Will Ahmed'e Göre Büyük İşler Başarmanın 6 Anahtarı Fotoğraf: Will Ahmed'in izniyle; İllüstrasyon: Kelsey Niziolek
Wellness

Will Ahmed'e Göre Büyük İşler Başarmanın 6 Anahtarı

35 yaşındaki girişimci, hızını yavaşlatarak, transandantal meditasyonu benimseyerek ve sağlıklı fikir ayrılıklarını teşvik ederek değeri 10 milyar dolara ulaşan bir şirket kurdu.

2017 yılında, giyilebilir sağlık ve fitness takip şirketi Whoop'un kurucusu ve CEO'su olan 35 yaşındaki Will Ahmed, o dönem beş yaşında olan şirketinde adeta ya tamam ya devam denilebilecek bir dönüm noktasıyla karşı karşıya kaldı.

Boston'daki ofisinden Zoom üzerinden konuşan Ahmed, “Paramız tükenmek üzereydi ve yaklaşık 18 ay boyunca şirketin kasasında hiçbir zaman üç aydan fazla yetecek nakit olmadı,” diyor. Whoop'un kuruluşundan bu yana merkezi Boston'da bulunuyor. “Whoop'un bugün 10 milyar dolarlık bir şirket olmasıyla tamamen ortadan kaybolması arasındaki fark, ustura sırtı kadar inceydi. Hata payımız son derece düşüktü.”

Ahmed, o çalkantılı dönemi aşmasının sebeplerinden birinin bakış açısını değiştirmek olduğunu söylüyor. Bu zihniyet değişimi, bugün sahip olduğu gözlemci liderlik anlayışının da temelini oluşturmuş. “'Bu neden benim başıma geliyor?' diye düşünmek yerine, 'Tamam, bu bir fırsat' demeye başladım.”

Bu yalnızca bir fırsat değil, çok daha fazlasıydı. Whoop o günden bu yana küresel ölçekte tanınan bir markaya dönüştü, uluslararası dev yatırımlar aldı ve 2,5 milyondan fazla aboneye ulaştı. Şirketin 10 milyar dolarlık değerlemesi ise birkaç hafta önce tamamlanan Seri G yatırım turunun ardından açıklandı. Seri G turları genellikle halka arz öncesindeki son büyük aşama olarak görülüyor. Whoop'un kullanıcıları arasında sıradan fitness meraklılarından Carlos Alcaraz, Cristiano Ronaldo ve Charles Leclerc gibi dünyanın en tanınmış sporcularına kadar geniş bir yelpaze bulunuyor.

Ahmed, “2014 ve 2015 yıllarında ilk yüz kullanıcımızdan ikisi LeBron James ve Michael Phelps idi,” diyor. “Çünkü bu insanlar sürekli avantaj aramaya şartlanmış durumdalar. Diğerlerinden yalnızca yüzde 1 daha iyi olmaları yeterli.”

Şirketin takip ettiği veriler; yüklenme seviyesi, kalp atış hızı değişkenliği, toparlanma, uyku ve daha birçok metriği kapsıyor. Amaç kullanıcıları ani ve büyük bir dönüşüme yönlendirmek değil; küçük ama sürekli gelişmeler elde etmelerini sağlamak ve elde edilen her veriyi gerçek zamanlı olarak kendilerini geliştirmek için kullanmalarına yardımcı olmak. Benzer şekilde Ahmed de hızlı çözümler diye bir şey olmadığını biliyor. Bu anlayış, meditasyon, squash ve fikir ayrılıklarına açık olmak gibi alışkanlıklarına da yansıyor.

Her sabah meditasyon yapın

Will Ahmed: “Her sabah meditasyon yapıyorum ve bunu yaklaşık 12 yıldır sürdürüyorum. Şirketi kurduktan iki yıl sonra inanılmaz derecede stres altındaydım. Otuz çalışanımın olması ve onlarca milyon dolarlık yatırım toplamış olmamla nasıl başa çıkacağımı bilmiyordum. CEO olarak başarısız olduğumu hissediyordum. Bu yüzden kendi duygularımı ve kaygılarımı yönetebileceğim bir yönteme ihtiyacım vardı. 24 yaşındayken transandantal meditasyon kursuna katıldım. Dört günlük bir kurstu ve şaşırtıcı şekilde bana gerçekten uydu. O günden beri her sabah meditasyon yapıyorum.

İnsanlara meditasyonu ne kadar tavsiye etsem azdır. Ancak bu biraz kişinin kendi keşfetmesi gereken bir şey. Birinin size yapmanızı söylemesiyle kolayca başlayabileceğiniz bir alışkanlık değil. Etrafında bir rutin oluşturmanız gerekiyor. Ama düşüncelerinizi düzenlemekten sakinlik hissi kazanmaya kadar hayatınızın neredeyse her alanını iyileştiriyor. Benim için aynı zamanda çok güçlü bir görselleştirme pratiğine dönüştü. Her sabah 10 ila 20 dakika ayırmayı tavsiye ederim.

