30 maddede centilmenliğin alternatif rehberi

Centilmenliğin klasik kurallarını hatmettik, artık sıra nüanslarda. Stilden teknolojiye, sanattan otomobile; hayatın her alanında fark atmanızı sağlayacak 30 maddelik bu rehber, centilmenliği alternatif bir noktaya taşıyacak. Tabii sizi de...

22 Mayıs 2018

30 maddede centilmenliğin alternatif rehberi

Dede kazağın çok güzelmiş
Virgülü nereye koyarsanız koyun, bu cümledeki dedenin anlamı değiştiremezsiniz. Beysbol şapkaları, polo yakalar, tokalı kemer geçirilmiş chino pantolonlarla tipik baba tarzının hüküm sürmesinden anlamalıydık bugünlerin de geleceğini. Babalardan sonra sıra dedelerde. Şaka değil. Bu yıl ilk görüşte deseniyle size “dede” dedirten örgü kazakların devri, knitwear’da idol dedeler. “Aslında severim” diyorsanız, hikayesini de yanınızda taşıyın: Dünya üzerindeki en iyi dede kazakları koleksiyonu kimde biliyor musunuz? Ryan Gosling.

Dede kazakları avı: Aradığınız hazine Galata’daki ikinci el dükkan GrandMa Vintage Shop’ta olabilir. Ve online alışverişçiyseniz tabii ki grailed.com. Erkek modasının en iddialı marka vitrini, dedenizi sık sık yadedeceğiniz yeni gizli zevkiniz olabilir.

GrandMa Vintage: Tomtom Mahallesi, Kumbaracı Yokuşu Sokak, Beyoğlu, İstanbul 

Aklımıza mukayet oluyoruz
İsviçre’de farklı ülkelerin sorunları üzerine geceli gündüzlü çalışan bir avukat ile evden çalışan bir yazılımcının ortak noktası, bu iki profili buluşturan yumuşak karın ne olabilir? Kafalar yorgun. Bir Trump, bir Mars. Kaygılar baskın. Hız baskın. Aklımıza sahip çıkmalıyız ve bu ancak meditasyonla mümkün. Daha önce hiç denemediyseniz Headspace, bir yerden başlamak için harika bir uygulama. Gerektiğinde panik butonu gibi yanınızda. Ofiste çok zor ya da önemli bir anı atlatmak için açıp Instagram’a ya da aynada kendinize bakmak yerine, Headspace ile kendinize odaklanabilirsiniz. Kaygı, nefes, stres, uyku, pişmanlık, acı, ayrılık. Tüm bunlar için de size sunabilecekleri var. Kendisi hem iOS hem de Android evrenlerinde mevcut.


Bu yaz kaç düğün var?
Katıldığınız bir düğünde bu yaz somon rengi takımıyla dikkatleri üzerine çeken birine denk gelirseniz bilin ki o gelinin nedimesi değil, Supreme etkisi. Geçtiğimiz yıla Louis Vuitton işbirliğiyle damgasını vuran Supreme, 2018’de balta, kano, tilt oyunu gibi yeni ürünlerle logomanyada yeni level’a geçerken, takımlarıyla da adından söz ettirecek. Siyah, yeşil ve somon pembesiyle üç farklı renkte cesaretin yeni tonlarını belirliyor. Beyaz tişörtle takım giyenlerdenseniz, açık ara sizin oyun alanınızda.

Centilmenlik size göre modern detaylarla zamansız bir zanaatın işlediği bir “takım” oyunuysa, uzaklarda aramaya gerek yok. Bahar Gözkün ve Kerem Küçükgürel’in kurduğu Civan genlerini İstanbul zevkinden alıyor, İstanbul centilmenleri için tasarlıyor. Özel dikim bir pantolon, takım ve çıkardıkları koleksiyonları detaylarıyla konuşuyor. Eski düğmeler, el işi dantel kravatlar, pelerin ve yaratıcı aksesuarlar da onların işi.

Civan: Cihangir, Çukurcuma Cad. No:42, Beyoğlu, İstanbul

‘Evde Tek Başına’

Kediniz, köpekleriniz bu filmi her gün çekiyor. Hatta kurulu kamera sistemleri hayli yaygın evcil hayvan sahipleri arasında; izleyenler var. Koltuk parçalama gibi anlara şahitlik edebiliyorsunuz mesela ya da kitaplık sevdasına bir kedinin bir rafı komple indirişine… Onlarla yaşamayı seviyoruz ve buna dair daha fazla fikir geliştiriyoruz aslında. Evcil ve dışarıdaki hayvanlara daha iyi koşullar hatta konfor sunmak için kafa yoran ciddi bir grup var. Zaha Hadid Architects’in sokak hayvanları yardımına yapılan BowWow Haus sergisi için tasarladığı köpek evi Cloud’un gördüğü ilgi bir yana İsveç’in ihtiyaç kutsaldır anlayışını güden tasarım anlayışına da sızdı bu akım. Haliyle İkea’da da Lurvig adında (İsveççe’de tüylü demek) bir evcil hayvan koleksiyonu olarak karşılık buldu. Uzun lafın kısası bu yıl köpeğiniz ya da kediniz için bir çılgınlık yapıp, tasma değil mobilya ya da ev aksesuarı alabilirsiniz. İhtiyaçları doğrultusunda alanlar yaratıldığında zaten orada mutlu olup yetiniyorlar. Bu değişikliği görmek sizi de mutlu edecek. Ve tabii diğer ev ahalisini de…

Dünyanın kahve haritası ve nitrojen bulutları 

Sıkı kahvecilerin şu sıralar gündeminde, farklı bölgelerden çekirdeklerle dünyanın kahve haritasını deneyimlemek var. El Salvador, Burundi, Nicaragua ve daha nicesi. Bunu aylık ya da haftalık bir rutinde deneyimlemek isterseniz İstanbul’da abone olabileceğiniz iki yer var. Galata’daki nitelikli kahvenin en eski adresi Kronotrop’un kurucusu, aynı zamanda kavurma şampiyonu Çağatay Gülabıoğlu’nun yeni girişimi Probador Colectiva ve Petra Coffee. Farklı çekirdekleri kavurdukları gün evinize/ofisinize gönderiyorlar, siz demliyorsunuz. Nitrojene gelirsek, cold-brew’dan sonraki yeni gözde nitro-coffee yazın muhtemel olayı. Buzlu kahvenin yerini alacak. Hem buzla değil kokusuz nitrojen gazıyla demleniyor.

Meraklısına: Hugh Jackman’ın New York’ta açtığı Laughing Man Coffee, ilhamını 1999’da Etiyopya seyahatinde tanıştığı genç kahve çiftçisi Dukale’den alıyor; hatta Jackman, Dukale’s Dream diye bir film çekti bu tanışma hikayesine. Gelişmekte olan ülkelerdeki bağımsız üreticilere ve etik kahve zincirine vakfıyla destek verirken, dükkanında ve rafında başka yerde bulunması zor çekirdekler sunuyor.

İki teker, nereye gider?

Bisiklet, hız ve adrenalinin yanı sıra yüzünü doğaya dönenlerin de her zamankinden daha çok gündeminde. (Onlar da hayli aktif; kulüpleri var, civardaki kum plajlarda, ormanlarda toplanıp mutluluklarını paylaşıyorlar.) Çok farklı özellikleriyle kişilleştirilebilen, elektrikle çalışan bisikletlerle şehir hayatını deneyimlemek, İstanbul gibi bir şehir için belki zorlayıcı ama imkansız değil. Avrupa’daki kadar yaygın olmasa da bizde de bisiklet kiralayabilirsiniz, Anadolu Yakası sahil şeridinde bu anlamda hem çok bisiklet hem de güzel bir rota var. İki yaka arasında mekik dokuyorsanız bile en azından güzel havalarda vapurla karşıya geçip, yolunuza devam edebilirsiniz. Beşiktaş’ta vapur çıkışında bu yöntemle teker üstünde süzülenlerin sayısı gittikçe çoğalıyor. Elektrikli bisiklet dünyasındaki en yeni icat ise Smacircle S1. Çin’de üretildi. Dünyanın en kompakt ve hafif (6.8 kg) katlanıp sırt çantasına sığan elektrikli bisikleti. Indiegogo’da ön satışta.

Motorsiklet sektöründe 100 yılı deviren, hız rekorlarının ikonik Amerikan motosiklet markası Indian, bir zamanların en büyük motorsiklet üreticisiydi. Bugün retro görünümlü Scout Bobber ile sert çocukların yeniden gönlünü fethetmeye hazır. Geçtiğimiz günlerde İsveçli motosiklet üreticisi CAKE de elektrikli araç devrinin yeni motorsikleti Kalk’ı tanıttı. Sınırlı sayıda, sadece 50 adet üretilen Kalk, formu tamamen kendine özgü bir elektrikli motorsiklet. Hafif off-road performansa, 80 kilometreye kadar şarj ömrüne sahip, sadece 70 kilogram ağırlığında. Haziran’da ilk modelini sahiplerine teslim edecek marka şimdiden serinin devamında yer alacak farklı modeller üzerinde çalışıyor.

Proaktif 90’lar

Moda dünyası 90’ların askeri olmayı hep sevdi ama şimdi sıra en sartoryal iş adamları için bile hiç beklenmedik çıkışlarda, geri dönüşlerde. Bel çantası, 90’lar için bile iddialı bir dönüş. Sahip olmanız gereken ayakkabılar listelerinde ise üst sıra tipik hand-made İngiliz ya da İtalyan ayakkabıların değil, ‘çirkin’sneaker’lara ait.

Sorumluları, günümüzün en ‘asi’ tasarımcıları ve bakmayın, tüm moda dünyasını bir şekilde ‘kendi hizalarına’ doğru çekiyorlar. Yeni erkeğin siluetininin şekillenmesinde, modanın kendi içinde centilmenliğinden ödün vermeden asileşmesinde proaktif rol alan üç marka var: Vetements, Balenciaga ve Mike Ross.

Takım giymenin bile sınılarını genişlettiler. Omuzlar genişledi, pantolonlar değişti; deneme kabinlerinde askıda bir ceket ve eşofman altı bulmak sıradanlaştı. En sartoryal, en klasik iş adamlarının bile gardırobuna takım elbiselerin yanına hiç beklenmeyen aksesuarlar eklendi: en az bir ‘çirkin’ sneaker, kep ve bel çantası.

Meraklısına: Bu rüzgarı bir yerinden yakalamak ya da oyun alanınızı genişletmek isterseniz ilham için John F. Kennedy Jr.’ın 90’larda çekilmiş fotoğraflarına bakın. Ters taktığı şapkaları ve saçları için bile değer.

Casusluk müzelik oldu

Manhattan’da MoMA’nın -gerçekten- iki blok yanında, casusluk tarihinin gerçek ‘silahlarıyla’ yer aldığı ve interaktif hikayelerle deneyimlenebildiği bir mekan var: Spyscape. “Delilik!” olduğu konuşuluyor. Nazi’lerden CIA’e, farklı zaman ve ülkelerden ajan hikayelerinin anlatıldığı bu müzede içinizdeki casus potansiyelini keşfedebiliyorsunuz. Ajan mı analist mi, hacker mı yoksa Le Casa de Papel’deki profesör müsünüz? Gözetleme yeteneklerinize yatırım yapmak (sadece sosyal medyayla sınırlamayın kendinizi) ya da yalanı bir tık daha iyi kavrayabilmek için 39 Dolar bayılmaya değer.

Kusurlarda boy verelim

Etrafınızdakileri ‘filtresiz’, oldukları halleriyle görmeyi seviyorsanız, bu anlayışınızı yaşam alanınıza da yaymanın bir yolunu biliyoruz: Wabi-sabi. Bu size mobilyaların yerini değiştirmenizi söyleyen bir öğreti değil. Gösterişe ve yapmacıklığa yalınlığın, kusurların güzelliğiyle karşı çıkan bir Japon estetiği. O nedenle önplandaki tavrı minimalist değil, sıcak ve mutlu olması. Yine de ferah. Wabi-sabi’ye etrafınızda birikmiş yığınları kaldırarak başlamalısınız, sadeleşmelisiniz. Doğal dokular kalmalı; taş, toprak, ahşap ve bitkiden şaşmayın. Mottonuz “Az eşya, çok anı” olabilir. İhtiyaçlar ve iyi hissettirenler dengesi üzerinden gidebilirsiniz. Burada en büyük puanı artisanal becerilerinizle kendi yaptığınız aksesuarlar, mobilyalar topluyor. “Şurasında şu var ama ya” diye kusurunu bilip ayrı bir bağ kurduklarınız en kıymetlileri. Kulbu eğri vazo, babaannenizin çerçevesi eskiyen portresi, ormanda bulduğunuz kütüklerle yaptığınız sehpa… Leonard Cohen’in de şarkısında dediği gibi “Forget your perfect offering / There is a crack in everything / That’s how the light gets in.” (Kusursuz teklifini unut / Her şeyde bir çatlak vardır / Işığın girmesini sağlayan)

Kusursuz, cilalı fantezi dünyalarına bir ara vermek lazım.

Meraklısına büyük ozandan bis: Leonard Cohen’in ölümünden kısa bir süre önce tamamladığı kitabı The Flame, bu yıl satışa çıkacak. Son şiirlerinin yer aldığı kitap, kültürün varoluşumuzu nasıl tehdit ettiği üzerine.

