Friends (NBC)
Yıllar geçtikçe dostlukların yalnızca azalmakla kalmayıp yenilerini kurmanın da giderek zorlaştığı hissedilse de, hayatın daha ileri dönemlerinde tanıdığımız ya da yanımızda kalmayı sürdüren insanlar, meselenin nicelik değil nitelik olduğunu kanıtlar.
Nitekim ilişki ve psikoloji uzmanlarına göre, 30’lu ve 40’lı yaşlardan sonra kurduğumuz bağlar, daha önce sahip olabileceğimiz dostlukların çoğundan çok daha derin, bilinçli ve özeldir.
Bu iddia elbette büyük bir söz—özellikle de kreşten beri tanıdığı, kendisini herkesten hatta kendisinden bile iyi bilen o “hayat boyu arkadaşa” sahip olanlar düşünüldüğünde. Ancak burada asıl mesele birlikte geçirilen zaman değil, hayatın hangi noktasında olunduğudur.
VeryWellMind’e konuşan dostluk uzmanı Danielle Bayard Jackson’ın açıkladığı gibi, iş ve aile sorumlulukları zamanı azaltır; bu yüzden aynı süreçlerden geçmeyen insanların uzaklaşması yaygındır. Sonunda geriye, sizinle yalnızca zevkleri ya da hobileri değil, daha derin bir şeyi paylaşan kişiler kalır.
Dolayısıyla ilişkileri sürdürmek zaten zorken, hayatınıza sonradan girip çevrenizin vazgeçilmez bir parçasına dönüşen insanlar çok daha özeldir. Çünkü onları gerçekten tanımak için çaba gösterirsiniz ve koşullar elverişli olmasa bile onlar da sizin için aynısını yapar.
Yetişkinlikte kurulan dostluklar, okul ya da üniversitede olduğu gibi yalnızca aynı yerde aynı zamanda bulunmaya dayanmaz. Hatta her şeyi ortak paylaşmıyor bile olabilirsiniz; fakat büyük ihtimalle benzer yaşam deneyimlerini, aile ya da iş hayatına dair benzer durumları paylaşırsınız. Bu da ilişkileri daha derin kılar.
Bu yüzden enerjinizi kalamayan ya da kalmak istemeyen insanlara değil, kalanlara ve henüz hayatınıza girmemiş olanlara yöneltin. Çünkü sizi yaşamınızın bir sonraki aşamasında gerçekten onlar eşlik edecektir.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ SPAIN WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.