technotr/Getty Images
2026 Kış Olimpiyatları rehberinize hoş geldiniz. Gerçek hayattaki hararetli rekabetlerden (evet, gerçekten varlar) gözden kaçan branşlara ve sürpriz çıkış yapan sporculara kadar her şeyin SELF web sitesindeki adresi için tıklayın.
Olimpiyatlar, bazı sporcuların haksız avantaj elde etmeye çalıştığı iddiaları olmadan pek düşünülemez. Ancak Milano Cortina Oyunları’nda erkek kayakla atlayıcılar hakkında ortaya atılan bazı söylentiler adeta kulaktan kulağa yayılıyor. Sebebi mi? Erkeklerin daha uzağa atlayabilmek için penis boyutlarını büyüttükleri iddiası.
Konuyu yakından takip etmeyenler için “Penis-gate” diye anılan skandalın kısa özeti şöyle: Her şey Alman gazetesi Bild’in, bazı kayakla atlayıcıların büyütme amacıyla penise hyalüronik asit enjeksiyonu yaptırdığına dair söylentileri haberleştirmesiyle başladı. Hyalüronik asit, genellikle yüzdeki kırışıklıkları doldurmak için kullanılan dolgu maddelerinde bulunur; Juvederm ya da Restylane gibi ürünler bu kategoriye girer.
Bu enjeksiyonların amacı eğlence değil. İddiaya göre daha büyük bir penis, sporcuların tulumlarının kasık bölümünde daha geniş bir hacim yaratıyor. Bu da o bölgede daha fazla kaldırma kuvveti sağlayarak daha uzağa “uçmalarına” yardımcı olabilir. Hatta kumaştaki çok küçük değişimlerin bile atlayış mesafesinde ciddi fark yarattığı söyleniyor. Bu yüzden yarış tulumları denetleyici kurumlar tarafından sıkı biçimde kontrol ediliyor.
Ortaya atılan iddialar sonrası Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA) konuyu inceleyeceğini açıkladı.
Tüm bunlar size absürt geliyorsa şunu bilin: Norveç takımı daha önce tulumların kasık bölümünü değiştirmekle suçlanmış, bazı antrenör ve sporcular bu yüzden uzaklaştırılmıştı. Yani “kasık bölgesiyle oynama” kayakla atlama dünyasında gerçek bir mesele. Ancak yeni penis büyütme enjeksiyonu iddiaları, kabul edelim ki, eski skandalı gölgede bıraktı.
Şu an bu son Penis-gate suçlamalarını destekleyecek çok somut kanıt yok. Ancak penisi büyütmek için hyalüronik asit kullanımı yeni bir uygulama değil. İşte nasıl yapıldığı ve potansiyel riskleri.
Erkeklerin penislerine hyalüronik asit enjekte ettirmesi kulağa uçuk gelebilir, ancak (kimi) ülkeler genelinde bunu yapan estetik klinikler mevcut.
Central Park Urology’nin direktörü Dr. David Kaufman, “Bu kesinlikle yapılan bir şey,” diyor. “Hatta oldukça popüler.”
Beverly Hills’te plastik ve rekonstrüktif cerrah olan Dr. Michael Zarrabi de aynı fikirde:
“Teknik olarak penisi uzatmıyor. Sadece çevresini kalınlaştırıyor.”
Hyalüronik asit, dokuya su çekip hacim kazandırdığı için bu işlemde “ideal dolgu” olarak görülüyor. Zarrabi’ye göre madde enjekte edildiğinde penisin hem ereksiyon halinde hem de sarkık durumdayken çevresi artıyor. Ancak uzunluk değişmiyor.
Ayrıca erkeklerin başvurduğu tek yöntem bu değil. New Yorklu dermatolog Dr. Gary Goldenberg, bazı kişilerin kan akışını artırmak ve boyutu büyütmek amacıyla trombositten zengin plazma (PRP) da enjekte ettirdiğini söylüyor.
Doktorlar ve hastalar tamamen deneme-yanılma yapmıyor; konuyla ilgili bazı araştırmalar bulunuyor.
2020’de yayımlanan bir bilimsel analiz, hyalüronik asit enjeksiyonlarının erkeklerin vajinal ilişkide boşalma süresini “anlamlı ölçüde artırabildiğini” ve bunun erken boşalma için potansiyel bir tedavi olabileceğini gösterdi. Ancak erkekler “şişlik” gibi yan etkiler bildirdi.
Hyalüronik asit ayrıca çevre kalınlaştırma için de incelendi. 2021’de yapılan randomize kontrollü bir çalışmada 64 erkeğe ya hyalüronik asit ya da kontrol amaçlı polilaktik dolgu enjekte edildi. Her iki grupta da “anlamlı çevre artışı” görüldü ve ciddi yan etkilere rastlanmadı.
Dr. Kaufman bu işlemi kendisi yapmıyor; ancak kısa süre önce, uygulama sonrası cilt enfeksiyonu gelişen bir hastayı tedavi ettiğini söylüyor.
Ayrıca estetik bir sorun da var, Dr. orantısız görünebileceğine değiniyor.
Dr. Zarrabi’ye göre başka riskler de söz konusu. İşlemin mutlaka penisin anatomisini iyi bilen deneyimli bir uygulayıcı tarafından yapılması gerektiğini belirtiyor. Yanlış yere, özellikle damarlara dolgu yapılırsa priapizm adı verilen ciddi bir durum gelişebilir.
Priapizm, çok uzun süren bir ereksiyon anlamına geliyor ve penise giden kan akışını bozarak doku hasarına yol açabiliyor. Basınç artışı oksijen taşınmasını engelleyerek kalıcı hasara neden olabiliyor.
Ayrıca uzun vadeli etkilerle ilgili güçlü veriler yok.
“Çoğu çalışma hastaları en fazla altı ay takip ediyor,” diyor Zarrabi. “Beş ya da on yıl sonrası için elimizde veri yok.”
Yine de kısa vadeli çalışmalar, komplikasyon oranlarının düşük ve hasta memnuniyetinin yüksek olduğunu gösteriyor.
Hiçbir dolgu sonsuza kadar kalmaz; penis de istisna değil.
“Hyalüronik asit geçici bir dolgu,” diyor Zarrabi. “Ürüne bağlı olarak altı aydan bir buçuk yıla kadar dayanabilir. Çoğu hastanın yeniden enjeksiyon yaptırması gerekir.”
Şimdilik WADA’dan resmi bir açıklama gelmiş değil. Ancak ajansın konuyu araştırıyor olması bile, Penis-gate’in büyüyen bir mesele olabileceğini gösteriyor.
BU İÇERİK İLK OLARAK SELF WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.