Kelsey Niziolek; Getty Images
Fermente gıdalar son dönemin en büyük beslenme trendlerinden biri haline geldi. Oysa bu yiyecekler aslında binlerce yıldır hayatımızın bir parçası. Zaten beslenme trendlerinin çoğu da sandığımız kadar yeni değil. Aralıklı oruç, lif ağırlıklı beslenme ve magnezyum takviyelerini düşünün. Yine de lahana turşusu, kimchi ve yoğurt gibi bağırsak dostu gıdalar hiç olmadığı kadar popüler görünüyor. Biohacking dünyasının önde gelen isimlerinden Andrew Huberman bu yiyeceklerden sürekli bahsediyor. Uzun ömür odaklı yaşam tarzıyla tanınan Bryan Johnson'ın Don't Die protokolünün de temel parçalarından biri.
Geçen ay ise The Wall Street Journal, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. ve Başkan Yardımcısı JD Vance dahil olmak üzere birçok üst düzey hükümet yetkilisinin fermente gıdaları günlük beslenmelerinin merkezine yerleştirdiğini yazdı. Hatta Trump yönetimi bu yıl ilk kez ABD Tarım Bakanlığı'nın beslenme rehberine fermente gıdaları da ekledi. Peki tüm bu ilginin sebebi ne ve neden şimdi?
Fermente gıdalar, meyve, sebze ve süt ürünleri gibi sıradan besinlerin fermantasyon adı verilen doğal bir süreçten geçmesiyle oluşur. Bu süreçte maya ve bakteriler gibi mikroorganizmalar karbonhidratları asitlere, gazlara ve farklı yan ürünlere dönüştürür. Lahana lahana turşusuna ya da kimchiye dönüşür. Süt ise yoğurt veya kefir olur.
Tarih boyunca fermantasyon, gıdaların raf ömrünü uzatmak amacıyla kullanılan bir koruma yöntemi olarak öne çıktı. Aynı zamanda yiyeceklerin tadını da değiştirerek turşuya benzer ekşimsi ve yoğun aromalar kazandırır. Ancak bugün fermente gıdaların bu kadar konuşulmasının nedeni ne saklama yöntemi olmaları ne de kendilerine özgü lezzetleri. Asıl ilgi odağı sağlık üzerindeki potansiyel etkileri.
Kayıtlı diyetisyen Hennis Tung, "Fermantasyon sırasında oluşan bileşiklerin inflamasyonu düzenleyerek sağlığı olumlu etkilediği gösterildi. Daha sağlıklı bir bağırsak ortamı oluşturuyorlar ve bağırsak mikrobiyotasındaki çeşitliliğin artması genel sağlık açısından önemli avantajlar sağlıyor" diyor.
Elbette Beyaz Saray'da görev yapan üst düzey bir yetkilinin akşam yemeğine giderken eşinin Chanel çantasına lahana turşusu doldurması insanların dikkatini çekecektir. Ancak fermente gıdalarla ilgilenmeniz için asıl neden bu değil.
Asıl önemli olan, bilimsel araştırmaların yıllardır uzmanların ve evet uzun ömür takıntılı influencerların söylediklerini doğrulamaya başlaması. Bryan Johnson, "Bilim sonunda bağırsakların ne kadar merkezi bir rol oynadığını göstermeye başladı. Bağırsakları besleyebileceğiniz ve değiştirebileceğiniz bir organ olarak görmeye başladığınız anda fermente gıdalar geçici bir sağlık trendi olmaktan çıkıyor ve ölçülebilir faydalar sağlayan bir alışkanlığa dönüşüyor" diyor.
2021 yılında Cell dergisinde yayımlanan bir araştırmada Stanford Üniversitesi bilim insanları, sağlıklı yetişkinlerin 10 hafta boyunca fermente gıdalardan zengin beslendiğinde kandaki inflamasyon belirteçlerinin, lif açısından zengin ancak fermente olmayan gıdalar tüketen kontrol grubuna göre anlamlı şekilde azaldığını gözlemledi. Araştırmanın sonunda fermente gıda tüketen grubun bağırsak mikrobiyotası da belirgin biçimde çeşitlendi.
2023 yılında The Journal of Nutrition dergisinde yayımlanan başka bir çalışma ise binlerce Amerikalının beslenme alışkanlıklarını inceledi ve canlı mikroorganizma içeren gıdaların tansiyondan bel çevresine kadar birçok sağlık göstergesini olumlu etkilediğini ortaya koydu.
En güncel araştırmalardan biri olan ve 2025 yılında Foods dergisinde yayımlanan kapsamlı inceleme ise fermente gıdaları "mikrobiyotayı düzenlemek ve sağlığı desteklemek için stratejik bir beslenme müdahalesi" olarak tanımladı.
Araştırmalar arttıkça lahana turşusu ve kimchi gibi ürünler de artan talebi karşılamak için market raflarında daha fazla yer buluyor.
Wildbrine ve Bubbies markalarının bağlı olduğu Fermented Food Holdings'in CEO'su Jorge Azevedo, "Fermente ürünlere olan talep hemen her kategoride artıyor. Özellikle lahana turşusu, kimchi ve fermente salatalık turşularında ciddi bir yükseliş görüyoruz" diyor.
Azevedo, "Bilim insanları önceki bulguları doğrulamasa bu kadar yoğun akademik çalışma yapılmazdı. Artık fermantasyonun insan sağlığını nasıl etkilediğini çok daha iyi anlıyoruz" diye ekliyor.
Fermente gıdalardaki mikroorganizmalar genellikle bağırsak sağlığını desteklemeleriyle bilinir. Ancak asıl önemli nokta, bağırsak sağlığının tüm vücudun sağlığı için temel oluşturması.
Tung, "Bağırsak sağlığı yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı değildir. Beyinden bağışıklık sistemine, ciltten organlara kadar neredeyse tüm vücudu etkiler. İnflamasyonun düzenlenmesi ise kan şekeri kontrolü, kilo yönetimi ve hatta ruh sağlığıyla doğrudan ilişkilidir" diyor.
Robert F. Kennedy Jr., ağırlıklı olarak fermente gıdalar ve otla beslenen büyükbaş hayvan eti tüketmeye başladıktan sonra 30 gün içinde yaklaşık 9 kilo verdiğini iddia ediyor.
"JD Vance de aynı beslenme düzenini uyguluyor ve görünüşündeki değişimi siz de görebilirsiniz" diyen Kennedy'nin açıklamalarına rağmen bu isimlerin tam olarak nasıl beslendiği veya kilo vermelerinde başka ilaçların etkili olup olmadığı bilinmiyor.
Kennedy, Vance, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve Ulaştırma Bakanı Sean Duffy'yi bu beslenme düzenine yönlendirdiği söylenen doktor Sean O'Mara'ya göre ise danışanlarının en hızlı fark ettiği değişimlerden biri kilo kaybı oluyor. Tabii bu süreçte fermente gıdaların yanı sıra otla beslenen büyükbaş hayvan eti tüketmeleri ve işlenmiş gıdalardan uzak durmaları da önemli.
O'Mara, "Fermente gıdalar tükettiğinizde ince bağırsak doğal GLP 1 üretimini tetikliyor. Bu da vücudun doğal bir zayıflama iğnesi mekanizması oluşturduğu anlamına geliyor. Pahalı bir zayıflama iğnesi kullanmadan ve olası yan etkilerle karşılaşmadan benzer faydalar elde etmenin daha etkili bir yolu olabilir" diyor.
Bu oldukça iddialı bir açıklama ve daha fazla bilimsel araştırmayla doğrulanması gerekiyor. Yine de mevcut bulgular umut veriyor. Journal of Food Science dergisinde 2025 yılında yayımlanan bir inceleme, fermente gıdaların iştahı, insülin dengesini ve yeni yağ hücrelerinin oluşumunu düzenleyerek obeziteyle mücadelede güçlü bir araç olabileceğini ortaya koyuyor.
O'Mara danışanlarına her öğünde fermente gıda tüketmelerini öneriyor: "Genel olarak etki miktara bağlıdır. Ne kadar çok tüketirseniz o kadar iyi. Ancak belirli bir noktadan sonra elde edilen fayda sabitlenmeye başlıyor."
Ona göre miktardan daha önemli olan ise çeşitlilik: "Sürekli aynı markanın aynı kavanozundan aynı fermente ürünü yemeyin. Mümkün olduğunca farklı fermente gıdaları beslenmenize dahil edin." Düzenli tüketim de en az çeşitlilik kadar önemli görünüyor.
Bryan Johnson, "Stanford araştırmasında bağırsak mikrobiyotasındaki çeşitlilik artışı ve inflamasyondaki azalma, günlük tüketimle haftalar içinde kademeli olarak gerçekleşti. Araştırmalarda ara sıra tüketim değil her gün düzenli tüketim incelendi. Bu yüzden ben fermente gıdaları ara sıra tabağa eklenen bir garnitür değil günlük bir alışkanlık olarak görüyorum" diyor. Johnson her gün istisnasız olarak bir ile dört yemek kaşığı fermente sebze, özellikle lahana turşusu, kimchi ve fermente pancar tükettiğini söylüyor.
Probiyotiklere gelince... O'Mara'ya göre probiyotikler vitaminler gibi eksikleri tamamlamak için faydalı olabilir ancak fermente gıdaların yerini tutmaz. "Probiyotikler fermente gıdaların daha sınırlı bir versiyonu. Elbette faydaları var ve beslenmede yerleri bulunuyor. Ancak fermente gıdalar çok daha zengin ve çok daha çeşitli bakteri kaynakları sunuyor."
Tung ise tam gıdaların kapsüllere göre ek avantajlar sunduğunu söylüyor. "Fermente tam gıdalar tükettiğinizde yalnızca fermantasyonun sağladığı faydalardan yararlanmazsınız, aynı zamanda o besinin içerdiği tüm vitaminleri ve mineralleri de alırsınız. Kimchi yediğinizde lif ve sebzelerin sunduğu tüm besin değerlerinden faydalanırsınız. Yoğurt tükettiğinizde ise canlı kültürler ve probiyotiklerin yanında protein, kalsiyum ve sağlığınız için önemli birçok minerali de almış olursunuz."
Kısacası mümkün olduğunca sık fermente gıdalar tüketmek ve ihtiyaç duyuyorsanız buna bir probiyotik takviyesi eklemek mantıklı bir yaklaşım olabilir ama eşinizin çantasına fermuarlı poşet içinde kimchi dolduracak noktaya geldiyseniz, belki de işi biraz fazla abartmışsınız demektir.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.