Flörtü bulmanın ve korumanın yolları

İhtiyaç yok demeyin, var. Profesörden garantili flört tekniklerine buyurun.

07 Eylül 2012

Flörtü bulmanın ve korumanın yolları

ABD üniversiteleri hakkındaki bir rehber, Stanford Üniversitesi’ni şöyle tanımlıyor: “Bir manastırda bile daha çok flört yaşanır.” Tamam, liseyi yeni bitirmiş bir genç, üniversiteye adım attığında biraz bocalar ama toyluk, artık bir Stanford standardına dönmüş durumda. Neyse ki olaya kampüsten bir profesör, Philip Zimbardo el atmış, öğrencilere “Hadi gençler, oturmaya mı geldik” diye sesleniyor. Zimbardo’yu o ünlü hapishane deneyinden (gardiyan ve mahkum rolü oynayan denekler, rollerini abartıp işi çığrından çıkarmıştı) hatırlarsınız. Profesör, gücünü bazen daha ulvi amaçlar için de kullanıyor.Yüksek lisans öğrencilerine hazırlattığı “kalp çalma yöntemleri” rehberi (Sizi Sevmesini, Sizinle Çıkmasını ve Sevişmesini İstediğiniz Kişiyi Nasıl Etkilersiniz?), Stanford’lı gençleri hayata hazırlıyor.

* Zimbardo’dan iki hızlı tavsiye:

1. Çıkma teklifinizin reddedilmesiyle, bizzat sizin reddedilmeniz arasındaki ayrımı anlayın.

2. Ret oranı tahmin ettiğinizden çok daha az ama siz aksini düşünüp baştan kaybediyorsunuz, sonra da oran gerçekten artıyor.

* Kendine güven ve kendini beğenmişlik arasındaki çizgi, evet, çok ince. Üstelik ilki kadar çekici, ikincisi kadar itici bir hal daha yok.

* İnsanlar üç şeyden her zaman hoşlanır: Övgü duymak, kendinden bahsetmek, sahip olduklarını sergilemek.

* Stanford’daki bir araştırma, insanın hakiki övgüye de, yalan olduğunu bildiği övgüye de eşit derecede memnun olduğunu ortaya çıkardı. Yani övmekten kaçınmayın. Ama doğru dürüst cümle kurun: “Ne güzel etek” olmaz. “Bu etek sana ne kadar yakışmış” tamamdır.

* Abartmayın. Hele ilk randevuda hiç.

* Halen bilmiyorsanız: İkinci randevuyu garanti altına almak için, bir mevzu hakkında yemeğine iddiaya girme hep işe yarar. İddiayı kaybedin, demeye gerek var mı?

* Centilmen olun. Sarhoşluktan da, kalp kırıklığından da yararlanmayın.

* “Bugünü yaşa” diyen boşa konuşmamış. En çekici insan, birisi bir şey anlatırken orada onunla olan insandır. Gelecek planlarından da, geçmişteki karın ağrılarından da bahsedip durmayın. Hem kime ne?

* Sakız çiğnemeyin. Sakız çiğnemeyin. Sakız çiğ-ne-me-yin!

* Bu yöntemleri insanlarla bağ kurmak için kullanın, onların duygularını sömürmek için değil.


ÖZEL DURUMLAR

* Bir kafede, barda, kitapçıda vs. çalışan birinin ilgisini çekmek istiyorsanız:

1. Oraya her Allah’ın günü gitmeyin.

2. Göz kontağı kurun; bir yerde çalışanlar, emin olun, çok az müşteriyle göz göze geliyor.

* Yakın arkadaşınıza yönelik bir ilginiz varsa, iki şeyden kaçın. O kişinin eski ya da mevcut sevgilisini kötüleyip durmayın ve diğer arkadaşlarından koparmaya çalışmayın.

* “Sen bana kardeş de, ben sana bacı” yönüne giden bir ilişkiden çıkmaya çalışıyorsanız, her zamanki ortamınızdan da çıkın. Daha önce birlikte yapmadığınız bir şey yapın ya da beraberce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.

* Gönlünüzü kaptırdığınız kişi bir üniversite görevlisiyse karşılaştırmalı edebiyat, yabancı diller, psikoloji bölümlerindekiler için “imalı sözler” işe yarar. Felsefe ve mühendislik bölümlerindekilere “doğrudan” söylemelisiniz.