MOTY

Men of the Year 2022 Yılın Kadını | Merve Dizdar

Kariyerinde son beş senedir hiç durmadan yükselen bir ivmeyle hayatımızda. Ama bizim gördüğümüzden öte neler yaşadı, o beş sene öncesinde neredeydi? Hentboldan oyunculuğa, çocukluğundan yarına dair umutlarına kadar, manifesto gibi cümleleriyle yılın kadını Merve Dizdar karşınızda.

MERVE_DİZDAR

Komedi anlayışımız İngilizler gibi sarkastik, Amerikalılar gibi kendiyle barışık tarzda olmadığı için genele hitap eden kanallarda yayınlanan iyi komedi dizilerinin hiç şansı olmamıştır bizim televizyonlarımızda. (Leyla ile Mecnun’u kaideyi bozmayan bir istisna, aile komedilerini de yaşayamadıklarımıza özlem olarak ayrı tutuyorum) O nedenle 2015’te yayınlanan dev kadrolu, aşırı komik ve başarılı dizi Beş Kardeş, reyting dehlizlerinde kaybolmuştu. Ayşen Gruda’dan Köksal Engür’e Serkan Keskin’den Tansu Biçer’e, Fatih Artman’dan Serdar Orçin’e, Melisa Sözen’den Nihal Yalçın’a uzanan kadrosuyla Onur Ünlü imzalı (tabii ki) bu kara komedide küçücük bir yan karakteri canlandıran bir kız vardı ki dikkatli izleyicinin radarına hemen girmişti. Fatih Artman’ın canlandırdığı Aziz’e aşık, biraz saf Fatma’yı oynayan kişi Merve Dizdar’dan başkası değildi. Dizi 13 bölümde apar topar sonlanınca farklı yapımlarda yine küçük rollerde yer almış ama ben rastlamamışım. Ta ki her oyunu çok konuşulan Craft Tiyatro’nun aşırı sağlam işlerinden biri olan Yutmak oyununun afişinde aynı ismi görene kadar: Merve Dizdar. Doğrusu yüz hafızam iyi değildir ama isimleri az çok hatırlarım ve o ara çok konuşulan bu ismi de bir yerden hatırlıyordum! Beş Kardeş’in Fatma’sı, Yutmak’ın Samantha’sı Merve Dizdar! Canlandırdığı transseksüel karakter (Samantha) ile 17. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde “Küçük Salon Kadın Oyuncu Ödülü” aldı. 22. Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncu Adayı” olarak karşımızdaydı. Ve 21. Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” ödülünü aldığı konuşmayı heyecandan titreyerek yaparken onu bugüne getiren yoldaki tüm kapılar artık ardına kadar açılmıştı.

Şimdiye hızlı bir geçiş yapıyoruz: Son senelerin en çok konuşulan dizilerinden birinde, Masumlar Apartmanı’nda, Gülben karakteri ile yeteneğini sadece tiyatro izleyicisine değil, tüm ülkeye göstermiş oldu. Çok heyecanlı olduğu ve “Hayatımın en mutlu üç gününden biri” dediği MOTY çekiminden üç gün sonra FaceTime üzerinden buluştuğumuzda Merve, Adana’da Magarsus dizisinin çekimlerindeydi. “Çok iyi bir dönemimdeyim, bir süredir iyi bir dönem geçiriyorum ve her sabah uyandığımda güneşli bir güne uyanıyorum, Adana bana çok iyi geldi” derken gerçek bir enerji topu gibi gülümsüyordu. “Ben melankolik bir insanım aslında. Şimdi mesela güldük, bir saat sonra hüzün kaplayabilir içimi.” Melankolik bir insan için Merve Dizdar’ı bugüne getiren iki büyük rolü canlandırmak (Samantha/ Yutmak, Gülben/Masumlar Apartmanı) oldukça zorlayıcı olsa gerek. “Teknik olarak hep uyguladığım, benim için doğru olduğunu düşündüğüm -diğer oyuncularda işe yaramayabilir- bir yol var. Önce oynadığım karakterle birlikte uçurumdan atlıyorum. Hepsi dibine kadar yaşanıyor. Beden hafızasıyla birlikte dengeye oturtabiliyorum. Diğer türlü yaşanmaz zaten.” Bütün teknik bilgilere ve profesyonelliğe rağmen etkilendiği de olmuş tabii: “Masumlar Apartmanı’nda beş gün set vardı, her günü travma, her gün ağlıyordum. Ben her sabah perdelerimi açarak güne başlarım normalde. Bir gün çekimler sürerken şunu fark ettim ki, perdeleri açmıyorum, karanlıkta oturuyorum. O derece etkiliyor beni oynadığım rol. Kendimi ne kadar korusam da bir depresyona sürüklüyor. Buna rağmen Masumlar başıma gelmiş en güzel şeylerden biri” diyor ve devam ediyor “Bence empati bir oyuncunun en önemli silahı. Bu bende fazla var ve zor bir şey. Bütün canlılara karşı küçüklüğümden beri var. Bana bir şey anlatsanız kendi başıma gelmiş gibi yaşarım. Bu yıpratıcı ama cebime koyduğum bir şey. İnsanı daha iyi anlamayı sağlıyor ki, bizim işimiz de insanı anlamak. Bir de biliyorum, zor bir şey ama çevremdeki herkese hassasiyetle yaklaşıyorum. Fazla detay düşünüyorum. Hayatımı zorlaştırmak için her şeyi yapıyorum. Ama iyi ki böyleyim diyorum. İşim bittikten sonra oynadığım karakteri bırakamadığım için belki de Gülben bu kadar farklı ve üzerine hala konuşabildiğimiz bir karakter olmuştur” derken karşımda bazen Gülben bazen Merve Dizdar oluyor.