Kadınlar seviyor

Jacquemus nasıl telaffuz edilir, bu yıl içinde öğrenmeye bakın çünkü kadınlar ondan söz etmeyi seviyor. Daha da iyi haber, kadınları naif ve sofistike tasarımlarıyla baştan çıkaran Simon Porte Jacquemus artık erkekler için de tasarlayacak. İlk erkek koleksiyonu için geri sayım başladı. Haziran’da Paris Moda Haftasında sahnede. Enerjisinden de ilham alabilirsiniz. Mottosu, keep the smile!

En büyük ilham (Elon Musk için bile)

Bir zamanların ‘Ferrarisini satan bilge’ devrinin kırmızı spor Tesla’sını uzaya gönderen Elon Musk ile kapandığına tanıklık ediyoruz. Bir yerinde ‘made on Earth, by humans’ (insanlar tarafından dünyada üretildi) ve iç ekranında ‘don’t panic’ (‘panik yok’, Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabından bir cümle; Musk ve tayfası otomobilin torpido gözüne kitabın bir kopyasını da koymuştu) yazan Tesla’sı uzayda gezerken, Elon Musk ilk uzay ticareti başarısından çok başarısızlıklarını konuşmayı görev biliyor. Musk, başarılı olan son fırlatma için bile en kötüsünü düşünmüş: “Kafamda büyük bir patlamayla tekerlerin zıplaya zıplaya yola saçıldığı, logonun da büyük bir gürültüyle başka bir yere düştüğü bir sahne oluşmuştu. Neyse ki böyle bir şey olmadı.” Kendi kendine giden otomobiller kadar başarısızlıklar da ilham almak için gündemimizde.

Avrupa’da bir barda, bir bardak

Bu yıl seyahat planlarınız arasında İtalya ve İspanya sokakları varsa, son dönemlerin hayli ünlenen kaçamağını yapmayı ihmal etmeyin, Orange Wine. Bar taburesinde klasiklerden şaşmayanlardansanız, Anthony Bourdain’in de favorisi, İtalyan icadı Negroni’nin de bu yıl 100. yılını kutladığını belirtelim. Kutlama kadehi kaldırmak için bundan daha iyi bir sebep olabilir mi?

Yeni evinize hoşgeldiniz

Jetgiller’in gelecek öngörüsündeki gibi henüz uçan otomobillerle olmasa da ev etrafındaki kavramların değişmesi normal, olağan. Anneler için alınması şart, barınma için elzem, mahrem, kolay taşınmaz görülen ‘ev’ artık daha farklı ihtiyaçlar etrafında şekilleniyor. Ev, dünyanın başka yerlerinde de süreli kalınacak bir yer olabilir fikrini AirBnB serbest dolaşıma açtı ve bu fikir artık sıradanlaştı.

Şimdi sıra, ortak çalışma alanları gibi kurgulanan evleri deneyimlemekte. Tasarımcılar, başarılı bir şekilde yeniden keşfettikleri ‘bir mekanda etkili bir şekilde çalışmak için ihtiyaç duyulanlar’ listelerini ev ve yaşam alanı üzerinde de uygulamaya başladılar. Co-working yani ortak çalışma alanları yaratan WeMake, yıllık ya da isterseniz gecelik konaklayabildiğiniz WeLive projesini Washington ve New York’ta hayata geçirdi. Sosyal komşuluk anlayışıyla süresine sizin karar verebildiğiniz lokal aynı zamanda son dönemlerin favori tabiriyle ‘rafine’ bir deneyim sunuyor.

Yeni Brit

Modanın yeni tutku adamı Charles Jeffrey. Ondan şöyle söz ediyorlar: Alexander McQueen kendi nesli için neyse, Charles Jeffrey de günümüzün İngiliz stili için o.

2017 Fashion Awards’da Yükselen İngiliz Yetenek ödülü ve LVMH Ödülü adaylığı kapan; Londra’da Now’daki solo sergisiyle son dönemde meteor etkisi yaratan Glasgowlu illüstratör ve tasarımcı Charles Geffrey, markası LOVERBOY ile insansı ve neşeli detaylarla yaratıcılığın sınırlarında gezen tasarımlar yapıyor. Central Saint Martins’de okuduğu yıllarda kült Doğu Londra mekanı Vogue Fabrics Dalston’da yaptığı doğumgünü gecesi, Londra’nın en çok konuşulan olaylarından biri olunca Geffrey bir seri olarak LOVERBOY etkinliklerine başlayıp master programının parasını çıkardı. Charles’ın koleksiyonlarında tutku ve yaratıcılıktan başka, ilk bakışta göze çarpan eşitlikten yana bir tavır da var. LOVERBOY’un gecelerini paylaştığı performans sanatçısı, müzisyen, sanatçı, drag queen ve şair arkadaşlarından oluşan

çetenin pekiştirdiği bu tavır aynı zamanda koleksiyonlarının da en önemli ilham noktası. 2018 İlkbahar/Yaz çıkardığı ilk koleksiyonu.

