Pluribus dizisinin 2. sezonunda Carol Sturka rolündeki Rhea Seehorn. Pluribus'da Rhea Seehorn, Apple TV
Güncel

Pluribus'un İkinci Sezonunda Bizi Ne Bekliyor?

Yaratıcı Vince Gilligan, Apple'ın büyük övgü toplayan kıyamet dizisinin ikinci sezonunu yazma sürecinde "yarıyı geçtiğini" söylüyor. İşte şu ana kadar bildiklerimiz.

Bu yazı, Pluribus dizisinin ilk sezonuna dair büyük sürpriz gelişmeleri (spoiler) içeriyor.

Pluribus tam zamanında yetişti. 2024'ü televizyon açısından son yılların en vasat dönemlerinden biri olmaktan kurtaran yapım adeta oydu. Elbette Fallout, Shōgun ve Baby Reindeer gibi herkesin beğendiği diziler vardı. Hacks'in üçüncü sezonu da harikaydı. Hatta çoğu kişiden daha fazla sevdiğimiz True Detective: Night Country bile vardı. (Gerçi adil olmak gerekirse, 2025 belki de daha da kötü geçti.) Ama yine de...

Kasım ayında, Vince Gilligan'ın "mutlu kıyamet" dizisi Apple'da yayınlanana kadar, televizyon dünyasında adeta bir arafta sıkışıp kalmıştık. Gordon Ramsay'in yıllar önce dediği gibi, "Artık gerçekten harika bir şey izlemek istiyorduk."

Aslında Pluribus, bu kadar aç kalmış olmasaydık da aynı etkiyi yaratırdı. Çünkü hangi dönemde yayınlanırsa yayınlansın, zirve prestij televizyon örneklerinden biri olarak gösterilecek kadar güçlü bir yapım. Bunun en büyük sebeplerinden biri de son derece özgün ve alışılmışın dışında konusu.

Dizi, dünyadaki herkese hızla bulaşan uzay kökenli bir virüsü anlatıyor. Bu virüs, tüm insanlığı birbirine bağlı, iyi niyetli tek bir kolektif bilince dönüştürüyor. Asıl zekice hamle ise şu: Dünyanın bu "tatlı görünen ama korkutucu" kaderini engelleyebilecek tek kişi var. O da, Carol Sturka. Dünyanın en aksi kadını olan Carol'u, Rhea Seehorn canlandırıyor ve birçok kişiye göre bu performans yılın televizyondaki en iyi oyunculuğuydu.

İlk dokuz bölüm boyunca akıllarda pek çok soru oluştu. "Diğerleri" olarak anılan uzaylılar insanlıktan tam olarak ne istiyordu? İstilaları istemeden milyarlarca insanın ölümüne yol açtı ama aynı zamanda savaşları da sona erdirdi ve insanlığın, ya da artık ne denirse, benzeri görülmemiş bir iş birliği dönemine girmesini sağladı. Evet, artık kimsenin kendine ait bağımsız bir zihni yok. Ama dünya barışı için ödenecek bedel buysa, gerçekten çok mu ağır? (Biz bu konuda Carol'la aynı fikirdeyiz: "Defolun kafamın içinden, uzaylı hippi sürüsü.")

Final bölümünün son dakikalarında Carol, kendisini yeniden Diğerlerinden izole etmeyi başarıyor. Ardından Albuquerque'deki çıkmaz sokağının ortasına bir nükleer bomba yerleştiriyor. Tam anlamıyla devasa bir "Çehov'un silahı". Yani fiilen tüm dünyayı tehdit eden bir koz.

Ayrıca, dünyanın sonuna karşı hala mücadele etmek isteyen ve virüse bağışıklığı kalan tek kişi gibi görünen Manousos (Carlos-Manuel Vesga) ile yeniden güçlerini birleştiriyor. Artık karşı tarafta milyarlarca kişiden oluşan ortak bir bilinç var. Diğer tarafta ise yalnızca Carol ve Manousos. Bir sezon finali için bundan daha büyük bir uçurum düşünmek zor.

Ama belki de umut tamamen tükenmiş değildir. Bunu ikinci sezonda öğreneceğiz. Neyse ki Apple, diziyi ilk sezonla birlikte ikinci sezon için de onaylamıştı. Dolayısıyla Gilligan ve ekibinin senaryolar üzerinde uzun süredir çalıştığı düşünülüyordu. İyi haber şu ki ikinci sezon üzerinde gerçekten çalışıyorlar. Kötü haber ise, Gilligan'ın son büyük basın açıklamasına göre senaryo yazımı henüz "yarıyı biraz geçmiş" durumda. Hikaye tamamen planlanmış olsa da bu açıklama ikinci sezonun yakın zamanda gelmeyeceğine işaret ediyor. Yine de Gilligan yazma sürecinden oldukça memnun. Deadline'a, Seehorn ile birlikte verdiği röportajda şöyle diyor: "Bunu çekmek ve insanların izlemesini gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum. Çünkü ortaya çıkan işi ben de oldukça seviyorum." Ardından esprili bir şekilde şunu da ekliyor: "Evet, şaşırtıcı ama Rhea gerçekten Carol olarak geri dönecek. Ve hayır, nükleer bombayı da öylece unutup bir kenara bırakmayacağız."

Bombanın akıbeti ne olursa olsun, Carol için zaman daralıyor. Hatırlarsanız sezon finalinde Diğerleri, Carol'a dondurulmuş yumurtalarından DNA toplamaya başladıklarını söylemişti. Böylece onun bağışıklığını aşabilecek, yalnızca ona özel bir virüs geliştirebilecekler. Carol'ın bunu durdurmak için yaklaşık bir ayı var. Peki ya sonunda en karanlık, en şeytani ve belki de en tipik Vince Gilligan ters köşesi yaşanırsa? Ya sonunda Carol da kolektif bilincin bir parçası olursa? Perde kapanır, dizi biter, oldukça kasvetli bir son olurdu. Ama en azından Carol bundan mutlu olurdu. Üçüncü sezon gelmezse bizim aynı şeyi söyleyebileceğimiz pek söylenemez. Hele ikinci sezon, biz kendi çok daha kasvetli kıyametimizi yaşamadan önce yayınlanmazsa...

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ UK WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası