Robert De Niro'nun Neil McCauley ve Val Kilmer'ın Chris Shiherlis karakterleri, Heat filmindeki efsanevi banka soygunu sonrası Los Angeles sokaklarında silahlı çatışma sırasında. Frank Connor/Warner Bros./Everett Collection
Güncel

Heat 2 Oyuncu Kadrosu Netleşti: Kim Kimi Canlandırıyor?

Leonardo DiCaprio ve Christian Bale, Michael Mann'ın kült suç klasiği Heat'in devamı ve öncesini anlatacak yeni filmi Heat 2'de üstlenecekleri rolleri büyük ölçüde netleştirdi.

Heat 2 için oyuncu kadrosunu oluşturmak hiçbir zaman kolay olmayacaktı. Michael Mann imzalı ilk film, yalnızca modern suç sinemasının değil, sinema tarihinin de en önemli yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. Robert De Niro ile Al Pacino'yu ilk kez aynı sahnede buluşturan film, profesyonel suçluların iç dünyasını konu alan sayısız yapıma da ilham verdi.

Mann'in Meg Gardiner ile birlikte kaleme aldığı, hem devam filmi hem de ön hikaye niteliği taşıyan 2022 tarihli Heat 2 romanı ise adeta sinemaya uyarlanmak için hazırlanmış kapsamlı bir film taslağı gibi okunuyor. Hikaye, 1980'lerin sonu, ilk filmin hemen sonrasını kapsayan 1990'lı yıllar ve 2000'lerin başı arasında gidip geliyor. Bu nedenle Robert De Niro, Al Pacino ve Val Kilmer'ın canlandırdığı karakterlerin hem genç hem de yaşlı versiyonları karşımıza çıkıyor.

Aylar önce Leonardo DiCaprio ile Christian Bale, Heat 2 kadrosunda yer alacaklarını doğrulamıştı. Ancak hangi karakterleri canlandıracakları açıklanmamıştı. Haziran ayına kadar bazı haberlerde DiCaprio'nun, ilk filmde Robert De Niro'nun hayat verdiği usta soyguncu Neil McCauley'nin gençliğini mi yoksa Val Kilmer'ın canlandırdığı Chris Shiherlis'i mi oynayacağı konusunda karar aşamasında olduğu öne sürülüyordu.

Ancak 4 Temmuz tatili öncesinde The Wrap'e konuşan yapıma yakın dört farklı kaynaktan gelen bilgiler, rollerin büyük ölçüde netleştiğini ortaya koydu. Habere göre Leonardo DiCaprio, Chris Shiherlis karakterini canlandıracak. Christian Bale ise ilk filmde Al Pacino'nun hayat verdiği polis dedektifi Vincent Hanna rolünü üstlenecek. The Wrap ayrıca Adam Driver'ın filmin başlıca kötü karakteri Otis Wardell için görüşmelerini sürdürdüğünü aktarıyor. hikayenin 1988 ve 2000 yıllarında geçen bölümlerinde yer alacak Wardell, acımasızlığı ve kontrolsüz şiddetiyle Neil McCauley'nin disiplinli ve kusursuz yaklaşımının tam karşısında konumlanıyor.

The Irishman ve Adolescence ile öne çıkan Stephen Graham'ın ise genç Neil McCauley rolü için görüşmeler yaptığı belirtiliyor. Haberlere göre birçok A sınıfı oyuncunun adı da projeyle anılıyor. Bunlar arasında ilk filmde Ashley Judd'ın canlandırdığı Chris Shiherlis'in eşi Sharlene rolüyle ilgilenen oyuncular da bulunuyor. Love Island yıldızları Leah Kateb ve Miguel Harichi, çiftler bilgi yarışmasında birbirlerini ne kadar tanıdıklarını test ediyor. Biz de bu projeyi yakından takip ediyoruz. Şimdilik, bu yılın ağustos ayında çekimlerine başlanması beklenen Heat 2 hakkında şimdiye kadar bildiklerimizi ve hâlâ cevap bekleyen soruları birlikte gözden geçirelim.

İlk Heat filmi nasıl ortaya çıktı?

1979 yılında Michael Mann, ertesi yıl gösterime giren ilk uzun metraj filmi Thief için gerçek hayatta Chicago Polis Teşkilatı'nda görev yapan iki dedektifi, Dennis Farina ile bir dönem aynı hırsızlık bürosunda çalışan Charlie Adamson'ı danışman olarak ekibe dahil etti. Mann ayrıca ikiliye filmde küçük roller de verdi.