Son olarak, meditasyon benim için neredeyse spiritüel bir deneyim hâline geldi. Kendime üçüncü bir kişinin gözünden bakabilmemi sağladı ve nasıl bir insan olarak ortaya çıktığım konusunda daha bilinçli olmama yardımcı oldu. Davranışlarınız ve dünyayla kurduğunuz ilişki konusunda sizi daha proaktif hissettiriyor.”

Fikir ayrılıklarını teşvik eden bir kültür oluşturun

“İnsanların birbirlerine meydan okuyabildiği bir fikir ayrılığı kültürü yaratmak önemli. Bana da rahatlıkla itiraz edebilmeleri gerekiyor. Ancak günün sonunda kararların alınması ve ilerlenmesi şart. Üstelik ekip olarak ilerlemek zorundasınız. Bu yüzden önce fikir ayrılığı yaşa, sonra karara bağlı kal anlayışının özellikle büyüyen organizasyonlar için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü farklı departmanlar sürekli birlikte çalışacak.

İnsanların profesyonel bir çerçevede birbirlerini sorgularken rahat hissetmelerini istiyorsunuz. Bu yaklaşım aynı zamanda bir konuyu sonsuza kadar tartışamayacağınızı da hatırlatıyor. Günün sonunda ilerlemek zorundasınız. Tartışma başka şeydir, karar başka. Karar verildiğinde ise herkes aynı trene binmiş olmalı. Bu, bizim için önemli bir yol gösterici ilke oldu.

Şirketin daha verimsiz olduğu dönemlerde ise sorun genellikle herkesin tam bir fikir birliğinin şart olduğuna inanmasıydı. Bu yaklaşım verimli değil.”

Yaratıcılığı artırmak için tempoyu yavaşlatın

“Son dönemde uzun yürüyüşlere çıkmaya başladım. Vücudunuzu rahat bir tempoda hareket ettirmenin ve çevrenizdeki dünyayı gözlemleyebilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Gerçekten durup etrafa baktığınızda takdir edilecek çok şey ve yaratıcılığı besleyen sayısız unsur olduğunu görüyorsunuz.

Bunun tam tersi ise telefona bakmak. Eğer yaratıcılığınızı tüketmek istiyorsanız, sonsuz kaydırma yapmak bunun en iyi yollarından biri.”

Anda kalın ve sabırlı olun

“Ben de bu konuda öğrenmeye devam ediyorum ama oğlum 14 ay önce doğdu. Öncelikle, babalıkta tamamen anda olmak çok önemli. Ancak bunun hayatın tüm alanlarında geçerli olduğunu fark ediyorum. Bir de sabır var. Kendimi sabırsız biri olarak tanımlarım. Açıkçası girişimci olmamda bunun zaman zaman faydasını da gördüm. Ancak ebeveyn olduğunuzda sabırlı olmanız gerekiyor.”

Haftada en az beş gün egzersiz yapın

“Hayatım boyunca spor aracılığıyla egzersiz yapmayı sevdim. Haftada en az beş gün egzersiz yapmaya çalışıyorum. Ayrıca çok squash oynuyorum ve bu bana yüksek yoğunluklu kardiyo sağlıyor.

Fitness açısından bakarsanız, kalp atış hızınızın dördüncü ve beşinci bölgelerinde zaman geçirmeniz gerekiyor. Bunun yanında kuvvet antrenmanına da yer vermelisiniz. Squash benim için yüksek nabız bölgelerine ulaşmayı sağlıyor. Ağırlık çalışmaları ise daha düşük nabız seviyelerinde gerçekleşiyor ama güç kazandırıyor.

Bunların yanında golf, Barry's Bootcamp ve son dönemde biraz pilates de yapıyorum.”

İşi yapın

“İş stresinin üstesinden gelmenin çoğu zaman tek yolunun çalışmak olduğuna inanıyorum. İnsanlar bazen iş yerinde bir problemle karşılaşıyor ve sonra ondan kaçmaya çalışıyor. Oysa daha az stresli hissetmenin en iyi yollarından biri, problemi doğrudan karşılamak.

Evet, o an daha yoğun bir stres yaşayabilirsiniz. Ancak o sürecin diğer tarafına geçtiğinizde kendinizi çok daha iyi hissedersiniz.”

BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.

İZLE
Men of the Year 2025: Late Checkout
İLGİLİ İÇERİKLER
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası