The Adventures of Cliff Booth'un Oyuncu Kadrosu Açıklandı: İşte Bildiğimiz Her Şey Andrew Cooper/Everett Collection
Popüler

The Adventures of Cliff Booth'un Oyuncu Kadrosu Açıklandı: İşte Bildiğimiz Her Şey

David Fincher’ın Quentin Tarantino imzalı Once Upon a Time in Hollywood filminin devamı niteliğindeki projesinin hâlâ resmi bir vizyon tarihi yok, ancak bu durum erken tahminler yürütmeye başlamamıza engel değil.

Peki: The Adventures of Cliff Booth oyuncu kadrosunda kimler var ve kimleri canlandırıyor olabilirler?

Geçtiğimiz yılın nisan ayından bu yana David Fincher’ın on üçüncü filmi hakkında çıkan söylentiler—Netflix için hazırlanan ve şu an için The Adventures of Cliff Booth adıyla anılan yapım—film meraklılarının ilgisinin büyük kısmını üzerine çekmiş durumda. Şimdi ise 64 saniyelik bir Super Bowl fragmanının yayımlanmasının ardından (dikkat çekici bir şekilde film için hâlâ resmi bir başlık kullanılmıyor) ve henüz açıklanmamış olsa da muhtemelen bu yıl içinde olacak bir vizyon tarihi beklentisiyle film yeniden gündemde. Quentin Tarantino projelerinde alışık olduğumuz gizlilik perdesiyle çevrili olan bu yapım, Tarantino’nun dokuzuncu filmi—ve bana göre en iyisi—olan Once Upon a Time in Hollywood’un alışılmadık bir devamı niteliğinde.

Projeyi bu kadar sıra dışı yapan şey, kendi kuşaklarının en iyi yönetmenlerinden ikisini bir araya getirmesi. Fincher (Tarantino’dan yalnızca yedi ay büyük) bu kez yönetmen koltuğuna otururken, senaryo Tarantino’ya ait. Yani bir ustanın yazdığı devam filmini başka bir usta yönetiyor. Bunun sinema tarihinde pek bir örneği yok; muhtemelen internetin bazı köşelerinde bu kadar tartışma yaratmasının nedeni de bu.

Filmin görüntü yönetmeni Erik Messerschmidt olsa da Tarantino’nun çekimlerin büyük bölümünde sette bulunduğu ve Fincher’ın hemen yanında oturduğu söyleniyor. Bu da Tarantino’nun kendi koyduğu “10 film” sınırına sabırsızlanan bazı hayranların, filmin aslında onun tarafından “gizlice yönetildiğini” ve Fincher’ın yalnızca isimde yönetmen olduğunu iddia etmesine yol açtı.

Biraz hayal gücüyle bakıldığında ise bu işbirliği aslında iki yönetmen için de oldukça mantıklı görünüyor. Tarantino Hollywood’da yükselmeden önce hem senarist hem de isimsiz “script doctor” olarak çalışmış, Bonnie and Clyde tarzı kaçak aşık hikâyeleri yazmış ve nükleer denizaltı gerilimlerine çizgi roman mitolojisi eklemişti. Ancak yazdığı bir senaryoyu kendisinin yönetmediği son film yaklaşık otuz yıl önceydi: 1996 yapımı neo-exploitation vampir filmi From Dusk Till Dawn. Tarantino aynı zamanda her zaman sıra dışı deneylere açık biri oldu; Must See TV için bir Anneler Günü bölümü yönetmesi, iki bölümlük bir CSI macerası çekmesi veya 2007’de Robert Rodriguez ile yaptığı çift film projesi bunun örnekleri.

Son dönemde ise—belki de onuncu ve son filmi üzerinde çalışmamak için kendini meşgul etmek amacıyla—başka projelere yöneldi. Once Upon a Time in Hollywood filminin roman uyarlamasını 2021’de yayımladı ve ayrıca sinema eleştirilerinden oluşan Cinema Speculation adlı kitabı çıkardı. Bu hafta ise bir sonraki yönetmenlik projesinin The Popinjay Cavalier adlı bir tiyatro oyunu olacağını doğruladı. 1830’ların Avrupa’sında geçen ve “kılıçlı macera komedisi” olarak tanımlanan oyun 2027’de Londra’da sahnelenecek. Tarantino geçen yıl Sundance’te yaptığı bir konuşmada “Eğer oyun büyük bir hit olursa… belki de son filmim olur,” demişti.

David Fincher ise kariyeri boyunca kendisini bir yazar olarak tanımlamadı. Senaryolarda adı geçmez, ancak tüm filmlerinde senaristlerle yakın çalışarak hikâyeyi şekillendirir. Geçmişte en iyi sonuçları, güçlü ve kendine özgü sesi olan senaristlerle çalışıp onların metinlerini daha keskin ve akıllı hale getirerek aldı. Ancak bu kez bir Tarantino senaryosunu yönetiyor; yani kariyerindeki belki de en güçlü yazar sesiyle çalışıyor—ve muhtemelen en büyük yaratıcı meydan okumayla karşı karşıya.

The Adventures of Cliff Booth’u bu kadar ilginç yapan şeylerden biri de bu. Tarantino ve Fincher stil olarak oldukça farklı yönetmenler olsa da ikisinin de eski Hollywood hikâyelerine karşı güçlü bir ilgisi var. Tarantino bunu ilk filmde açıkça göstermişti. Once Upon a Time in Hollywood, 1969 Los Angeles’ını inanılmaz bir titizlikle yeniden kurmaya çalışan bir filmdi: yaz aylarına ait dönem billboard’larıyla kaplı sokaklar, arabaların içinden yükselen radyo programları ve dönemin müzikleriyle dolu bir atmosfer. Tarantino o dönemde şöyle demişti: “Alfonso Cuarón’un Roma’sı vardı ve 1970 Mexico City’si. Benim ise 1969 Los Angeles’ım vardı.”

