordum. Ama çocuk olduğum için disiplinler arasındaki farkı veya bunları profesyonel olarak takip etmenin ne demek olduğunu anlamıyordum. Liseden ayrıldım, yani resmi bir eğitimim olmadı. New York’a taşındığımda kendi kendime öğrendim. Ama sanat hep gençliğimden beri benim yolum oldu. Çünkü benim için sanat, mutlak ve eksiksiz özgürlüğü temsil eden tek şeydi.

Siz bir tür dahisiniz. Ailenizde yaratıcı alanlarda çalışan biri var mıydı? Yaratıcılık sizce miras mı, öğrenilen bir şey mi, yoksa sonradan kazanılabilir mi?

Annem ressamdı ama profesyonel olarak değil, sadece bir tutkuydu. Oldukça iyiydi. Onun dışında ailemde başka sanatçı yok. Yaratıcılık hem miras hem de öğrenilen bir şey, ikisini de kapsıyor.

Nasıl bir çocuktunuz? Otostop, okuldan ayrılmak, seyahat… Bunlar bugünkü sanat yaklaşımınızı nasıl şekillendirdi?

Bunu “keşif DNA”sı olarak adlandırırım. Merak tohumları. Sürekli bunu beslemeye çalışıyorum. Çocukken ormana gider, ağaç kabuklarına bakar veya bir kayanın içindeki dünyayı hayal ederdim. Bugün hâlâ uydu görüntülerine bakıyorum, dünyanın her yerine gitmeyi seviyorum. Bilgi sadece kitaplardan öğrenilmez. Bilinç doğayı, kültürler arasındaki farkları anlamakla da ilgilidir. 5000 yıllık sanat tarihine baktığınızda, Afrika ve Papua Yeni Gine’de okyanus sanatlarının aynı anda geliştiğini ya da Kiklad sanatı ile diğer bölgeler arasında paralellikler olduğunu görürsünüz. Ne kadar çok bakarsanız, mesafeler ne kadar uzak olursa olsun, bu bağlantıları fark etmeye başlarsınız.

İşlerinizi “donmuş sinema” olarak tanımlıyorsunuz. Bu sizin için ne anlama geliyor?

Bilincin bir haritasını, diyagramını, görüntüsünü yaratmaya çalışıyorum. Sinema birden çok anlatının bir araya geldiği geniş bir formdur. Bunu heykellerimde yapıyorum. Bilinci zamanda dondurmak gibi. İşte “donmuş sinema” ile kastettiğim bu.

Animasyon veya film de yapıyor musunuz?

Evet, şu anda bir animasyon kısa film üzerinde çalışıyorum. Sekiz dakika uzunluğunda ve muhtemelen 2027’nin nisan ayına kadar tamamlanacak.

Kendinizi daha çok sanatçı, hikaye anlatıcısı yoksa bilim insanı olarak mı görüyorsunuz?

Bunlar sadece eylem setlerini tanımlamak için kullanılan kelimeler. Sanatçılar hikaye anlatıcılardır, hikaye anlatıcılar aynı zamanda bilim insanı da olabilir. Dünyayı bu tür katı ayrımlarla görmüyorum.

Yani siz bir “fiil”siniz.

Evet, ben sadece bir fiilim.

Heykellerinizi “anlamın mikro-internetleri” olarak tanımlıyorsunuz. Sizce günümüzde anlam parçalanmış durumda mı?

Benim işim anlamlar arasında bağlantılar kurmakla ilgili. Farklı kümeleri bir araya getirip yeni bir anlam üretmek. Örneğin, 16. yüzyıl Hollanda tablosunu Lucas Samaras’ın bir eseriyle yan yana koymak üçüncü bir anlam yaratır. İşte mikro-internet fikri bu.

Donmuş Sinema: Dustin Yellin ile Bilincin Yolculuğu

İşiniz bir tür zaman yolculuğu mu?

Zihinlerimiz zaten zaman yolculuğunun araçları. Geçmiş, şimdi ve gelecek aynı anda var olabilir.

İnsanların eserlerinizi nasıl deneyimlemesini istersiniz?

Merak ve hayranlıkla. Gerçekliği algılama biçimlerinde küçük bir değişimle. Ama izleyiciye ne görmesi gerektiğini asla dikte etmek istemem.

Katmanlı cam tekniğini nasıl geliştirdiniz?

Tamamen tesadüfen. Tuvalden reçine kutulara, sonra cam katmanlarına geçtim çünkü reçinenin toksisitesinden hasta olmak istemedim. 25 yıllık bir deneme süreci.

Kompozisyonlarınızı nasıl seçiyorsunuz?

Bir kelebeği yakalamak gibi. Binlerce fikir var ama birini seçtikten sonra ona sadık kalmalıyım. Bir parça bir yıl sürebilir. Deneyerek öğreniyorum.

Stüdyoda tipik bir gününüz nasıl geçiyor?

Her şey aynı anda oluyor. Enerjimi yönlendireceğim alanı aciliyete göre belirliyorum. Tüm gün çalışıyorum. Okumak, izlemek ve konuşmak, bunların hepsi işin bir parçası.

Asistanlarınız ne kadar dahil oluyor?

Vizyon bana ait, ama doğaçlamaya çok yer bırakıyorum. Cam üzerindeki her şey silinebilir. Denemeyi teşvik ediyorum.

Babalık sizi nasıl etkiledi?

İşimi her zaman bir çocuğun gözünden düşünmüşümdür. Sadece daha somut hale geldi.

Miras kavramına inanıyor musunuz?

Çok düşünmüyorum. Çocuğumun birlikte yaşamak isteyeceği, yüz yıl sonra hâlâ insanlarda düşünce uyandıracak eserler yaratmak istiyorum.

Geleceğin Okulu

Pioneer Works sizin için ne ifade ediyor?

Sanat pratiğimin bir parçası. Dünya için bir kurum. Başarım, kurumun benden bağımsız çalışabilmesi.

Birçok kişi Pioneer Works’ü çağdaş bir Black Mountain College’a benzetiyor. Sizce bu adil bir benzetme mi? Ve geleceğin okulu sizin gözünüzde nasıl olur?

Bence Pioneer Works bir zamanlar Black Mountain’ın yaptığı gibi geleceğin okuludur. Pioneer Works’ü başlattığımda Black Mountain College’ı bilmiyordum bile. Pioneer Works bir hayal olarak başladı. Hiç resmi eğitim almamış ve okula gitmemiş biri olarak hayal ettiğim ve gitmek isterdim dediğim okulu inşa ediyordum. Daha sonra insanlar “Bu Black Mountain’ı hatırlatıyor” demeye başladığında, multidisipliner yaklaşımı nedeniyle Black Mountain hakkında her şeyi okudum ve derinden etkilendim.

Hangi sanatçılardan etkilendiniz?

Liste bitmez: Bosch, Brueghel, Duchamp, Louise Bourgeois, Walid Raad, Cornell ve birçok genç sanatçı.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası