Erkek Erkeğe Tatile Çıkmanız İçin 3 Etkili Bahane

Erkek erkeğe tatil, başı bağlı beyler için imkansız mı? Bir tatlı hayal mi? Elbette değil. Yeter ki ikna etmenin yollarını bilin.

30 Ocak 2016

Erkek Erkeğe Tatile Çıkmanız İçin 3 Etkili Bahane

Erkek erkeğe tatil, kadınların bahsinden, hatta nostaljisinden bile hoşlanmadığı, tiksinti duyduğu kavramlar ve ekipleşmeler klasmanına giriyor. Çünkü, şimdi dürüst olalım, Türk erkeğine böyle ortamlarda güven olmaz. “Kiev’e giden tur otobüsündeki Türk rehberin konuşması” temalı videoyu izlemiş yahut duymuş kadınlar, kendi aralarında “Bizimki asla o otobüse binmez!” şekilinde hava atsalar da, bunun koca bir yalan olduğunu DNA kodlarına dek bilmektedirler.

Lakin merak etmeyin, bu kadınlarımızı da ikna etmenin, ilişkinizi yok etmeden kankalarınızla keyifli vakit geçirmenin yolları var. Biraz sinemadan, biraz da kapitalizmin tüketime yönlendirmelerinden feyz alacağız.

BAHANE #1: Yakın bir arkadaşın bekarlığa veda partisi

Kaç tane samimi arkadaşınız var bilmiyorum ama hemen edinmeye başlayın. Zira ne kadar çok yakın arkadaş, o kadar çok bahane yaratma imkanı. Üstelik bu organizasyon, teması itibarıyla yarı kutsal bir görev olduğu için, eşinizin ya da sevgilinizin karşı olsa da isyan etme ihtimali çok düşük. Ben elbette bu bekarlığa veda seyahatleri için ülke sınırlarında, birtakım tanıdıklara yakalanabileceğiniz Bodrum, yok efendim Çeşme gibi yerleri tercih etmeyeceğinizi düşünüyorum. Tavsiyem, organizasyonu Amsterdam ya da Tayland’da gerçekleştirmeniz. Bu mekanlarda seks turizminin yanı sıra yoğun illegal tüketim maddeleri olduğundan, yolculuğunuzun “sadece ayıca eğlenmek” amaçlı olduğu şeklinde bir açıklama yapmanız daha kolay. Kumara meraklıysanız Kıbrıs’a da gidebilirsiniz lakin yavru vatandan bir Hangover-Vegas tadı beklemeyin. Bir ihtimal daha var, o da İbiza mı dersin?

BAHANE #2: Yakın arkadaşın ayrılık ya da boşanması

En az bekarlığa veda kadar gerekçeli bir tatil organizasyonu için, bir arkadaşınızın krizinden faydalanabilirsiniz. Kadınlar, özellikle sıkı arkadaşları olan kadınlar, böyle günlerde arkadaşlarının yanında olmak konusunda hassaslardır. Bunu adeta bir sosyal sorumluluk olarak görürler. Hele ki mevzu bahis ayrılan arkadaş bir de aldatıldıysa, onu neşelendirmek için her türlü kaçamak mübah olur. Fakat bu durumda dikkat edilecek iki önemli husus var, “Arkadaşımızı neşelendiricez” bahanesiyle Moskova’ya gidilmez. Bunu kimse yemez. Berlin, Londra gibi sanat sepet ortamları hareketli, üstüne bir de “kızların teklif ettiği” bir muhite gitmenizi öneririz. Öte yandan bu tatile çıktığınızda, eşinizin de aynı konseptte bir kız grubu tatiline sıcak bakmalı, bu konuda demokratik olmalısınız. Bu bilince sahip çıkmazsanız, ben gelip manitanız adına sizi terk ederim, baştan anlaşalım.

BAHANE #3: İş seyahati (sinsi versiyon)

Uzatılmış bir iş seyahatiniz olduğunu düşünün. Ve farz edin ki bu zorunlu, bu sıkcı seyahat, şans bu ya, gideceğiniz yörenin en ünlü festivaliyle aynı zamana denk gelmiş. Şimdi siz ve iş arkadaşlarınız, o yoğun ve sıkıcı toplantılardan sonra biraz kafa dağıtmak için bir-iki konsere gitseniz, buna “erkek erkeğe tatil” diyebilir miyiz? Size bunun hesabını sorabilir miyiz? Hiç sanmıyorum. 1 metreden uzun bacağa doymak için Budapeşte–Sziget’e, rock’çı bünyelerseniz Belçika’da Rockwerchter’e, “Benim olayım plaj-dans” diyenlerdenseniz, Exit Festival’in Montenegro plaj partisi kısmına katılabilirsiniz.

Rüşvetin önemi

Biz kadınları erkek erkeğe tatile ikna etmenin bir yolu da, rüşvetin tatlı kollarından geçiyor desem, eminim çok şaşırmazsınız. Ben şaşırıyorum çünkü hayatım boyunca rüşvet kabilinden bir hediye almış değilim. Lakin alanlar olduğunu biliyor, bunu için dışın kıskanıyorum. Velhasıl siz siz olun, ne kadar bahanesini hazırlamış olsanız da, gittiğiniz erkek erkeğe tatilden eliniz boş dönmeyin. Mücevher, çanta, küçük siyah ve marka elbise gibi yükte hafif, pahada ağır hediyeler tercihimizdir. Bunları seçerken “Ayol kim anlayacak?” düsturuyla çakmasını getirmeyin, eşiniz modaya meraklı bir çevredense sizi ölene dek affetmez.

Son olarak, “Bir kadından ayrılmaya hazır değilseniz, onu aldatmayın” özlü sözünü de paylaşmayı görev biliyorum. Çünkü bizler, siz duştayken cep telefonuzu kurcalıyor, e-postalarınızı okuyor ve yıkamaya attığınız gömlekleri koklayarak CSI-Bağcılar titizliğinde incelemelerden geçiriyoruz. Gözünüzü korkutmak gibi olmasın da...