Son sürat 032c

Dergi koleksiyonerlerinin gönlünde 032c’nin yeri ayrı. İki yılda bir çıkan Berlin merkezli moda, kültür ve sanat dergisi, bu yıl ilk koleksiyonunu multidisipliner bir performansla Pitti Uomo’da Palazzo Medici Ricardo’nun dudak uçuklatan altın varaklı ortamında sundu. What We Believe adını verdikleri koleksiyon cool, güçlü ve güncel; takibe alın.

All About Wes

Anlattığı hikayeler ve karakterleri kadar simetri çılgınlığı, imzası haline gelen pastel paleti gibi estetik anlayışıyla da heyecanlandırıyor Wes Anderson.

Beklenen son stop-motion filmi Isle of Dogs baharda vizyona giriyor. Sonbaharda ise kostüm tasarımcısı, illüstratör ve sevilen yazar Juman Malouf ile birlikte Viyana Kunsthistorisches Museum’da ilginç bir sergi açmaya hazırlanıyor. Greko-romen antikalar, müzik enstrümanları, silah ve zırhların yer aldığı müze arşivinden yapacakları seçkide imparatorluk araçları ve kızaklarını Wagenburg Museum’dan ödünç alacaklar. Bu Eylül’de açılacak serginin Viyana’dan sonraki adresi ise tabii ki Anderson’ın imzasını taşıyan Bar Luce’nin de bulunduğu Fondazione Prada.

Meraklısına bir kitap, bir hesap: İllüstrasyon sanatçılarının Wes Anderson filmleri için hazırladığı harika işleri kapsayan bir kitap, The Wes Anderson Collection: Bad Dads. ‘Accidentally Wes Anderson’ adlı Instagram hesabı ise dünyaya Wes Anderson gözlükleriyle bakmayı sevenleri çağırıyor.

İran’ın yeni devrimi

Yorkshire doğumlu Paria Farzaneh, İranlı bir ailenin kızı, Londra Ravensbourne’da Erkek Modası okudu. İran’ı Londra’da gördüğü güncel siletlerle eşleştiren tasarımlar yapıyor. Kültürel yaftaları normalleştiren hatta heyecan veren tasarımlarda buluşturuyor. Geleneksel İran iş kıyafetlerindeki olmazsa olmaz detay ve desenleri, spor ve casual ceket, tişört ve kargo pantolonlarına işliyor. Les Benjamins seviyorsanız, Paria’yı da seveceksiniz.

Spor otomobil mi, SUV mi?

Son dönemlerin gözdesi SUV meraklıları için Lambhorgini sürüş modlarıyla bir spor arabadan farksız Urus’u geliştirdi. İtalyan tasarımcılar, lüks ve yepyeni bir SUV üzerine çalıştıklarını 2012’deki Beijing Motor Show’unda duyurmuştu.

Lamborghini’nin ilk SUV modeli Urus, 0’dan 100’e 3.6 saniyede çıkabilen, 650 beygir gücünde, çift turbo şarjlı dört kapılı dev bir araç. Baharda satışa çıkması bekleniyor.
Elon Musk’ın kırmızı Tesla’sının ilk uzay yolculuğu, spor otomobil tutkunları için satır aralarında önemliydi. Bir: kırmızı spor otomobil, statü olarak hâlâ eski formunda. Musk’a göre önemli bir farkla, yeni çağda adı Tesla. İki: Tesla ile geleceğin otomobillerinin artık elektrikli olacağını kabullendik.

BMW cephesinde ise spor otomobil konseptiyle heyecan verici yeni bir model var. “Zamanın ruhunu hızlandıran otomobil” olarak tanıtılan BMW i8 Roadster, geri dönüştürülebilir malzemeler sayesinde daha sürdürülebilir, yenilikçi elektrikli motor ve yanmalı motor teknolojisini bir araya getiren, yani plug-in hybrid bir otomobil. Güçlü, şık, seksi ve gerçekten çok sessiz. Üstü 14 saniyede tamamen açılabilen eco-cool bir araç.

Su çok güzel gelsene

‘Niye biz hiç buralara gelmiyoruz’a ayan genç ve ufak bir kalabalığın neler yapabileceğini sınamak istemezsiniz. Sonuç: termali gençler devralıyor. Erken emeklilik hayallerini Budapeşte’deki efsane Gellért’te konuşuyorlar. Hamamlarda underground partiler yapılıyor. İşi o kadar tırmandırmaya da gerek yok, siz suyla temasınızı günde sekiz bardak’tan bir tık ileriye taşıyın yeter. Üşenmeyin, inin o kapalı havuza. Hazırladığınız her bavulda mayo olsun. Sualtında ömrünüzde en az bir şarkı dinleyin. Underwater music havuzları İstanbul’dan Phuket’e birçok otelde, Almanya’da ya da Viyana’daki bazı termallerde mevcut. (Lobideki müziği yayınlayana da denk gelebiliyorsunuz tabii). Chopin’e çoğunda ilk birkaç kulaçta rastlarsınız. Kendi şarkılarınızı dinlemek istiyorsanız eğer, sualtı kulaklık, alınacaklar listenizde olsun. Bu tutkunun peşinden gidenler için su geçirmez bir MP3 player piyasası var.

Meraklısına: Bir kase suda nasıl şarkı söylenebileceğine kafayı takanlar da var. Sualtı dünyasının ilk müzik grubu, Danimarkalı Between Music beş kişiden oluşuyor. Sualtında bir orgdan nasıl ses çıkar? Bilim insanları, dalgıçlar, üniversiteler konu hakkında bilgisi olabilecek herkese danışarak bunu başardılar. Elektromanyetik arp ve perküsyon, sulatı orgu gibi kendilerine özel enstrümanlarıyla ‘aquasonic’ performanslarını gerçekleştiriyorlar.

Virgil Abloh ve diğerleri

Modadaki birçok meseleyi altüst eden, çok yönlü bir kişiliğe sahip bir tasarımcıdan elindekilerle yetinmesini bekleyebilir misiniz? Off-white’ın kurucu tasarımcısı Virgil Abloh, bir süredir DJ yönüyle fazlaca gündemde olsa da Takashi Murakami ile sanatın geleceği üzerine de ciddi kafa yordu. Murakami’nin Tokyo’daki stüdyosunda beraber kotardıkları işler (hatta bazılarında Virgil mimarlık ve mühendislik temeline başvurdu) Future History adlı sergide, 7 Nisan’a dek Gagosian’da görebilirsiniz. Sergiye özel olarak 400 adet üretilmiş tişört serisi de ilk günde flaş hızında tükendi.

Berlin ve Saraybosna sığınakları

Sıra dışı mekanlardaki heyecan verici buluşmalar sadece bilim kurgular özgü değil. Hatta bu mekanların çoğu Berlin ve Saraybosna’da mutlaka deneyimlemeniz gereken yerler arasında. Bir sanat alanına dönüştürülen ünlü sığınak, Berlin’deki Sammlung Boros’da sanat koleksiyoneri ve reklamcı Christian Boros’un koleksiyonu sergileniyor.

Nazi döneminden kalma, bir döneminin gece kulübü olan sığınakta sergilenen eserler dört yılda bir değişiyor. İçeride fotoğraf çekmek yasak ve sadece 12 kişilik gruplarla rehberli turlar yapılıyor. Muhtemelen en erken Mayıs’a yer bulabilirsiniz.

Bir diğeri ise Saraybosna’dan bir saat uzaklıkta, Soğuk Savaşın izlerini taşıyan bir sığınak. Yugoslavya başkanı Josip Broz Tito ve 350 elit Yugoslav askerini herhangi bir nükleer saldırıya karşı korumak üzere tasarlanmış. 26 yılda 4.6 milyon dolara… 2003’e kadar çevrede yaşayanların ruhu bile duymadı. Sadece üst askeri yönetimde ‘İstanbul’ kod adıyla bilinen top-secret bu yer, sanatla insan yüzü görüyor. Hatta geçtiğimiz yıl bienale ev sahipliği yaptı. Adı Ark. Atomska Ratna Komanda’nın kısaltması (Nükleer Kumanda Sığınağı).

Purple Rain

Pantone, 2018’in rengini morötesi seçti. Morla ne durumdayız derseniz; Hermès ve Versace sahnelerinde bu sezon, koyu renk parçalarla eşleştirilen klas bir mor belirdi. Jeep, 2017 model Wangler için sınırlı sayıda Xtreme Purple’ı üretti. Stranger Things manyaklığının da morla bir ilgisi var. Dustin’in üzerinde dinozor olan mor hoodie’si bir müzeye (The Science Mueum of Minnesota) ansızın 60 bin dolar kazandırdı.

Morötesini konuşacak olursak en yakın çarpıcı örnek One Direction Harry Styles’ın geçtiğimiz yıl Alexander McQueen takımıyla yeni nesil bir Prince gibi belirmesiydi herhalde. Bir de Leonardo DiCaprio’nun başına bela olan morötesi plastik poşet. (Beline bağladığınız mor plastik poşette ne var? Neden mor ve plastik bir poşet tercih ettiniz?) Mor zor renk ama merak uyandıran bir cazibesi de var. Mor New Balance’lar bunun en tipik örneği. Ceket ya da tişörtlerle şans verebilirsiniz yeni sezonda. Ya da evde. Mor kadife, ev için harika bir doku.

Fanzin gibi fanzin

1969’daki ilk hit parçası Space Oddity uzayda yankılanan bir yıldız artık o. David Bowie hayranlığı, nefis bir fanzinin sayfalarında sürüyor. 1000 kopya basılan ve çıktığı gibi tükenen üç sayısıyla ‘David Bowie: Glamour’, onu tüm farklı yönleriyle hatırlatan ve yaşatan, eskilerin ruhunu aratmayan bir fanzin. Gitarist Carlos Alomar’dan baterist Woody Woodmansey’e ve okul arkadaşı George Underwood’a, Bowie’nin en yakınlarını, arkadaşlarını konuk ediyor. Ve tüm Bowie hayranlarının katkısına açık. Tükenen sayılar için eBay gibi platformlara bakabilirsiniz. Elbette yüksek rakamlara alıcı buluyor. Yeni sayılar ve gelişmeler için mailing listesine kaydolun: davidbowieglamour.com

Tanzanya’ya gitmek için ekzantrik bir neden

Tanzanya efsane doğası dışında dünyanın en ilginç müzelerinden birine ev sahipliği yapıyor. MONA, Museum of Old and New Art, multimilyoner David Walsh’un 110 milyon dolarlık özel sanat ve antika koleksiyonuna ev sahipliği yapan, Hobart bölgesine hareketlilik getiren egzantrik bir alan. İçeride Tazmanya şaraplarını tadabileceğiniz bir imalathane, Moo Brew’ün ev yapımı biraları ve nefis bir restoran-bar var. Seksten ölüme farklı konulardaki eserlerin en ilginçlerinden biri, 29 Nisan’a kadar tanıklık edebileceğiniz, özellikle dövme meraklılarının ilgisini çekecek bir iş. Canlı model Tim her gün müzenin açılmasıyla bir kaidenin üzerine çıkıyor ve aslında hiçbir şey yapmadan oturuyor. Dünyanın tek canlı sanat eseri de diyebiliriz onun için. Bedeninde Belçikalı sanatçı Wim Delvoye’un dövmeyle yaptığı eseri taşıyor. İki de ilginç festival var MONA’nın kotardığı. Müzik ve sanatın eklektik bir buluşmasına sahne olan yaz festivali Mofo, Ocak’ta düzenleniyor. Haziran’da ise Dark Mofo var. Yüz yılı aşkın kış geleneklerini müzikten gastronomiye, sinemadan ışık ve sese ‘karanlık’ dünyalarda keşfedebileceğiniz bir festival.

Yeni nesil teknoloji ve oyuncaklar
(birçok farklı şeyi bu başlık altında topladım)

  1. Televizyonlarda artık çözünürlükten fazlasını konuşuyoruz. LG bir ekranın rulo yapıp taşınabilme özelliğini hayata geçirirken, Samsung ekranlarla bir duvar örebileceği sinyallerini micro-led özellikteki yeni televizyonu The Wall ile verdi.

  2. Dolanan kablosuna çare bulunan hatta kablolarından bile kurtulan kulaklıklar ile artık müzik dinletmenin ötesine geçen teknolojileri arşınlıyoruz. Geleceğin kulaklıkları sayesinde imkanlar sonsuz. Mesela simültane çeviri özellikli kullaklıklar sayesinde dilini bilmediğiniz kişilerle de iletişim kurabilirsiniz. The Clova-AI destekli ‘MARs’ bunu en iyi başaranlardan.

 
Diğer yandan Bang & Olufsen son çıkardığı kablosuz ve 18 saatlik pil ömrüne sahip Beoplay H9 ile etkileyici mobil ses deneyimi ve dışarıdan gelen sesi tamamen izole ederek ileri müzik keyfi sunuyor.

  1. Gökyüzünü izlemek hâlâ pahalı bir zevk ama hiç bu kadar kolay ve taşınabilir olmamıştı. Vaonis marka Stellina, akıllı bir teknolojiyle tasarlandı. Bir tuşla telefonunuza gökyüzünden çok acayip fotoğraflar gönderiyor. Mobil uygulaması ile eşleştirdiğinizde ise GPS’te konumunuzu belirleyip Kuzey Yıldızı’nı, Ay’ı ya da seçeceğiniz yıldızların fotoğrafını çekebiliyorsunuz. 2018’in üçüncü çeyreğinde satışa çıkacak. Sadece yedi kilo ağırlığı ve 50 santimetre yüksekliğiyle taşınabilir.

    Telefonunuzu gökyüzüne çevirip artırılmış gerçeklikle yıldızları tanımlayabildiğiniz uygulamalar da var. Türkçe dil seçeneği bulunan Night Sky onlardan biri. Google tarafından yeni uzay fotoğraflarıyla sürekli güncellenen Sky Map, bulunduğunuz konuma göre gökyüzü haritasını çıkarıyor. Planets, gökyüzüne doğru telefonunuzu tuttuğunuzda size uzaydan gezegenlere dair bilgiler aktarıyor.

  2. Video konsol oyunu çılgınları büyük bir heyecanla ‘birkaç karton parçası’ için Nisan’ı bekliyor. Nintendo’nun oyun dünyasına yaptığı sıradışı salvo Nintendo Labo’dan söz ediyoruz. Kendinize bir piyano, motorsiklet, ev, yarış arabası için kartondan bir konsol ya da kartondan bir robot zırhı yapabildiğiniz bir seri. Oyuncaklar ve oyunlar teknolojiyle akıl almaz yerlere giderken, oyunun hâlâ öğretici, cool ve analog bir deneyim olması gerektiği konusunda da birileri neyseki ısrarcı. Toy-Con 01 Variety ve Toy-Con 02 Robot 20 Nisan’da satışta.

  3. Değişim ile nostaljinin buluştuğu noktada da Nokia cephesinden yeni bir atak geliyor: 3310’dan sonra, Matrix’e damgasını vuran 8110 modelini çıkaran Nokia, efsanesiyle geri dönmeye hazırlanıyor. Yirmi yıl öncesinin nostaljik açma-kapama butonunu korusa da 4G gibi yeni donanımlarla gücüne güç katan Nokia 8110 modelini muz sarısı ve siyah renk seçenekleriyle piyasaya sürecek. Evet, kendi kuyruğu peşinde zamanımızı yiyen Yılan da olacak.

  4. Kış Olimpiyatları’nın açılışındaki olağanüstü şovdan Dolce&Gabbana defilelerine, drone altın çağını yaşıyor. Kameralar da. Artık 4K görüntü özelliğine sahip, saniyede 60 kare alan, slow-motion özellikli bir kamera için çok alternatifimiz var. GoPro bu ligde kendini görüntü kalitesiyle sıyırmaya çalışıyor. GoPro Hero 6’in sahip olduğu stabilizatör özelliği, bir Steadicam kadar iyi. Ve sesle kontrol edilebiliyor. CES 2018 fuarında tanıtılan GoPro Fusion ise raflarda yerini aldı. Beş metre derinliğe kadar suya dayanıklı 360 derece, 5.2K görüntü kaydeden bir kamera. Drone’larda GroPro modeli Karma hâlâ makbul olsa da son teknoloji için DJI, Syma, Yuneec gibi markalara göz atabilirsiniz. Hobi amaçlı, ufak olsun diyorsanız Hubson’ın mini modelleri sizi başlangıç seviyesi için kesebilir.

Atölyeden çıkma

El yapımı deri atölyelerinin aksesuarlara getirdikleri zamansız yaklaşımı seviyoruz. The North Fox, laptop kılıflarından kamera kayışlarına, pasaport çantalarından üzerine baş harfleriniz işlenmiş defterlere yıllandıkça güzelleşen, yıprandıkça anı biriktiren deriyle dokunuyor.

Kişiselleştirilebilen deri aksesuarlarıyla nam salan Türkiye çıkışlı bir diğer marka ise geleceğe miras bırakılacak değerde, anısı olan ürünler ortaya çıkaran Envanter Heritage Co. Renk ve işlemelerle kişiselleştirebileceğiniz aksesuarlar üreten Envanter Heritage Co.’nun kanvas ve deriden ürettiği önlükleri, özellikle mutfaktan çıkamayanlar için ideal.

En yeni ürünleri deri taşımalı aparatlı yün battaniyeleri, bagajında kamp malzemeleri taşıyanların ilgisini çekebilir. Envanter’in tükenen deri tutacaklı emaye kamp kupalarının bu yıl tekrardan satışta olacağını da müjdeleyelim.