Thief üzerinde çalıştıkları sırada Adamson, 1964 yılında bir çatışmada öldürdüğü profesyonel hırsız Neil McCauley'nin hikayesini Mann'e anlattı. Adamson, McCauley ve ekibini aylar boyunca takip etmişti. Hatta bir soygun girişiminde McCauley, Adamson ve Chicago polisinin kendisini izlediğini doğru şekilde fark ederek işi yarıda bırakmıştı. Daha sonra ise Adamson ile McCauley bir restoranda kahve içmek için bir araya gelmişti.

Heat 2 Oyuncu Kadrosu Netleşti: Kim Kimi Canlandırıyor?Warner Bros./Everett Collection

Adamson ilerleyen yıllarda yapımcılığını Michael Mann'in üstlendiği Crime Story dizisinin ortak yaratıcılarından biri oldu. Mann ise Adamson'ın McCauley'yi takip etme sürecinden ilham alarak bir senaryo kaleme aldı. Hikayedeki ayrıntılar doğrudan Adamson'ın gerçek deneyimlerine dayanıyordu. Merkezinde ise işine aynı disiplin ve adanmışlıkla yaklaşan bir dedektif ile bir hırsız arasındaki sıra dışı benzerlik vardı. İkisi de hayatlarının geri kalanını ikinci plana atacak kadar mesleklerine bağlıydı.

Michael Mann bu hikayeyi iki kez sinemaya uyarladı. İlk olarak 1989 yılında NBC'de televizyon filmi olarak yayımlanan ve diziye dönüşemeyen L.A. Takedown'u çekti. Ardından 1995 yılında Al Pacino'nun dedektif Vincent Hanna'yı, Robert De Niro'nun ise Neil McCauley'yi canlandırdığı Heat'i izleyiciyle buluşturdu.

Kuşaklarının en büyük iki sinema yıldızı olan Robert De Niro ile Al Pacino daha önce The Godfather Part II'de aynı kadroda yer alsalar da Heat'teki efsanevi lokanta sahnesine kadar hiçbir zaman gerçekten aynı sahneyi paylaşmamıştı. Bu tarihi buluşmanın yanı sıra sinema tarihinin en iyi çatışma sahnelerinden biri olarak gösterilen banka soygunu sekansı sayesinde Heat, Michael Mann'in kariyerindeki en büyük gişe başarılarından birine dönüştü. Bugün film, yönetmenin 1990'lı yıllardaki üretken döneminin zirvesi olarak kabul ediliyor ve kendisinden sonra gelen sayısız stil sahibi suç filmine ilham vermeyi sürdürüyor.

Michael Mann, 2016 yılında HarperCollins bünyesinde kendi kitap markasını hayata geçirdiğinde Heat'in ön hikayesini anlatacak bir romanın en öncelikli projelerden biri olduğu konuşuluyordu. 2020 yılında suç romanları yazarı Meg Gardiner projeye ortak yazar olarak katıldı. Sonunda hem ilk filmin öncesini hem de sonrasını anlatan bir hikayeye dönüşen Heat 2'nin sinema ya da televizyona uyarlanmasını istediğini Mann o dönemde zaten dile getiriyordu. Roman ise 2022 yılında okurlarla buluştu.

Heat 2 ne anlatıyor?

Artık aynı evrende geçen iki yapımımız olduğuna göre Heat'i rahatlıkla bir seri olarak tanımlayabiliriz. Bu seri, Michael Mann sinemasının belki de en saf halini temsil ediyor. Otoriteye karşı duran, kendi kurallarına göre yaşayan ve hayatlarını yalnızca işlerine adayan profesyonellerin donmuş evreni. Onlar hem samuray hem de kanun kaçağı.

Bu açıdan bakıldığında Mann ile Meg Gardiner'ın kaleme aldığı Heat 2, neredeyse her anlamda Heat evreninin The Godfather Part II'si olarak görülebilir. Hikaye üç farklı zaman diliminde ilerliyor. İlk olarak Heat'in finalindeki büyük soygunun hemen ardından Chris Shiherlis'in Los Angeles'tan kaçışını ve Vincent Hanna'nın hayatta kalanları yakalamak için sonuçsuz kalan takibini izliyoruz. Ardından zaman 1988'e dönüyor. Neil McCauley, Michael Cherrito, Gilbert Trejo ve Chris Shiherlis ile birlikte Chicago'dan Meksika sınırına uzanan bir dizi soyguna imza atıyor. Bu bölüm aynı zamanda Neil McCauley'nin köken hikayesi niteliğinde. Filmde tanıdığımız disiplinli, kuralcı ve neredeyse keşiş hayatı yaşayan banka soyguncusuna nasıl dönüştüğünü de burada öğreniyoruz.

