Sera Tokdemir ile kısa kısa

Sinemanın ve televizyon ekranlarının sevilen yüzü Sera Tokdemir, GQ.com.tr'nin sorularını yanıtladı.

17 Ağustos 2013

Sera Tokdemir ile kısa kısa

Seni beyaz perdedeki ve televizyon dizilerindeki performansınla tanıyoruz. Oyuncu olmaya nasıl karar verdin?

Üniversiteden sonra tiyatro eğitimi almıştım. O yıllarda evlenip anne olunca ne lisansını yaptığım turizmle ne de oyunculukla ilgili herhangi bir girişimde bulunmadım. Boşandıktan sonra Ayla Algan'dan kamera önü eğitimi alırken gelen teklifle oyunculuğa başlamış oldum. İçimde hep var olan bir isteğe doğru harekete geçme durumuydu aslında. Yoksa ben daha minicikken babam beni her kameraya aldığında, utanmadan sıkılmadan oynamamın başka bir açıklaması olamaz gibi...

Bugüne kadar birçok farklı karakteri canlandırdın. Kendine en yakın bulduğun hangisiydi?

Her karakter bana yakındı ya da ben ona yakın oldum. Bir gün sevmediğim özelliklere sahip bir karakteri canlandırırsam, o zamandan sonra o da bana yakın olacak. İnsan kendi olduğu birine ne kadar uzak kalabilir ki. Ayrı ayrı hikayelerde, aynı 'ben'den birçok kişiyle karşılaşmak bildiğim bir yolda ilk kez yürümek gibi. Benim dışımda, benim içimden biri, birileri... O'nun bakış açısı, onun aşkı, onun acısı, onun sevinci, onun hikayesi ama benim içimden... Hepsiyle tanışmak çok keyifli…

Hep oynamak istediğin 'hayalimdeki rol' diyebileceğin karakter hangisi?

Hayalimde bir rol yok ama birçok rol için hayalim var. İzlediğim filmlerdeki karakterlerin hikâyesini yaşamak istediğim oluyor. En çok Benjamin Button gibi hissetmeyi istemiştim. Kendi hayatımda olmadığım karakterleri olmayı çok isterim.

Seçme şansın olsa hangi yönetmenle çalışmak isterdin?

Yönetmen ismi vermek istemiyorum çünkü her oyuncu kadar benim de çalışmayı çok istediğim çok kıymetli yönetmenlerimiz var. Onlar zaten kim olduklarını biliyorlar. Birlikte çalışmanın kısmet olacağı yönetmenler diyelim.


Kariyerinde ve yaşamında kendine örnek aldığın bir rol modelin var mı?

İzinden gittiğim ya da yerine geçebilsem dediğim hiç kimse yok. Doğrumla yanlışımla hep ben olmaya çalışıyorum kendimi keşfederek. Ama örnek almak olarak değerlendirmem gerekiyorsa, rol modelimin tek bir cevap olması mümkün değil. En yakın çevremizden başlayıp hiç tanımadan duyduğumuz birinin, şimdiki zamandan geçmişe kadar birçok kişinin üzerimizde bıraktığı olumlu etkiye sahip herkes rol modelin bir parçası bence. Yaşamımda annem gibi özverili her kadın ve kariyerimde benden önce emek vermeye başlamış herkes rol modelim.

Peki ya müzik? Sesini ekranda birkaç kez duyma şansı bulduk; bu alanda çalışmaların olacak mı?

Her zaman var. Duygu ve düşüncelerimi satırlara ve melodilere yansıtmayı ve bunu sesimle ifade etmeyi çok seviyorum. Hayat Devam Ediyor’da, hem Boyut Film'in hem de müzik yönetmenimiz Yıldıray Gürgen'in desteğiyle, kendi sesimden kendi şarkımı ilk kez birçok kişiyle paylaşabildim. Şimdilik kendim için biriktirdiklerimden, yine bir projeye doğru hizmet edecek bir zamanda, kısmet olursa paylaşmak isterim tabii ki.

Yakın gelecekle ilgili planların neler? Seni nerelerde göreceğiz?

Hayallerim her zaman var ama planla yaşayan biri değilim. O an içinde olduğum projeye odaklanarak, maksimum fayda sağlamaya çalışıyorum. Şu an Yüksek Giriş dizisiyle her hafta ekranlardayım. Özcan Deniz'in Su ve Ateş filminde sürpriz bir karakterle yakın zamanda beyaz perdede olacağım. Ve yeni reklam projelerim bayramdan sonra yayınlanmaya başlayacak. Sonrasında kısmetimde ne var ben de henüz bilmiyorum, hayırlısı olsun.

Çok yönlü bir sanatçısın. Bu özel hayatını nasıl etkiliyor?

Çok zevkli oluyor. Birini istemeden kırabildiğimde ona özel bir şarkı yapıp gönlünü alabiliyorum ya da yakın arkadaşlarımla toplandığımızda, gitarımı alıp giderek, süper çalmasam da kendimce canlı müziği yanımda taşımış oluyorum.

Kendini mutlu etmek için ne yaparsın? Bir mutluluk sırrın var mı?

Kendimi mutlu etmek için oğlumla vakit geçiririm, at binmeye giderim, müzik dinlerim, yazarım, hayal kurarım, canımın istediğini yaparım. Mutluluk sırrım ise gülümsemek. Tebessüm ederken ne kadar mutsuz hissedebilir ki insan. Ben de bu tebessümü yaratacak nedenler bulmaya çalışırım. Mesela mutsuzken, üzüntümü maksimumda yaşadıktan sonra olanı kabul edip sonrasına odaklanarak, mutlu olmayı seçerim.