Aslan'ın ateşten çemberi

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçındaki zorlu rakibi Real Madrid'i geçebilecek mi?

03 Nisan 2013

Aslan'ın ateşten çemberi

Galatasaray çekebileceği en kötü kurayı çekti. Allayıp pullamanın, etrafından dolaşmanın bir manası yok... Real Madrid’in ligdeki durumuna baktıkça, eşleşmeleri kafamda yazdıkça buna daha da ikna oluyorum, kötü kura hiç şans olmadığı anlamına gelmiyor. Nedenleri sıralayalım:

Sistem sisteme karşı

Real Madrid dünyanın en iyi kontra atağa çıkan takımı, daha da önemlisi bunun farkında. Mourinho’nun meşhur alan savunması, önemli maçlarda topun rakibe bırakılması sonucu kapılan toplar, dünyanın Xavi’yle birlikte en iyi üç pasöründen ikisi olan Xabi Alonso ve Mesut Özil tarafından kanat bindirmesi yapan atletik oyuncuları Ronaldo ve Di Maria’ya atılan toplar Real’in en önemli silahı. Tek forvet oynayacak olan Higuain veya Benzema çok skorer değil belki ama pas dağıtımını yapabilen, sırtı dönük top alıp kanatlara servis yapabilen oyuncular.

Galatasaray’ın en önemli özelliği de kontra atak hücumu. En önemli fark Galatasaray’ın bitmek bilmeyen topla oynama isteği. Burak ve Drogba’nın yıldırım hızındaki kimyası, Drogba’nın pasör özellikleri, Sneijder’in gün geçtikçe artan formu, Fatih Terim’in baklava sistemine dönüp orta sahayı kalabalıklaştırmasının ardından Selçuk’un inanılmaz oyunu da Galatasaray’ın avantajları. Fakat bu kadar kontra atak silahı olan bir takım, hem çok fazla teknik oyuncusu olması hem de 20 senede gelişen topa sahip olma arzusu genleri nedeniyle, bu silahlarını gerektiği kadar kullanamıyor. Orta sahada yapılacak en basit bir top kaybı 3 saniye içinde Galatasaray’ın kalesine gol pozisyonu olarak dönebilir.

Real Madrid’in durumu

Real bu seneki en önemli maçına çıkıyor. Hafta sonu oynanan Zaragoza maçında akıllar Galatasaray maçındaydı. Mourinho da Real kariyerinin Şampiyonlar Ligi başarısı ya da başarısızlığıyla yazılacağını biliyor, hafta sonu birçok as oyuncusunu yanında oturttu. Ligdeki iddiasını çok önceden kaybeden Real’in bütün ilgisini bu maça veriyor olması en önemli dezavantajlarından.

Burak Yılmaz'a karşı Sergio Ramos

Burak Yılmaz Avrupa’nın en formda oyuncularından... Sahadaki tavrını, kendini yere atmasını beğenmeyebilirsiniz ama kesin olan bir şey var; gol atmak DNA'sında. Galatasaray, İBB maçında müthiş bir ilk yarı oynadıktan sonra oyunu rölantiye almışken, ilk yarının yıldızı Burak ikinci yarı didinen sürekli gol atmaya çalışan tek oyuncuydu. Tabii şimdi karşısında çok daha dişli bir eşleşme var: Dünyada onu en çok zorlayabilecek stoper Ramos. Atletik olarak Burak’ın her alanda önünde olan Ramos’la eşleşmemek onun lehine olur.

Drogba'ya karşı Pepe (Varane)

Öte yandan belki de dünya tarihinin en güçlü forveti Drogba fizik olarak kendine yakın olan iki stoperden biriyle mücadele etmek durumunda. Varane belki tecrübesiz ama bir gün dünyanın en iyi stoperlerinden biri olacak, Pepe ise agresifliğiyle gündeme gelse de hem hava hâkimiyeti hem de gücüyle Drogba’yla baş edebilecek nadir oyunculardan.

Real’in kolay kolay şaşmayan alan savunmasında, Galatasaray’ın doğru yerleşmesiyle, Burak’ın Pepe’yle eşleşip Pepe’yi mental olarak yorması, Drogba’nın da Ramos’la eşleşip Ramos’la koşu yarışına girmek yerine vücut vücuda oynaması çok daha iyi bir tercih gibi görünüyor.

Riera ve Eboue'ye karşı Ronaldo ve Di Maria

Fatih Terim’in bu sene, bu tür maçlar için şu ana kadar sağ bekte Sabri’yi, sol bekte Eboue’yi denememiş olması şaşırtıcı. Arsenal’de sol bekte de sık sık şans bulan Eboue hiç sırıtmıyordu. Riera bütün iyi niyetine ve pozisyon bilgisine rağmen özellikle atletik kanat oyuncuları karşısında çok ağır kalıyor. Real’in de en önemli özelliği iki kanat oyuncusunun müthiş hızı. Sık sık pozisyon değiştiren Di Maria ve Ronaldo ikilisine Eboue atletik olarak karşılık verebilir ancak Riera’nın hiç şansı yok. Galatasaray beklerinin en önemli artısı ise iki Realli’yi hücum çıkışlarıyla zorlayabilecek olmaları.

Duran Toplar

"Türkiye futbolunun kanayan yarası" klişesine hiç girmeyeceğim, ama Real hem cepheden hem kenarlardan çok etkili.

Galatasaray’ın 4-1-2-1-2’si ve Real’in 4-4-2’si

Fatih Terim ara transferlerden sonra sistemini sonunda buldu. Savunmanın önünde sezon başladıktan 6 ay sonra formunu yakalayan Melo, sol içte Selçuk, sağ içte Hamit, önlerinde Sneijder ve dünyanın her takımında oynayabilecek ideal forvet ikilisi Drogba ve Burak; Galatasaray’ın bu sezon en iyi oyununu oynamasını sağladı. Real ise klasik 4-3-3’ü oynayan bir takım, savunma önünde Xabi-Khedira, önlerinde Mesut, kanatlarda Di Maria ve Ronaldo ileride de Benzema’yla oynuyor. İlk yarıyı istediği skorla bitiremezse, Modric hamlesiyle 4-4-2’ye dönüyor. Manchester’ı bu sistemle yenmesine rağmen, 4-4-2 Real’in yumuşak karnı. Galatasaray ilk yarıyı gol yemeden tamamlayabilirse, Barnebau’da Real’le başa baş oynayabilir.

Galatasaray Ne Yapmalı

Özetleyecek olursak orta sahada top kayıplarını minimuma indirmek, topu zaman zaman Real’e bırakıp kontra atak kovalamak, Burak’ın Pepe’yle, Drogba’nın Ramos’la eşleşmesi, iki bekin dönüşümlü olarak hücum bindirmesi yapması ve ilk yarıyı beraberlikle bitirebilmek Galatasaray’ın iyi bir sonuçla sahadan ayrılmasını mümkün kılabilir.

Aras Bayram