Heat 2 Oyuncu Kadrosu Netleşti: Kim Kimi Canlandırıyor?Michael Mann, 1995 yılında Heat filminin setinde Pacino ile birlikte. Warner Bros./Everett Collection

Hikaye daha sonra Paraguay'ın Ciudad del Este kentine sıçrıyor. Burada Chris Shiherlis, yasa dışı ithalat ve ihracat ağının kontrolü için mücadele eden iki Tayvanlı göçmen aile arasında geçen karmaşık bir kara borsa savaşının içine çekiliyor. İlk bakışta karmaşık görünse de bu durum, The Godfather Part II'de Michael Corleone ile Hyman Roth'un Küba'daki hikayesini tek cümlede özetlemeye çalışmaktan daha zor değil. Sonunda tüm zaman çizgileri birbirine bağlanıyor ve hikaye 2000 yılında Los Angeles'ta geçen etkileyici bir finalle noktalanıyor.

Heat 2 romanı, gişede uzun süredir istediği başarıyı yakalayamayan Michael Mann için oldukça akıllıca bir hamleydi. Blackhat'in 70 milyon dolarlık bütçeyle yalnızca 20 milyon dolar hasılat yaptığı, Ferrari'nin ise 95 milyon dolarlık bütçesine karşılık 43,6 milyon dolar kazandığı düşünülürse bunun nedeni daha iyi anlaşılıyor. Elbette Ferrari'nin başarılı, Blackhat'in ise kıymeti yeterince bilinmeyen bir film olduğunu savunabilirsiniz. Ancak çok sayıda karaktere sahip, büyük aksiyon sahneleri içeren ve farklı ülkelerde çekilmesi gereken 150 milyon dolarlık bir projeye stüdyoyu ikna etmeye çalışıyorsanız, en sevilen filminizin evrenini genişleten ve aynı zamanda sinema uyarlamasının nasıl işleyeceğini gösteren bir roman yayımlamak oldukça akıllıca bir strateji. Nitekim Warner Bros. maliyet nedeniyle projeden çekildikten sonra Amazon MGM yapımın arkasında durdu.

Roman, Heat'in etkisini azaltmadan hikayeye yeni katmanlar ve güçlü bir arka plan kazandırıyor. Böylece Vincent Hanna'nın Neil McCauley'ye neden saygı duyduğunu çok daha iyi anlıyoruz. Çünkü 1980'lerde Chicago'da karşı karşıya kaldığı suçluların ne kadar beceriksiz ve acımasız olduğunu görüyoruz. Al Pacino, Hanna'nın kamera dışında kokain kullandığı fikrini kendi yorumu olarak geliştirmişti ve unutulmaz bir performans ortaya koymuştu. Roman ise bunu resmi hikayenin bir parçası haline getiriyor. Ayrıca hem McCauley'nin hem de Hanna'nın Vietnam Savaşı gazisi ve adrenalin bağımlısı olduklarını öğreniyoruz. Bunun yanında McCauley'nin yaşadığı büyük bir trajedi de onun kimseyle bağ kurmamayı ilke edinen yalnız yaşam felsefesini anlamamızı sağlıyor.

Romanın Paraguay bölümlerinin bazı okurların ilgisini kaybetmesine neden olabileceğini söylemek mümkün. Ancak bu sayfalar Michael Mann'in sinema anlayışını en iyi yansıtan bölümler arasında yer alıyor. Aynı zamanda Heat evrenini, yönetmenin Blackhat filminde ele aldığı dijital suç dünyasıyla doğrudan buluşturuyor. Shiherlis'in kişisel ve mesleki dönüşümü üzerinden roman, yirminci yüzyılın profesyonel suçluları için bir sonraki doğal durağın dijital dünya olduğunu öne sürüyor.

Heat 2 ayrıntılara büyük önem veren ama aynı zamanda son derece sürükleyici bir suç romanı. Kitabı ilginç kılan nokta ise şu. Bir Michael Mann filminin romanlaştırılmış hali gibi okunuyor. Buna rağmen bize yönetmenin asıl yeteneğinin söylediklerinden çok söylemediklerinde saklı olduğunu hatırlatıyor. Mann, neyi çıkarması gerektiğini ve uzun diyaloglar yerine tek bir bakışla ne anlatabileceğini çok iyi bilen bir yönetmen.

Mann'in romanı senaryoya dönüştürmesi yaklaşık on ay sürdü. Ortaya çıkan metin yoğun ve operatik olarak tanımlanıyor. Romandaki bazı olay örgüleri sayfalar üzerinde oldukça geniş yer kaplıyor olsa da bunların sonunda iki buçuk saatlik güçlü ve odaklı bir filme dönüşmesi mümkün görünüyor. Michael Mann'in kariyerine bakıldığında ise onun bu projeyle bir kez daha unutulmaz bir filme imza atamayacağını düşünmek için pek bir neden yok.

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası