İsyankar ve Masalsı Bir İstanbul

Güneş Güner'in kreatif direktörlüğünde Sonbahar 2020 koleksiyon sayısında 'İsyankar ve Masalsı Bir İstanbul' çıktı karşımıza. Farklı bir kürasyon ile buluşan sanatçıların işleri ve moda tasarımcılarının parçaları Furkan Temir'in çektiği fotoğraflarda bir arada. İşte arşivlik çekimin hikayesi.

31 Ekim 2020

İsyankar ve Masalsı Bir İstanbul

Fikrini parlatmak... Formülü basit, fikri parlak insanlarla paylaşarak gerçekleştirmek. Uygulaması ise pek kolay olmuyor. Öncelikle çevrenizde paylaşımcı ve yaratıcı insanlar biriktirmiş olmanız gerek.

 

Bu sayı için çekim senaryoları tasarlarken elimden telefon hiç düşmedi. Her aklıma gelen fikirle, birini aramam bir oldu. İstanbul’u, sevdiğim(iz) sanatçı ve tasarımcılarla anlatacağımız bir senaryo peşindeydim. Sanatçıların isimleri sanki cebimde hazır bekliyordu. Kendi köklerini dallandıran, yontan, budayan Ahmet Doğu İpek’i hemen aradım. Ona hayranlığımı her oturduğum masaya taşıyorum sanırım. Hemen ardından kadrajına ve bakış açısına hayran olduğum Yusuf Sevinçli’yi ve İstanbul’un en karmaşık halini bile rafine ve mimar gözünden resmeden Sinan Logie’yi aramaya koyuldum. Sonra heyecanıma mola verip, Murat Süter’i aradım. Onunla konuşurken Bora Akıncıtürk’ün bu hikâyede mutlaka olması gerektiğine inandık. Yeni, dinamik ve sivri köşeleriyle Bora Akıncıtürk’ün İstanbul’u... 

 

Son beş aydır hemen her gece Ali Tufan (Koç) ile konuşuyoruz. Bu çekim trafiği bizim telefon trafiğimizi de, birlikte iş yapmanın zevkini de ikiye, hatta üçe katladı. İstanbul’u tam da olduğu gibi, mevcut gerçekliğini örtmeyen kadrajlar ve yüzlerle göstermek istiyorduk. Türk moda tasarımcılarının giysileriyle sokaktan seçtiğimiz yüzleri giydirip, Ahmet’in, Bora’nın, Sinan’ın, Yusuf’un eserleriyle yepyeni İstanbul ortaya koyacak olmanın heyecanıyla birkaç hafta kalbim ağzımda yaşadım. En güzel malzemelerle en yalın ama zor motiflerle İstanbul dantelini ilmek ilmek örmek. Zor ve şahane bir deneyimdi. Peki kim çekecekti bu işi? Erkan’la konuşurken Furkan’a ulaştım. Furkan Temir sadece yaratıcı zekâsıyla değil, çalışma ritmi ve planıyla da bu işi hayallerimin ötesine taşıdı. Furkan sayesinde Eylem’le çalıştık. Sokaktan gerçek yüzler seçtik. Furkan ve Eylem öncelikle sanatçıların işlerine ve mekâna göre farklı yüzler belirledi. Bense bu kadrajlara hangi Türk tasarımcısının kıyafetlerini sokacağıma odaklandım. Tasarımcıların isimleri sırasıyla oluştu. Giray Sepin’in uzun gömlekleri, Ahmet Doğuipek’in Abdülmecid Efendi Köşkü’nde sergilenen işi ‘Soupir’ için tasarlanmıştı sanki. Ahmet’in işini dev bir kanvasa basıp, Galata Port’ta yenilenen tarihi Paket Postanesi’nin inşaatının içerisine astık. Efe ve Steven, Giray’ın uzun gömlek ceketlerini giyerek bu dev kanvasın önüne geçti.  

 

Yusuf Sevinçli’nin altı fotoğrafını mat dergi sayfalarına benzer kağıtlara bastık. Bunları dergiden yırtılmışlar gibi, İstanbul’un bitmeyen inşaatlarından birinin içerisine, inşaat işçilerinin çay içtikleri odada duvara tutturduk. Yusuf’un rock tavrını Türk arabeskiyle melezlediğimiz bu odada Hayrettin’i Hatice Gökçe, Doğa’yı Merve Ulu, Nico’yu da Arda Paris Akay’ın tasarımlarıyla fotoğrafladık. Furkan’ın gözünden yepyeni Yusuf Sevinçli fotoğrafları çıktı ortaya. Bora Akıncıtürk’ün resimlerindeki meydan okumasını İstanbul sokaklarına taşıdık. Tanyeli Erdem’in aynı tavırda tasarladığı kılığı Emenike giydi ve güneşin en çok yaktığı saatte Galata Köprüsü’nün çevresinde yürüdü. ‘Ütopya’ mı derseniz, ‘distopya’ mı bilmiyorum. Bence isyanını renk ve formlarla ortaya koyan, çok masalsı kadrajlar çıktı ortaya. Tam da İstanbul gibi.  

Sinan Logie’nin İstanbul’a bakışını yakalamak için bir sokak arası bulduk. Eski ama bitmemiş yapı önündeki kamyonet ve asılı çamaşırlar başka bir İstanbul kadrajı oluşturdu. Boks yapan Mısırlı ekonomist Mohamed, Selina’nın imkânsıza yakın kumaşları bir araya getirerek tasarladığı  hırka – palto melezini giyiyor. İçindeyse gümüş rengi boksör şortu ve yeleği var. Sinan için tasarladığımız diğer kadrajda ise şehre yeni ayak basmış Ayemen, Seydullah’ın tasarımlarını giydi. Hayal ettiğimizden çok daha çarpıcı bir İstanbul çıktı karşımıza.


Kıvanç Talu: İyi Ki Onun Gibi Bir Tip Var

DERGİ KONULARI | Kıvanç Talu: İyi Ki Onun Gibi Bir Tip Var

Dans Fabrika: Dansın En Kapsayıcı Hali

DERGİ KONULARI | Dans Fabrika: Dansın En Kapsayıcı Hali

Selin&Atlas: İklim Krizinin Yılmaz Savaşçıları

DERGİ KONULARI | Selin&Atlas: İklim Krizinin Yılmaz Savaşçıları

Özgür Tetik: Cesaretin Vücut Bulmuş Hali

DERGİ KONULARI | Özgür Tetik: Cesaretin Vücut Bulmuş Hali

İbrahim Çolak: 19 Yıl ve 50 Saniye

DERGİ KONULARI | İbrahim Çolak: 19 Yıl ve 50 Saniye

Maksut Aşkar: Özgür İrade Gezegeninde Bir Şef

DERGİ KONULARI | Maksut Aşkar: Özgür İrade Gezegeninde Bir Şef

Daha Fazla Göster