MERVE_DİZDAR

Ama benim için artık başka bir Merve Dizdar karakteri daha var: Aynur. Bir trafik kazasında görme yetisini kaybeden mahallenin kızı, Nejat İşler’in olağanüstü iyi şekilde canlandırdığı Yılmaz karakterinin büyük aşkı, Aynur. Bu karakter, Merve Dizdar’ın gösterime giren son filmi, Tamirhane’den. Uzun zamandır hiçbir yerli yapımda bu kadar gülmediğimi anlatıyorum Merve’ye. Tamirhane bir “mahallenin çocukları” filmi. Nejat İşler, Bülent Şakrak, Rıza Kocaoğlu, Engin Hepileri, Gökhan Kıraç ve büyük isim Erkan Can oynuyor. Erkan Kolçak Köstendil yönetiyor. Yani ideal rakı masası kadrosunun 7/10’u. Filmde sadece iki kadın oyuncu var, birinin neredeyse hiç repliği yok gibi. Öteki ise Merve Dizdar. Bechdel Test’ten geçer ama bir “erkek filmi” olduğu gerçeğini değiştirmez. Filmin bir sürü güzel yanı olsa da en güzel yanı, kadın oyuncuya komedi filmlerindeki klişe kadın rollerinden verilmemiş olması. Aksine.

Kadın-erkek ve feminizm konularına geldiysek Merve’yi izlediğimiz başka bir komedi yapımdan bahsetmeden geçmek olmaz, tabii ki Erşan Kuneri. Erşan Kuneri özellikle küfürler nedeniyle çok eleştirildi. Ben bu konuda net olarak ne düşündüğünü sorduğumda sadece “Bu bir dijital iş, istemeyen izlemez”den öte, açıkça anlattı: “Cem Yılmaz, yönetmen, senarist ve oyuncu olarak bu ülkeye çok katkısı olan önemli bir sanatçı. Erşan Kuneri, küfürlü diyaloglardan ötürü çok eleştirildi ama zaten +18 bir yapım ve bir dijital platformda yayınlanıyor, yani bunu izlemek tamamen tercih meselesi.”

MERVE_DİZDAR

Kendimizi sansürlemek için politik doğruculuğu kullandığımız günlerde Merve’nin samimiyeti iyi geliyor. Yapımlardaki hikaye anlatımını tartışabiliriz elbette ama bu yapımda ve başka birçok konuda yerli yersiz, çoğunlukla önyargılı ve bilgisiz şekilde çok eleştirildi Merve Dizdar. Melankolik biri olduğunu söylediği için bu haksızlıklarla nasıl baş ettiğini merak ediyorum: “İnsanları anlıyorum çünkü eskiden herkese ulaşmak bu kadar kolay değildi. Şimdi ise her şeyi söyleyebiliyorlar, bu çok üzücü bence ama bir yerden sonra alışıyorsunuz. Sadece şunu bilmelerini isterim ‘Ün seni böyle yaptı’ diyorlar ama hayır, ün beni bir şey yapmadı. Yapamaz da çünkü ün benim yol göstericim değil. Ben ünlü olmasaydım da mesleğimi yapardım. Daha az para kazansam da, daha çok kazansam da. Ünlü olmakta ne var ki? Bugün hemen ünlü olabilirsiniz. Ama ün mü yani insanları şımartan ya da değiştiren? Bilmiyorum, en azından benim için bu geçerli değil. Ben tiyatrocuyum. Tiyatro disiplini aldım, ailemden de böyle eğitim aldım, böyle büyüdüm. Benim şımarmam çok zor yani. Bir de beni parasızlık da etkilemez, ben parasızlık gördüm, yaşadım. Bugün yine parasız kalsam ‘Vah vah’ demem. O yüzden bana her şeyi desinler ama bunu demesinler. Ben işçi çocuğuyum, beni böyle yıldıramazlar!”

Devamı GQ Men of the Year 2022 Kış Sayısında

MERVE_DİZDAR

İlgili Başlıklar
Daha Fazlası