Sinemanın süründüren kadınları

Sinema tarihinden hiç karşınıza çıkmasını istemeyeceğiniz tehlikeli kadınların en karanlık performanslarını hatırlayıp, bir Alex Forrest vakası yaşamadığınıza şükredin.

04 Nisan 2012

Sinemanın süründüren kadınları

Hafif bükülmüş elinde tuttuğu sigarası, sesi her daim buğulu, tavrı soğuk ve amacı net. Ağına düşürdüğü erkeği baştan çıkaracak, bütün istediklerini teker teker yaptıracak, istediğini aldığında da sokağın karanlığına karışacak. Erkek şanslıysa hayatını kaybeder, şanssızsa her şeyini... 





Lena Olin

Film: Romeo is Bleeding / Aşk Bir Fahişedir

Karakter: Mona Demarkov

''Onu öldürmek istemiyorum, sadece yanmasını istiyorum. Eğer bu sırada ölecek olursa bu onun problemi.''

Polis maaşıyla hayallerini gerçekleştiremeyen Jack, bir kenara para istiflemeye başlayınca içinde kiralık katillerin, karısının, metresinin ve yakın dövüş uzmanı, baştan çıkarıcı Mona Demarkov'un yer aldığı bir kaosun içine sürüklenir. Sonraki yıllarda aralarında Philip Kaufman ve Roman Polanski'nin de olduğu büyük yönetmenlerle çalışacak olan Lena Olin'in canlandırdığı sert ve acımasız Mona attığı şuh kahkalarla ünlüdür. Tek kolu kopmasına rağmen Gary Oldman'ı tahrik ettiği sahneler ise kelimenin tam anlamıyla 'yaratıcı'dır.


Jennifer Lopez

Film: U Turn / U Dönüşü

Karakter: Grace McKenna

''Seninle sevişecek miyim, seni öldürecek miyim bilmiyorum.''

Babasının cinsel istismarıyla geçen yıllardan sonra güçlenen ve kadınlığını kullanarak yaşadığı hapis hayatından kurtulmaya karar veren Arizonalı Grace, üzerinden eksik etmediği tek parça turuncu elbisesiyle anlam kazanır. Oturduğu yatakta bacaklarını aralaması, bir şeyler almak için çıktığı merdiveni tutan Bobby'ye çektiği numaralar her ne kadar biraz 'ucuz' olsa da bahsettiğimiz kadın Jennifer Lopez, fazla kurcalamaya gerek yok...


Rebecca Romijn

Film: Femme Fatale / Öldüren Kadın

Karakter: Laure/Lily

''Ben kötü bir kızım Nicholas. Gerçekten kötü.''

Brian De Palma'nın neredeyse her filminde hissedilen kara film hayranlığı Femme Fatale'in adından başlayarak her karesine sinmiştir. Eski model Rebecca Romijn, kusursuz fiziğinin verdiği avantajları sonuna kadar kullandığı üç dakikalık striptiz sahnesinde döktürürken, bu görsel şölen bile filmin bazı mantık hatalarını örtmeye yeterli. Zaten böyle bir durumda kim mantık arar ki?


Kou Shibasaki

Film: Battle Royale

Karakter: Mitsuko Souma

''Geber, çirkin!''

Japonya'da oldukça popüler olmuş bir animeden sinemaya uyarlanan Battle Royale, çivisi çıkmış lise talebelerinin devlet tarafından bir adaya postalanmasını ve burada birbirlerini öldürmek zorunda bırakılmalarını anlatır. Ergenler teker teker ölürken aradan sıyrılan Mitsuko ise sahip olduğu femme fatale yeteneklerini sonuna kadar kullanır. Liseli bir kızdan beklenmeyecek olgunluğu, kendine avantaj sağlamak için kullanmaktan çekinmediği bedeni ile birleşince, elindeki orağın hakkını veren bir ölüm makinasıyla tanışırız. Ve hayır! Kou Shibasaki'nin bu listede olmasının alışılageldik liseli Japon kız tipolojisine yakın durmasıyla hiç alakası yok...


Sharon Stone

Film: Basic Instinct / Temel İçgüdü

Karakter: Catherine Tramell

''Hiç kokain alıp seviştin mi Nick? Gerçekten güzeldir...''

Bu gibi listelerin gediklisi olan Temel İçgüdü, tanıtım aşamasında 'Bir Michael Douglas Filmi' olarak sunulurken sahneyi ondan çalan Sharon Stone'un filmine dönüşmüştür. Sharon Stone, Catherine Tramell rolünde o kadar ateşlidir ki her geçen dakikada filmin biraz daha yanacağını düşünmekten kendimizi alamayız. Gülmesi, ağlaması, omzunun üzerinden arkaya doğru bakışları, sigara içmesi, dans etmesi ve sesi bu biseksüel buz prensesini karşı konulamaz bir kadın yapar. Yönetmen Paul Verhoeven onu Vertigo’daki Kim Novak gibi beyazperdenin unutulmazları arasına sokarken Dedektif Nick'e ise bu kadına kapılmak kalır.


Kathleen Turner

Film: Body Heat / Vücut Isısı

Karakter: Matty Walker

''Çok akıllı değil gibisin. Erkeklerde bunu severim.''

Kocasının parasına konmak için aşığı ile birlikte onu öldürme planları yapan kadınlar en çok rastlanan femme fatale türlerindendir. Bu türün en önemli temsilcisi ise kuşkusuz ki Body Heat'teki Kathleen Turner. William Hurt'ün canlandırdığı Ned, o yaz korkunç bir sıcaklıkla kavrulan Florida'da sürekli ter içinde dolaşsa da Matty'nin onu sokacağı durumlar bu sıcak havayı daha da ısıtacaktır.


Linda Fiorentino

Film: The Last Seduction / Son Tahrik

Karakter: Bridget Gregory

''Ben tam bir fahişeyim.''

Sinema tarihinin en hakkı verilmemiş aktrislerinden biridir Linda Fiorentino. Gözümüzü kırpmadan yaşayan en seksi kadınlar arasına koyabileceğimiz Fiorentino, bize 90'ları hatırlatır. Katıldığı televizyon şovlarının görüntülerini izlerseniz bu kadının doğal seksiliğinin normal yaşantısına da açık bir şekilde tesir ettiğini görürsünüz. Men In Black'teki rolünü kapmak için filmin yönetmeni Barry Sonnenfeld'i poker masasında alt ettiği efsanesi anlatıladursun o, şahsi zirvesini The Last Seduction'la yapmıştır. Kusursuza yakın planını ince ince işlerken kurduğu terbiyesiz cümleler ve sahip olduğu ikna kabiliyetiyle Bridget Gregory, femme fatale tarihinin mihenk taşlarından biridir.


Glenn Close

Film: Fatal Attraction / Öldüren Cazibe

Karakter: Alex Forrest

"Seni incitmeye çalışmıyorum Dan. Seni seviyorum!"

Glenn Close, 1987'deki Alex rolüyle, metresi olan, hatta olma ihtimalini aklından geçiren tüm erkekleri yolundan döndürdü. Michael Douglas'ın canlandırdığı mutlu aile babası Dan'in hayatını yavaş yavaş kontrolden çıkan bir doğal afet gibi sardığı Öldüren Cazibe, tehlikeli kadın hikayelerinin Everest'i.

Yazı: Fırat Ataç