Cannes mevsimi

Cannes'da yarışma resmen başladı. Güney Fransa'nın mavi dalgaları, palmiye gölgeleri fonunda yıldız manzaralarına göz atarken sürprizleri, iddialı filmleri, kulis söylentilerini kaçırmayın.

17 Mayıs 2012

Cannes mevsimi

 

Bu yıl yarışma için seçilen jüri sevindirse de şaşırtmaktan da geri kalmadı. Son senelerde seçilen jüri başkanlarının aksine komite bu yıl daha alternatif bir seçimde karar kıldı. Geçtiğimiz sene Habemus Papam ile Altın Palmiye için yarışan İtalyan yönetmen Nanni Moretti bu sene aralarında Fransız modacı Jean Paul Gaultier, Diane Kruger, Ewan McGregor, Andrea Arnold ve Alexander Payne’in de bulunduğu jüriyi yönetecek. Her birinin oyu sonucu ne şekilde değiştirir orası meçhul ancak oynadığı her rolle beni şaşırtan Ewan Mcgregor, Jean Paul Gaultier ve sade, dürüst ama çarpıcı hikâyeler yazan Payne’in seçimlerini cidden merak ediyorum.

Açılış törenin sunucusu The Artist’teki performansı sonrasında birden parlayan  ‘yeni Marion’ Berenice Bejo olurken, açılış filmi gelecek hafta ülkemizde de vizyona girecek Wes Anderson filmi Moonrise Kingdom. Üstelik yapım Tilda Swinton, Bruce Wills ve Edward Norton gibi dev isimlerden oluştuğundan açılış törenini bile görkemiyle sollayabilir. Kuşkusuz festivalin en merakla beklenen film Jack Kerouac uyarlaması, Walter Salles filmi On the Road.

Festivalin en çok konuşulan filmi ödülü alır mı?

Cannes’ın #trendingtopic’i olan filmin başrolünde Kristen Stewart’ın yer alması sebebiyle birçok kişide ön yargılar oluşsa da üstündeki tüm o sevimsizliğin Twilight nedeniyle oluştuğuna inanmak istiyorum. Bir diğer Twilight yıldızı Robert Pattinson ise festivalde ‘hakkında en fazla konuşulan film’ kategorisinde ödülü kimselere kaptırmayacak David Crononberg filmi ‘Cosmopolis’te oynuyor. Aynı zamanda Altın Palmiye’nin güçlü adaylarından olan film bir sürpriz yapıp Pattinson’a da ödül getirir mi belli değil, ancak bu gerçekleşirse, Jean Paul Gaulter’i jüri listesinde gördüğümüzden daha fazla şaşırtacağı kesin.

İnsanı germek ve huzursuz etmek konusunda kimsenin onunla yarışmak istemeyeceği Michael Haneke’nin son filmi Amour da yarışmanın kare asından. Fragmanı henüz yayınlanan filmin başrolünde ise sinema dünyasının Vivienne Westwood’u çılgın ve nevrotik rollerin bir numaralısı Isabelle Huppert bulunuyor. Sonuç olarak, yarışma kategorisinde karşımıza çıkan ve ileriki günlerde belli ki çokça popüler olacak filmlerin yanında alternatif bir yapım bizleri bekliyor.

Künyesinde en baba yönetmenleri barındırması sebebiyle oldukça dikkat çeken filmlerin yanında bir de elbette oyuncu seçimi nedeniyle festivalin gözdesi olanlar var. Ana akım filmler dışında artık daha ‘sanatsal’ yapımlarda da oynamaya başlayan Brad Pitt’in başrol oynadığı Killing Them Softly, Marion Cotillard filmi Rust and Bone, Reese Witherspoon ve Matthew McConaughey’i bir araya getiren Mud ve bir aşk hikâyesi gibi gözüken Hemingway’in hayatını konu alan Nicole Kidman ile Clive Owen filmi Hemingway & Gellhorn bu kategoride sıralanabilecek örneklerden.Dünyanın en ilgiyle izlenen kırmızı halısının da bu festival içinde yer aldığını düşünürsek organizasyona gösterilen büyük ilginin en önemli etkeni kuşkusuz birinci sınıf ve popüler oyuncuların bir araya geldiği bu yapımlar. Dolayısıyla bu filmleri not etmekte fayda var.

Ve festivalin en hip filmleri

Xavier Dolan’ın üçüncü filmi Laurence Anyways ‘Belirli Bir Bakış’ kategorisinde gösterilecekken Bernardo Bertolucci filmi Me & You ile Madagascar 3 ‘Yarışma Dışı’ kategorisinde yer alıyor. ‘Özel Gösterim’i yapılacak Fatih Akın filmi Polluting Paradise’ı da yine not etmekte fayda var. Her şey gibi fazlaca popülerleşen Cannes Festivali’nin seçkisinin de gittikçe ana akım olmaya başlamasına rağmen şimdilik yapacak tek bir şey var, arkaya yaslanıp Cannes heyecanına kaptırmak.