Oyunlarda Sosyal Tavır Dönemi

Oyun sektöründe büyük bir değişiklik var. Modern ve milyon dolarlık oyunlar, artık politikacıların bile konuşmaktan endişelendiği konuları göğüslüyor.

06 Ağustos 2020

Oyunlarda Sosyal Tavır Dönemi

Watch Dogs Legion

 

Yıllar öncesinde dijital oyunlar ya atari salonlarında jeton attığımız vur kır temalı şeylerdi, ya da ilkel ev konsolları ile koş koş zıpla yapardık. Sonrasında teknoloji gelişimiyle birlikte hayatımıza, dünyası büyük, sistemleri detaylı, en görselleri üstün oyunlar girdi. Büyük oyunlar geliştikçe, teknolojiyi de şekillendirdi. Bugün büyük oyunlar, öyle bir teknoloji istiyor ki, alım gücü yüksek kişilere hitap ediyor. Orta ve düşük alım gücündeki oyuncular ise bedava vur kır oyunlarına döndü. Bütçesiz, bağımsız stüdyolar, küçük, ucuz ve anlamlı oyunlarla orta kademeyi kaptı. Aslında milyon dolarlık büyük oyunlar büyüdükçe, daha küçük bir gruba hitap eder oldu.

 

İlginç olan, ya da ‘güzel olan’ diyelim, milyonlarca dolarlık maliyetlerle, film gibi görsellerle, seslendirme sanatçıları ile geliştirilen bu oyunlar bazı konularda  ‘sorumluluk’ almak durumunda kaldı. Boş eğlenceyi mobil oyunlar, küçük hikâyeleri bağımsız oyunlar yakaladı. Büyük oyunlar ise “Biz ne yapacağız” sorusunun cevabını, “İyi hikâye, dolu anlatı” şiarında buldu. Bu sene çıkan ve çıkacak üç oyundan örnek vermek isterim:

  

The Last of Us Part II

Bu yıl Playstation 4 için çıkan oyun, satış rekorları kırdı. Oyun, intikam ve intikamın önce kişiyi, sonra çevreyi yakan bir ateş olması üzerine kurulu. Ancak bu anlatı içerisinde bir çocuk evlat edinen lezbiyen bir çift, öğretilen güzellik standartlarının dışında iki ana kadın karakter, ilkel bir tarikat içerisinde zorla evlendirilmemek için erkek gibi görünmeyi seçmiş genç bir kadın gibi, bugün televizyon ve sinemada bile yer yer tepki gören konulara uğruyoruz. Bunların hiçbiri oyunun ana anlatısı değil, ancak varlıkları bile oyunun tepki görmesine ve bazı ülkelerde yasaklanmasına yetti. Çok daha alışıldık karakterlerle çok daha bildik bir öykü anlatsa, belki daha çok satacaktı ama Sony Interactive Entertainment’a ait NaughtyDog stüdyosu bu konuları seçerek bir tavır ortaya koydu. 

 

Cyberpunk 2077

Oyunun önümüzdeki Kasım ayında çıkması bekleniyor. 2077 yılının karanlık geleceğinde teknoloji son derece gelişmiş, insan bedeni, insan bilinci, organlar ve organ benzerleri bugünün akıllı telefon piyasasına dönüşmüştür. Cyberpunk 2077, bilincin ve bedenin tüketici ürünü olduğu bir dünyada, ana karakterlerde cinsiyet konusuna açık fikirlilikle yaklaşıyor. Oynayacağımız karakteri oluştururken bedenini, sesini ve cinsel organını (ki bu dünyada raflarda satılıyor) ayrıca seçeceğiz. Benzer bir uygulama çok zamandır The Sims 4 oyununda vardı. Cyberpunk’ı yapan CD Project Red stüdyosu, ‘yürek hoplatan kaslı, yakışıklı abi’ karakteri üzerinden ilerlemek yerine böyle bir tercih yaparak hem alkış, hem tebrik aldı. Oyunda, tümüyle özel sermayenin eline düşmüş bir dünyada, hafızanın, kişisel verinin, beden parçalarının ve hayatların sadece sermaye kadar anlamlı olduğu bir geleceği göreceğiz.

