BU İÇERİK İLK OLARAK GQ MÉXICO Y LATINOAMÉRICA WEB SİTESİNDE YAYIMLANMIŞTIR.
Brad Pitt, Moneyball
Başarılı olmak ve hedeflerinize ulaşmak için gerçekten de izlenebilecek filmler vardır. Bu filmler, hikâyeleri aracılığıyla liderlik ve iyi bir lider olmak için gerekenler, karar verme süreçleri, baskı altında hareket etmenin zorlukları, başarı yolunda her türlü engeli aşmış karakterlerin öyküleri gibi temalara değinir; ayrıca kendi hayatınızda ve kariyerinizde uygulayabileceğiniz derslerle doludur.
Bu filmlerden bazıları, Harvard Üniversitesi uzmanları tarafından da önerilmiştir. Hatta üniversitenin “Must-See Movies for Entrepreneurs” başlıklı bir makalesi bile bulunmaktadır. Bu durum, sinemanın yalnızca bir eğlence aracı olmadığını; aynı zamanda öğrenme, gelişim ve kişisel büyüme için güçlü bir araç olduğunu kabul eder.
Son dönemde Valor Sentimental, Hamnet ve Sorry Baby gibi filmler, sinemanın iyileşmemize yardımcı olabileceğini, duygularımızla bağ kurmamızı sağlayabileceğini ve kişisel hikâyemizi anlamamıza katkıda bulunabileceğini gösterdi. Bunlar, bir filmin ilham verebileceğinin, motive edebileceğinin ve duygulandırabileceğinin; hatta kurgu içinde bile çok gerçek şeyler bulabileceğimizin açık kanıtlarıdır.
Bu üç film yas, acı ve iyileşmek için ihtiyaç duyduklarımız üzerine konuşur. Ancak aynı derecede önemli başka temalara değinen pek çok film daha vardır. Bunların arasında, başarıyı hayatında arayan herkesin — başarı kelimesinin her kişi için ne anlama geldiğundan bağımsız olarak — mutlaka izlemesi gereken bazı yapımlar bulunur.
Harvard’ın Başarılı Olmak ve Hedeflere Ulaşmak İçin Önerdiği Filmler:

Adam McKay’in yönettiği, Christian Bale ve Steve Carell’in rol aldığı bu film gerçek olaylara dayanır. Kriz karşısında neler yapılabileceğini ve gerektiğinde sisteme meydan okumanın önemini anlatırken aynı zamanda düşünmeye ve sorgulamaya davet eder. Hikâye 2006 ile 2007 yılları arasında geçer ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki mortgage sistemine karşı kazanmanın yolunu arayan bir grup yatırımcıyı takip eder. Bu süreçte sistemin hatalı ve yolsuz bir yapıya sahip olduğunu keşfederler ve bu açıkları kullanarak milyonlarca dolar kâr elde etmeye karar verirler.

Etik, sorunlarla başa çıkma ve çözme becerisi, kendi yolunu izleme ve çılgınca görünse bile hayalinin peşinden gitmenin önemi; David Fincher’ın bu güçlü dramasında gördüğümüz unsurlardan bazılarıdır. Film, Facebook’un kuruluş sürecini anlatır ve üniversite öğrencisiyken bir arkadaşının yardımıyla Facebook’u geliştirmeye başlayan genç Mark Zuckerberg’i izler. Kısa sürede büyüyen bu girişim Zuckerberg’i milyoner yaparken, aynı zamanda hukuki sorunlarla karşı karşıya bırakır ve hayatındaki en önemli dostluklardan birini yok eder. Zuckerberg, kimsenin öngörmediği bir imparatorluğun kontrolünü elinde tutmaya çalışırken büyük bir mücadele verir.

Steven Spielberg’ün filmi gerçek olaylara dayanır ve karmaşık, gergin ve tehlikeli bir dönemde karar vermek zorunda kalan bir adamın hikâyesini anlatır. Bu karar, büyük cesaret ve güçlü değerler gerektirir. Oscar ödüllü film, İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonya Alman işgali altındayken yüzlerce Yahudi’nin hayatını kurtarmak için bir plan yapan Alman iş insanı Oskar Schindler’i takip eder. Schindler, fabrikasını ve sahte belgeleri kullanarak onları Nazi zulmünden ve kesin ölümle karşı karşıya kalacakları toplama kamplarından kaçırmaya çalışır.

Bu film, kriz yönetimine ve zor anlarda sakin kalmanın önemine dair güçlü bir örnek sunar. Ron Howard’ın yönettiği; Tom Hanks, Bill Paxton ve Kevin Bacon’ın başrollerini paylaştığı Apollo 13, NASA uzmanlarının görev sırasında Apollo 13 uzay aracının ciddi hasar aldığını fark ettiği anı gösterir. Bu durum, içindeki astronotların büyük bir tehlike altında olduğu anlamına gelir. Zaman son derece kısıtlıyken NASA, onları kurtarmak ve çok geç olmadan Dünya’ya geri getirmek için bir plan tasarlamak zorundadır.

Bu film ekip çalışması, bizi ayıran farklılıkların aynı zamanda büyük bir güç olabileceği ve adaletsizlikler karşısında ses yükseltmenin önemi üzerine bir hikâye anlatır. Gerçek olaylara dayanan yapım, takıma yeni oyuncuların katılmasıyla ortaya çıkan gerilimleri yönetmek zorunda kalan bir antrenörü izler. Amaç, ayrımcılığı sona erdirmektir. Hikâye 1970’lerde geçer ve aynı takım içinde birlikte oynamayı öğrenmek zorunda kalan beyaz ve siyah oyuncuları takip eder. Çevrelerindeki her şey onlara birbirlerinden nefret etmeleri gerektiğini söylese de, tüm beklentilere karşı takım şampiyon olur ve oyuncular tüm toplumu etkileyen güçlü bir bağ kurar.

Brad Pitt ve Robin Wright’ın rol aldığı, Aaron Sorkin tarafından yazılan ve altı dalda Oscar’a aday gösterilen bu film; hedefler konusunda net olmanın ve kalıpların dışında düşünmenin önemini anlatır. Film, Oakland A’s takımının genel menajeri Billy Beane’i takip eder. Çok sınırlı bir bütçeyle kazanan bir beyzbol takımı kurmaya çalışan Beane, farklı bir yol izlemeye karar verir ve yeni oyuncuları seçmek için bilgisayar destekli veri analizine dayanan bir sistem kullanır. Pek çok kişi bu stratejinin işe yaramayacağını düşünür, ancak Beane kararlılığını korur ve sonuç getiren de bu olur.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ MÉXICO Y LATINOAMÉRICA WEB SİTESİNDE YAYIMLANMIŞTIR.