Hikâyenin kıvılcımı ise Cliff Booth karakterinden doğdu. Tarantino bu karakteri kısmen, yirmi yıl önce Death Proof setinde gözlemlediği Kurt Russell ile uzun yıllar birlikte çalışan dublörü arasındaki dostluktan esinlenerek yarattı. Russell—Tarantino gibi Hollywood tarihine derin bir ilgi duyan biri—yönetmene sık sık babası Bing Russell’ın (Bonanza dizisinin oyuncularından) çalıştığı dönemlerdeki sarhoş, karanlık ve neredeyse yok edilemez dublörler hakkında hikâyeler anlatıyordu. Bu sohbetler Tarantino’yu etkiledi ve yönetmen yıllar boyunca bir aktör ile onun dublör arkadaşı hakkında kısa hikâyeler yazmaya başladı. Bu fikir üzerinde yaklaşık 15 yıl boyunca çalıştıktan sonra film nihayet 2019’da ortaya çıktı.

Film Tarantino’nun film-içinde-film takıntıları için mükemmel bir araç oldu. Ancak film tamamlandığında Tarantino “yazmayı bırakmaya hazır değildim” dedi. Bu yüzden Once Upon a Time in Hollywood romanını yazdı ve Rick Dalton ile Cliff Booth karakterlerini geliştirmek için yıllar boyunca kaleme aldığı kısa hikâye taslaklarından yararlandı. Bu kitap, The Adventures of Cliff Booth’un hangi yönlere gidebileceğine dair bazı ipuçları da sunuyor.

Kitapta Cliff Booth’un büyük bir sinema tutkunu olduğu ortaya çıkıyor. Bu da Tarantino’nun daha önce duyurduğu fakat daha sonra rafa kaldırdığı The Movie Critic projesinin aslında Cliff Booth karakterine dönüşmüş olabileceği teorisini güçlendiriyor. Ayrıca kitap Cliff’in filmde göründüğünden çok daha karanlık bir karakter olduğunu da gösteriyor. II. Dünya Savaşı’nda yalnızca bir bıçakla 16 kişiyi öldürmüş bir Green Beret savaş kahramanı. Aynı zamanda karısını bir zıpkın tabancasıyla öldürdüğü de ima ediliyor—ve bu, sivil hayatta öldürüp yakalanmadan kurtulduğu dört kişiden yalnızca biri.

Şimdi biraz tahminde bulunalım. Tarantino ilk filmin ardından Cliff Booth’un savaş sırasında Filipinler’deki bir Japon savaş esiri kampından kaçışını anlatan bir ön hikâye yazabileceğini söylemişti. Ancak bunun yerine hikâyeyi ileriye, 1970’lerin sonuna taşımayı seçmiş görünüyor.

Eğer Once Upon a Time in Hollywood’daki olaylar bu evrende geçerliliğini koruyorsa, Cliff ve Rick Dalton’ın Charles Manson tarikatının Sharon Tate’i öldürmesini engellediği alternatif bir tarihte yaşıyoruz demektir. Tarantino daha önce Inglourious Basterds’ta Hitler’i erken öldürerek tarih değiştirmişti; bu da onun bir başka alternatif tarih hikâyesi olabilir.

1977’de geçen bir hikâyede Hollywood’un nasıl değişmiş olabileceğini düşünmek ilginç. Sharon Tate hayatta kalmış olsaydı, eşi Roman Polanski’nin kariyeri farklı bir yönde ilerler miydi? (Polanski 1977’de tutuklandı ve kısa süre sonra ABD’den Avrupa’ya kaçtı.) Rick Dalton, Tate ve Polanski ile filmler çekmeye devam etmiş olabilir mi? Leonardo DiCaprio’nun Rick Dalton rolüne geri dönmeyi reddettiği söyleniyor, ancak filmle ilgili söylentilere şimdilik temkinli yaklaşmakta fayda var.

Tarantino filmlerinde pop kültür referanslarını kullanmayı sever. Bu yüzden 1977 Hollywood’una bakmak da fikir verebilir. O yılın en büyük skandallarından biri, birçok ünlüyle ilişkilerini yazdığı bir günlük tutan ve hâlâ çözülememiş bir cinayete kurban giden aktris Christa Helm’di—tam da Tarantino’nun filmine dahil etmeyi seveceği türden bir karakter. Aynı yıl Star Wars, 1975’te Jaws’ın başlattığı dönüşümü tamamlayarak Hollywood’u blockbuster çağının merkezine yerleştirdi.

Once Upon a Time in Hollywood Tarantino için çok kişisel bir filmdi; siyah-beyaz bir televizyonun önünde oturup sevdiği western dizilerinin arkasında neler olduğunu hayal eden bir çocuğun romantizmini taşıyordu. Yeni filmin fragmanında görülen Looking for Mr. Goodbar ve Black Sunday billboard’ları ise 70’lerin daha karanlık ve sert sinema atmosferine işaret ediyor.

Cliff Booth’un kariyeri zaten ilk filmin sonunda tükenme noktasına gelmişti. Görünen o ki The Adventures of Cliff Booth, onu 1977 Los Angeles’ının kirli ve karanlık eğlence dünyasının içine çeken yeni bir görevle karşımıza çıkaracak.

Elbette elimizde yalnızca kısa bir fragman var ve hikâye hakkında net bir şey söylemek henüz mümkün değil. Yeni bilgiler geldikçe tablo daha da netleşecektir. Bu arada, açıklanan oyuncu kadrosuna ve karakter tahminlerine de göz atabiliriz.

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası