GQ Hayat Okulu

Köpek saldırısından nasıl kurtulursunuz? Salonunuzun akustiğini nasıl geliştirirsiniz? Özgüveninizi nasıl kanıtlarsınız? Blogunuzdan nasıl para kazanırsınız? Hepsinin cevabı GQ Hayat Okulu'nda...

27 Şubat 2016

GQ Hayat Okulu
Köpek saldırısından nasıl yara almadan kurtulursunuz?

Öncelikle şunu bilmelisiniz; köpekler cana yakın hayvanlardır ve sadece kendilerini sevdirmek için bile havlayarak yanınıza yaklaşabilirler. Eğer size saldıracağını düşünerek koşmaya başlarsanız, bunun onu daha da heyecanlandıracağını ve hatta kızdıracağını unutmayın. Sakin olun ve kıpırdamadan bekleyin. Unutmayın, bir köpek her zaman sizden daha hızlı koşar!

Karşınızdakini gözlemleyin

Köpeğin iyi niyetli olup olmadığını anlamanın yolu, kuyruğunu ve ağzını kontrol etmekten geçiyor. Eğer size doğru havlarken kuyruğu dikse ve dudaklarını yukarı doğru kıvırıp dişlerini gösteriyorsa ortada son derece ciddiye alınması gereken bir durum var demektir.

Duruşunuzu belirleyin

Ayakta, dik bir şekilde durun. Sakın çömelmeyin. Yere devrildiğiniz anda, bir köpeğe karşı koymanız zorlaşır. Ayaklarınız yere sağlam bassın.

Dikkat çekmeyin

Tek laf etmeyin, burnunuzu çekmeyin ve köpeğe sırtınızı dönmeyin. Bu esnada göz göze gelmekten de kaçının. Köpekler bunu bir saldırı işareti olarak görür.

Kendinizi büyük gösterin

Eğer elinizde bir şemsiye ya da buna benzer bir şey varsa, nesneyi hemen önünüze doğru tutun. Bu, köpeğin sizi daha büyük görmesini sağlar.

Isırılmak kaçınılmazsa...

Ona sizin dışınızda ısırabileceği bir şey sunmalısınız. Eğer yanınızda hiçbir şey yoksa yavaş hareketlerle üstüzdeki ceket, palto ya da hırka gibi kalın bir giysiyi çıkarıp yavaşça kolunuza sarın. Köpekler genelde dişlerini geçirdikleri bölgenin haricinde bir yeri ısırmazlar. Bu nedenle ona sarılı kolunuzu uzatıp giysiyi ısırmasını sağlayarak vücudunuzdaki hayati önem taşıyan bölgeler için riski düşürebilirsiniz.

Kuvvetlendirdiğiniz bölgeyi ısıran köpek bir miktar sakinleşecektir. Siz de o sırada çevredekilerden yardım isteyip sonrasında da belediyeye haber verebilirsiniz.


 

Salonunuzun akustiğini nasıl geliştirirsiniz?

Geniş camları olan bir salonunuz varsa kusursuz bir akustik için mutlaka yere kadar uzanan, ağır kumaştan perdeler kullanmalısınız. Ayrıca ses sisteminizi yerleştirirken camlı bölgenin ve hoparlörlerin sizin arkanızda kalmamasına dikkat edin. Yerleşim düzeninin fazla asimetrik olması da ideal akustiğin oluşmasını engeller. Örneğin bir yan duvarda kitap dolu bir kütüphane, diğer duvardaysa sadece boy aynası varsa akustik sahne altüst olabilir. Mümkünse eşyaların yoğunluğu her bölgede aynı olsun.

Hoparlörler uzağa

Hoparlörlerinizi arka ve yan duvarlara fazla yakın koymaktan kaçının. Uygun mesafe her hoparlör ve oda için farklı elbette ancak yan duvarlardan en az 40-50, arka duvarlardansa 60-70 cm uzaklık bırakmak yeterli olacaktır. İdeali denemeler yaparak ve sonuçları sabırla dinleyerek de bulabilirsiniz.

Subwoofer nereye?

Subwoofer’ınızın yeri, ekrana yakın bir düzlemde, sağ veya sol tarafta olmalı ve cihaz mutlaka doğrudan zemine temas etmeli. Yani onu kesinlikle gövdesi doğrudan halının üzerine gelecek biçimde yerleştirmemelisiniz. Mobilyaların üstüne ya da içine yerleştirilen subwoofer’lar da çok düşük performans gösterir, haberiniz olsun.

Zemine dikkat

Oda zemini çıplak ve özellikle de cilalıysa mutlaka kalın tüylü bir halı kullanarak yerden kaynaklanacak yansımaları azaltın.

Bitkilerden yardım alın

Hoparlörlerinizle arka ve yanlarındaki duvarlar arasına yerleştireceğiniz sık yapraklı bitkiler, istenmeyen yansımaları emerek sesin odaklanmasına yardımcı olur.


Blogunuzdan nasıl para kazanırsınız?

Blogunuzun gerçekten özgün ve insanların ilgisini çekecek yazı ya da görsellerle dolu olmasına dikkat edin. Her gün olmasa bile en azından gün aşırı güncelleyin. Unutmayın, blogunuzdan para kazanmanızın ilk şartı, onu çok fazla kişi tarafından takip edilen bir yer haline getirmektir. Bu da ancak yukarıda saydıklarımızla mümkün olur.

Etkileşime geçin

Takipçi sayısını artırmak için diğer blogları ziyaret edin, onların gönderilerine yorumlar bırakın ve sizi tanımalarını sağlayın. “Ben yazımı yazayım, gören görür” mantığına, bu dünyada ne yazık ki yer yok.

Sosyal medyayı kullanın

Blogunuz için Facebook hesabı açarak ve paylaşımlarınızı Twitter, MySpace gibi sosyal ağlardan paylaşarak, blogunuzun bilinirliğini ve takipçi sayısını artırmayı unutmayın.

Markalarla çalışın

Eğer yeteri kadar takipçi sayısına ulaştıysanız artık markalarla iletişime geçebilirsiniz. Örneğin bir spor blogunuz varsa bu alandaki markalar için projeler üretebilirsiniz. Eğer sosyal medyada yeterince nam salmaya başlamışsanız teklifiniz markaların ilgisini çekecektir.

Reklam programlarına katılın

Google Adsense ya da Affiliate Marketing gibi uygulamalar sayesinde, blogunuza reklam alabilirsiniz. Fakat bu, size bir önceki yönteme göre daha az para kazandıracaktır.


Özgüveninizin yüksek olduğunu nasıl kanıtlarsınız?

İlk izlenim düşündüğünüzden çok daha önemli.

Eller dışarıda olsun

Her insan kendini gergin hissettiğinde içgüdüsel olarak ellerini saklamaya çalışır. Ellerinizin ve avuçlarınızın görünür ve rahat durmasıysa kendinize olan güveninizi yansıtır. Ellerinizi cebinize sokmayın.

Kıpırdamadan durun

Olduğu yerde sürekli kıpırdayan insanlar, gergin ve kendine güvensiz bir imaj çizer. Aynı şekilde otururken de ayaklarınızı ya da bacaklarınızı sallamamaya dikkat edin. Tüm bunlar, dışarıdan sakin ve kontrollü görünmenizi sağlayacaktır.

Bakışlarınız ileride olsun

Tek başınıza yürürken, doğal bir içgüdüyle başınızı hafifçe eğer, önünüze bakarsınız. Ancak bu şekilde çevrenize, kimseyle iletişime geçmek istemediğiniz mesajı verirsiniz. Bu nedenle yürürken, bakışlarınızı yukarıya ve ileriye doğru yönlendirin.

Dik durmaya çalışın

Ayaktayken ya da yürürken omuzlarınızı geriye atmaya gayret edin. Unutmayın; dik bir duruş, kendine güvenin en önemli göstergelerindendir.

Kararlı adımlar atın

Kendine güvenen biri yavaş, hantal bir şekilde yürümez. Her zaman uzun ve seri adımlar atmaya çalışın. Böylece kendinden emin ve nereye gittiğini çok iyi bilen bir adam gibi görüneceksiniz.

Tokalaşmaya önem verin

Kendinize güvendiğinizi çok net bir şekilde gösteren, güçlü bir tokalaşma üzerinde çalışın. Yalnız karşınızdaki kişinin elini çok güçlü sıkmamaya, göz teması kurmaya ve gereğinden uzun süre el sıkışmamaya dikkat edin.

Gülümseyin

Kendinden emin insanlar daha az somurtur, daha çok gülümser. Ancak gülümsemenizin sıcak olmasına, meydan okur bir hava taşımamasına dikkat etmelisiniz.

 


Yaratıcılığınızı Arttıracak 5 Öneri

HAYAT REHBERİ | Yaratıcılığınızı Arttıracak 5 Öneri

Acil Durum Ev Temizliği Nasıl Yapılmalı?

HAYAT REHBERİ | Acil Durum Ev Temizliği Nasıl Yapılmalı?

Arkadaş Grubundaki Son Bekar Erkek Olmak mı?

HAYAT REHBERİ | Arkadaş Grubundaki Son Bekar Erkek Olmak mı?

Acaba Sabahlara Fazla mı Yükleniyoruz?

HAYAT REHBERİ | Acaba Sabahlara Fazla mı Yükleniyoruz?

Tembellik Diye Bir Şey Olmadığının Kanıtları

HAYAT REHBERİ | Tembellik Diye Bir Şey Olmadığının Kanıtları

Ayrılık Acısından Kurtulmanın Bilimsel Yolları

HAYAT REHBERİ | Ayrılık Acısından Kurtulmanın Bilimsel Yolları

Daha Fazla Göster