Ertan Balaban'la Challenge

Bu kez başarılı sporcu Cedi Osman’la basketbol antrenmanındayım. Çabukluk ve yüksek nabız gerektiren bu çalışmanın sonunda genç yıldıza hayran kalmamak mümkün değil.

18 Şubat 2015

Ertan Balaban'la Challenge

Birlikte antrenman yapacağım ismin Cedi Osman olduğunu öğrenen herkesin ilk tepkisi “O çocuk kesin NBA’e gider” oldu. Basketbolu fazlasıyla seven fakat son yıllarda gereken ilgiyi gösteremeyen ben, profesyonel kariyerinin başındaki genç ve başarılı bir sporcuyla tanışacağım için çok heyecanlıydım.

2007 yılında Anadolu Efes yıldız takımı forması giymek için Türkiye’ye gelen bu fazlasıyla enerjik ve eğlenceli gencin spora başlamasında, hiperaktif yapısının önemli bir yeri var. Geçen yaz Yunanistan’da düzenlenen ve altın madalya kazandığımız U-20 Avrupa Şampiyonası’nda turnuvaya damga vurduktan hemen sonra, bu kez abileriyle birlikte İspanya’daki Dünya Şampiyonası’nda çeyrek final heyecanı yaşadı. Henüz 19 yaşındaki bir sporcunun bu seviyeleri tecrübe ediyor olması, hem Cedi hem de basketbol severler için önemli. Anadolu Efes formasıyla sezona gayet iyi başlayan Cedi, efsane koç Dušan Ivković’in kendisine verdiği süreyi en iyi şekilde değerlendirerek, çalışkanlığının ve yeteneğinin karşılığını almaya devam ediyor.

Anadolu Efes’in “old school” ağırlık salonuna girdiğimde gözüme çarpan ilk şey, duvardaki motive edici yazılar ve çekiciliğine karşı koymakta zorlandığım eski ağırlıklar oluyor. Beni bir an önce antrenman yapmaya teşvik eden o atmosferi buluyorum. Tesisi gözlemlemeye devam ederken duvarda, üstünde tüm oyuncuların adının yazılı olduğu beyaz bir tahta dikkatimi çekiyor. Bu tahtada milli takımdan tanıdığımız ve Anadolu Efes’in kondisyon koçluğunu da yapan Ozan Şirikçi’nin her oyuncuya özel olarak hazırladığı güç ve ağırlık programlarını görüyorum. Basketbolcuların özellikleri, oynadıkları pozisyonlara göre değişiklik gösteriyor ve buna paralel olarak her oyuncunun farklı ihtiyaçları oluyor.

Cedi’nin adını tahtada göremiyorum ancak yanımda olduğu için kendi antrenman programını anlatmasını istiyorum. Öncelikle sahada hıza ve patlayıcılığa önem verdiği için büyük ağırlıkların altına girmekten çekindiğini söylüyor. Hız Cedi’nin en önemli özelliklerinden biri ve yoğun ağırlık antrenmanlarının kendisini yavaşlatmasından korkuyor. Haksız da sayılmaz. Hızlı kasılan kasları yavaş kasılmaya alışırsa onu yavaşlatabilir.

Cedi’nin maçlarını izlediğinizde bu durumun hiç de şaşırtıcı olmadığını görüyorsunuz. Ozan hoca, sabah antrenmanlarında “core” hareketlerinden vazgeçmiyormuş. Bunun temelinde profesyonel sporcuların hareket halinde gücü merkezden üretiyor olmalarının yattığını düşünüyorum. Stretching ve mobility, antrenmanlarda çok önemli bir yer tutuyor; nitekim bir basketbolcu hız ve isabete aynı anda ihtiyaç duyduğundan mobilite onlar için son derece önemli.

 

 

Yazının tamamı ve çok daha fazlası GQ Türkiye Şubat sayısında ve GQ Türkiye Dijital edisyonunda...