 

Watch Dogs Legion 

Bu oyunu ‘Cyberpunk 2077’nin daha hafifi’ olarak tanımlayabiliriz. Oyun, Cyberpunk 2077 kadar uzaklara gitmiyor; çok daha yakın, çok daha güncel bir konuyu ele alıyor: Terör saldırıları sonrası Londra’nın güvenliği özel bir şirkete devrediliyor. Bütün dijital mecralarla anlaşma içerisindeki şirket, vatandaşları eylemlerinden değil, paylaşımlarından dolayı profillendirmeye, suç tahmin etmeye ve yargılamaya başlıyor. Bu şirkete karşı mücadele veren bir grup hacker’ı canlandırıyoruz, ancak oyun daha önce yapılmamış bir şeyle karşımızda: Burada ana karakter yok! Merkezi bir yapay zekâ, baskı gören kişileri analiz ediyor, baş kaldırmaya en yakınları ile dijital mesajlar üzerinden iletişime geçiyor ve onları, büyük veriye karşı anonimleştirerek, kendi ajanları haline getiriyor. Oyunun Londra’sındaki bütün insanlar, şu ya da bu şekilde anonimleşerek örgüte katılabilir, baskıcı güvenlik güçlerine karşı mücadele edebilir. Belki de tahmin etmişsinizdir; Watch Dogs Legion, Fransız ve bağımsız bir stüdyo olan Ubisoft tarafından hazırlanıyor. Aynı stüdyo daha önce Assassin’s Creed ile büyük başarı kazanmıştı. Ancak Assassin’s Creed oyunları çok daha intikam öyküsü temelliydi. Watch Dogs Legion’da asıl savaş, bireysellik için verilecek.

 

Şimdilik bu üç örnek, büyük oyunların ‘vur vur yürü’ mantığını çoktan terk ettiğini, güncel konular hakkında yorum yapmaktan ya da bahsetmekten çekinmeyen, bunun için politik spektrumun bazı kanatları tarafından da protesto edilmeyi göze alan bir noktada olduğunu göstermeye umarım yeterli olmuştur. Bugün bütçe olarak Hollywood’u çoktan sollamış olan sektör, ‘oyun’ çemberi içerisinde zor konularla oynamaya ne kadar devam edecek, göreceğiz. Kişisel olarak ben, oyunların ‘kaçış edebiyatı’ndan sıyrılıp,  insanlara yaklaşmasını daha güzel buluyorum.

 

Gecenin Neon Oyunları 

Bu yıl oyun sektöründe Cyberpunk moda. Cyberpunk bir estetik ve anlatı kombinasyonunun kategori ismi. Karanlık geceleri dev reklam panolarının aydınlattığı, kablolarla örülü dar sokaklar, bilinç, hayat sorgulamaları gibi senaryolar... The Matrix, Blade Runner, Ghost in The Shell gibi harika filmlerin arka planındaki estetik...

 

Bu estetik artık oyun sektöründe kendisine daha çok yer buluyor. Konsol ya da PC’nizde cyberpunk’ın tadına varmak isterseniz, size sekiz oyun tavsiyem var:

 

  • Cyberpunk 2077 

Henüz çıkmadı ama bu türün baş yapıtı olmaya aday.

 

  • Cloudpunk

 Gecenin koynunda uçan otomobiller. Atmosfer ve karakterler çok başarılı.

 

  • Katana Zero

Oynaması harika, anlatılar Cyberpunk... Övmeye burası yetmez.

 

  • Deus Ex: Human Revolution

Yakın gelecek ve transhümanist temalar çok iyi işleniyor.

 

  • Watch Dogs: Legion

Henüz çıkmadı, ana teması veri üzerinden profilleme.

 

  • Tales of the Neon Sea

Çok daha renkli ama yine karanlık temalar. Bir dedektif oyunu.

 

  • Ruiner

Estetik olarak Cyberpunk bir dünyada akıcı bir aksiyon oyunu.

 

  • Dark Future: Blood Red States

Büyük şehirler göklere uzanıyor, peki ya taşranın yolları?

 


Fatih Akın Filmlerinden 5 Can Alıcı Sahne

GQ LOVES | Fatih Akın Filmlerinden 5 Can Alıcı Sahne

Sizin İçin Stalkladık: Robert Pattinson’lı Yeni Batman

GQ LOVES | Sizin İçin Stalkladık: Robert Pattinson’lı Yeni Batman

Değişmek İçin 5 Kitap Önerisi

GQ LOVES | Değişmek İçin 5 Kitap Önerisi

Markaların Gücü Adına: Modaevlerinin Kıyafet Dışındaki Alışılmadık Ürünleri

GQ LOVES | Markaların Gücü Adına: Modaevlerinin Kıyafet Dışındaki Alışılmadık Ürünleri

Bir ‘The Weeknd’ Kolay Yetişmiyor

GQ LOVES | Bir ‘The Weeknd’ Kolay Yetişmiyor

Sizin İçin Stalkladık: Daisy Edgar-Jones

GQ LOVES | Sizin İçin Stalkladık: Daisy Edgar-Jones

Daha Fazla Göster