Chris Panicker; Getty Images
Yağ yakıcı egzersizlerin ter ve gözyaşı içinde bitmesi gerekmez. Egzersizle kilo vermenin birçok yolu vardır. Hatta yürüyerek bile bunu başarabilirsiniz.
Aslında, fitness yolculuğunuzun başındaysanız ya da daha yoğun antrenmanlara zamanınız yoksa, yürüyüş ana kilo verme egzersiziniz olabilir. “İster fitness meraklısı olun ister yeni başlıyor olun, yürüyüşün kilo verme açısından faydaları herkes için geçerlidir,” diyor spor hekimi ve UTHealth Houston’da doçent olan Dr. Irvin Sulapas.
Yürüyüş sıkıcı olmak zorunda da değil. Mahallenizde dolaşarak kilo verebilirsiniz, ancak eğim, kalp atış hızı ve interval gibi değişkenlerle oynamak hem monotonluğu kırar hem de sonuçlarınızı hızlandırabilir. İşte sadece yürüyerek kilo kaybını en üst düzeye çıkarmanın bazı yolları.
“Yavaş kardiyo ya da günümüzde söylendiği gibi ‘cozy cardio’ söz konusu olduğunda, düşük etkili olsa bile yapılan her şey önemlidir,” diyor Dr. Sulapas. “Sadece birkaç dakika yürümek bile kardiyo kondisyonunuzu ve dayanıklılığınızı yavaş yavaş geliştirmeye yardımcı olabilir.”
Ancak kısa vadede gözle görülür kilo kaybı istiyorsanız, zaman ayırmanız gerekir.
“Kilo vermek birincil hedefinizse, genellikle seans başına 60 dakika ve haftada beş güne kadar yapılmasını öneririm,” diyor Dr. Sulapas. “Bu oldukça fazla, ancak günde 10.000 adımın üzerine çıkmak, hatta 20.000 adıma ulaşmak kilo kaybına ciddi şekilde yardımcı olabilir.”
Egzersiz yaptığınızda, vücudunuz yakıt olarak ya yağları ya da karbonhidratları önceliklendirir. İyi haber şu ki hangisinin kullanılacağını siz belirleyebilirsiniz. Genel olarak maksimum kalp atış hızınızın yüzde 70’inin altında egzersiz yapmak daha çok yağ yakmanızı sağlar. Bu sınırı aşmadan ne kadar yoğun çalışırsanız, o kadar fazla yağ yakarsınız. Bu nedenle “yağ yakım bölgesi” (zone 2 kardiyo olarak da bilinir) yaklaşık olarak maksimum kalp atış hızınızın yüzde 60 ila 70’i arasındadır. Yağ yakmak için yürüyorsanız, bu aralıkta mümkün olduğunca uzun süre kalmalısınız.
Ancak bunun bir başlangıç maliyeti vardır. “Sabit tempolu bir yürüyüş veya koşunun ilk 15-20 dakikasında, önce o gün tükettiğiniz şekerlerden gelen hazır karbonhidratları yakarsınız,” diyor Dr. Sulapas. Bu depolar tükendikten sonra, eğer maksimum kalp atış hızınızın yüzde 70’inin altında çalışıyorsanız, vücudunuz enerji için yağları kullanmaya başlar. “Bu genellikle 20 dakika civarında olur, bu yüzden kilo kaybı için en az 30 dakika öneriyorum,” diyor Dr. Sulapas. “5-10 dakika yeterli değildir. En az 30 dakika yapmalısınız.”
Yürüyüş, sabit tempoda bitmek bilmeyen bir aktivite olmak zorunda değil. Muhtemelen yüksek yoğunluklu interval antrenmanı (HIIT) duymuşsunuzdur; kısa süreli yoğun egzersizlerle kısa dinlenme aralıklarını dönüşümlü yapmayı içerir. Bu antrenman türü daha yüksek kalori yakımı ve VO2 max artışı açısından etkilidir. Aynı yaklaşım yürüyüş için de uygulanabilir.
2007 yılında Mayo Clinic Proceedings dergisinde yayımlanan bir çalışmada, Japon araştırmacılar sabit tempolu yürüyüş ile interval yürüyüşü karşılaştırdı. Sabit tempodaki grup haftada dört gün, günde en az 8.000 adım ve yaklaşık yüzde 50 eforla yürüdü. Interval grubuna ise haftada dört gün, beş set halinde yürüyüş yapmaları söylendi; her sette üç dakika yüzde 70 efor, ardından üç dakika yüzde 40 efor ile toparlanma yürüyüşü yaptılar. Beş ayın sonunda interval grubundaki katılımcılar, sabit tempolu gruba kıyasla daha yüksek güç ve aerobik kapasite artışı gösterdi. Bu faktörlerin her ikisi de vücudun yağ yakma verimliliğini artırır. Ayrıca dinlenme halindeki kan basınçları da düştü.
Yürüyerek kilo vermenin en güzel yanı, bunu her yerde yapabilmenizdir. Ancak evde veya spor salonunda koşu bandına erişiminiz varsa, tek bir tuşla yağ yakımını artırabilirsiniz. “Koşu bandında yürüyorsanız ve eğimi birkaç derece artırırsanız, daha fazla kalori yakabilirsiniz,” diyor Dr. Sulapas.
International Journal of Exercise Science dergisinde yayımlanan 2025 tarihli bir çalışma, eğimli koşu bandında yürümenin orta tempolu koşudan bile daha fazla kalori yakabileceğini ortaya koydu. Çalışmada katılımcılar, yüzde 12 eğimde ve saatte 3 mil hızla 30 dakika yürüdüler (TikTok’ta popüler olan 12-3-30 antrenmanı). Sonuç olarak yürüyüş grubu, koşu grubuna göre daha fazla yağ yakarken daha düşük enerji harcamasıyla bunu başardı.
İster koşu bandında yürüyün ister doğada yürüyüş yapın, zemine dikkat etmek antrenmanınızdan daha fazla verim almanıza ve sakatlanma riskini azaltmanıza yardımcı olabilir. Eğer vermeniz gereken ciddi miktarda kilo varsa ya da uzun süredir yürüyüş yapmadıysanız, doğal zeminler daha uygun bir başlangıç olabilir. “Toprak zeminler dizler için daha naziktir, çünkü beton veya asfalta göre daha fazla esneklik sağlar,” diyor Dr. Sulapas.
Koşu bandı, dışarıda yürüyüşe birebir eşdeğer gibi görünse de aslında bazı farklar vardır. Bandın ayağınızı geriye doğru çekmesi nedeniyle alt vücut kasları dış mekâna göre biraz daha az çalışır. Bunun basit bir çözümü vardır: “Koşu bandını dışarıdaki yürüyüşün yerine kullanıyorsanız, eğimi 1-2 derece artırmalısınız,” diyor Dr. Sulapas. “Elbette hava kötü olduğunda sadece koşu bandınız olabilir. Ancak dışarıdaki yürüyüşü taklit etmek istiyorsanız, eğimi biraz artırmanızı öneririm.”
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ US WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.