Getty Images
Sevgililer Haftası’ndan kaçış yok. Bu sabah uyandığımda üç tane Rose Day, iki tane Kiss Day spam mesajı vardı; hepsini anında çöpe attım—ama bu sefer de muhtemelen fazlasıyla ucuz bir algoritmayı tetikledim ve şimdi akışım partnerinizi yedi günde nasıl şaşırtacağınıza dair planlarla dolup taşıyor.
Benim gibi bekârsanız, bu hafta ilişkinizin neden hâlâ değişmediğini yüzünüze vuran gereksiz (ve hafif acıtan) bir hatırlatmaya dönüşebiliyor. Bunu, Netflix’in Hallmark maratonunun açtığı boşluğu doldurur umuduyla birkaç gündür Hinge ve Bumble’a giren biri olarak söylüyorum. İşe yaramadı. Onun yerine bana ikinci el utanç üzerine bir ustalık dersi verdi.
Çıkarımım şu: Flört uygulamalarındaki erkekler artık hiç özgün değil. Anlıyorum—ChatGPT komutlarıyla yürüyen bir dünyada yaşıyoruz—ama randevunuza da mı getiriyorsunuz? (Gergin bir kahkaha.)
Kısacası, çevrim içi aşk—ya da en azından biraz anlamlı bir şey—arıyorsanız, emek pazarlık konusu değil. Bazıları buna “asgari çaba” diyebilir (çıta gerçekten bu kadar düşük). O yüzden “iyi eşleşme yok” diye yakınmak yerine şu alışkanlıklardan vazgeçip dijital varlığınızı bir üst seviyeye taşıyın. Bir kadından tavsiye.
Ross bunu en azından iç çekerek yapıyordu. Sizinki düpedüz tembellik.
Sadece “hey” ya da “hi” yazıp bırakmak, uğraşmaya değmez bulduğunuzun sinyalini verir—karşı tarafa da hiçbir malzeme sunmaz.
Komik bir şey deneyin. En kötü ihtimalle bir baba şakası yapın; en azından birlikte göz devirecek bir şeyiniz olur. Ya da radikal bir fikir: profiline bakıp bir soru sorun. Gerçekten okuduğunuzu gösterir.
Yıl 2026. Herkes ChatGPT kullanıyor. Bu da demek oluyor ki yapay zekâ yazımı bir biyoyu anında tanıyoruz—hatta çoğu zaman kullanılan prompt’u bile tahmin edebiliyoruz. Hatta bazıları kopyalarken tırnak işaretlerini silmeyi unutuyor.
Anında soğutuyor.
Biyografiniz, sizden bahsettiğiniz yer. Allah aşkına, bari size benzesin.
Spor salonu ilerlemeniz alkışı hak ediyor. Ama profiliniz sadece karın kası, sırt ve ayna selfielerinden ibaretse—yüzünüzün net bir fotoğrafı ya da üzerinizde gerçek kıyafetler yoksa—teşekkürler, pas geçiyorum.
Bir de sohbet başlatacak metin ekleyin. Yoksa konuşabileceğimiz tek şey o gün kaç bench press yaptığınız olur.
Şunu net söyleyeyim:
“Dating hedeflerimi keşfediyorum” ya da “kısa süreli, uzuna da açığım” cümleleri genelde “ciddi değilim” demenin kibar yolu.
Bunda sorun yok—gerçekten bunu istiyorsanız. Ama uzun vadeli bir şey peşindeymiş gibi davranıyorsanız, pek ikna edici değil.
Bir tane daha “hoodie’mi çalacak birini arıyorum” ya da “hoodie’mi senden geri almaya çalışıyorum” şakası görürsem kusacağım.
Tatlı değil.
Bayat.
Yeni malzeme bulun.
Bir keresinde profiline 31 yazan biriyle gayet hoş bir sohbet ettim—ta ki saatler sonra aslında 37 olduğunu rahatça söyleyene kadar.
Bahane? “Hinge değiştirmeme izin vermiyor.”
Tabii canım. Kimse buna inanmıyor.
Kendinle dalga geçmek bir yere kadar çekici. Sonra “üzgün çocuk” moduna kayıyor.
“Kurumsal köle, her konuda ortalama” ya da “iletişimim kötü ama çantanı taşırım” gibi cümleler sevimli değil, itici.
Özgüven çekicidir. Kendinizi daha baştan küçümsemeyin.
Herkes neden Bridgerton’ı seviyor biliyor musunuz? Özlemi tekrar seksi yaptı.
O yüzden ikinci mesajınız—o lanet “hey”den hemen sonra—“bugün kahve içelim mi” ise cevap net: hayır.
Daha ilk konuşmada eski sevgilinizi açmak (evet, şaşırtıcı derecede sık oluyor) kocaman bir kırmızı bayrak.
Onu atlatmamışsınız, o sayfayı kapatmamışsınız ve ikimizin de zamanını harcıyorsunuz.
Soru sorun. Lütfen.
Burası sizin monoloğunuz değil, siz de ünlü konuk değilsiniz. Bir sürü erkek yeterince soru sormuyor ve bu anında soğutuyor.
Sadece kendinizi dinlemek istiyorsanız evde kalıp aynaya bakın.
Çaba göstermek çaresizlik değildir.
İlgidir.
Ve ilgi—hala—fazlasıyla çekici.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ INDIA WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.