Yılın Sıradışı Başarısı: Yıldıray Çınar

Haberi duymuşsunuzdur; dünyaca ünlü Marvel Comics’in ondan da ünlü Iron Man karakterinin yeni versiyonunu Yıldıray Çınar çiziyor. Onu çeyrek asırdır tanıyan biri olarak ben çok şaşırmış değilim. İnatçı, çalışkan, özverili, heyecanlı, gürül gürül bir çizer o. Bu işe dair aşkını daha saymadım bile...

03 Kasım 2014

Yılın Sıradışı Başarısı: Yıldıray Çınar

Yetenekli birinden söz edilirken, neden bilmiyorum, onun işçiliğinden, yetişmek için harcadığı zamandan, nelerden feragat ettiğinden pek söz edilmez. Gökten zembille inmiş biri gibi anlatılır, Allahın lütfudur, benzersizdir, gözbağcıdır. Amerikalıların bana makul gelen bir yetenek nitelemesi var. Rekabetin olduğu bir alanda en az 5 bin saat profesyonel çalışmış, ayakta kalmış, isim yapmış birine yetenekli diyorlar. Dikkat edilirse yetenek denen şeyin içine zanaatı, tekrarı, fedakarlığı, aklı, sabrı ve çok çalışmayı katıyorlar.

Bu yazıyı okuduğunuza göre ucundan kıyısından, az ya da çok, çizgi romanı sevdiğinizi farz ediyorum. Bir çizgi roman sayfası ne kadar sürede okunur bir fikriniz vardır ama o sayfa ne kadar sürede çizilir, bunu büyük ihtimal bilmiyorsunuzdur. Size bir çizgi roman sayfası 10 ile 14 saat arasında uğraşılarak tamamlanır, buna karşın okur o sayfayı bir dakika içinde okuyup seyrederek bitirir desem ne düşünürsünüz?

Alanda çalıştığınızı, üretici olduğunuzu varsayalım. Birbirinin aynısı günler yaşıyorsunuz. Bir masa başındasınız, belinizi düşünerek hafif eğimli bir masadasınız tabii, ortopedik bir koltuk... Sevdiğiniz müzik de olsun, çayınız-kahveniz, konforunuz için her şey hazır ve nazır hatta. O koltukta, o masanın başında, sırtınız ve kıçınız terleyerek, omuriliğinizi yıpratarak, gözlerinizi bozarak, incelikle ne kadar çalışırsınız, ne kadar katlanırsınız bu işe? Dışarıda gece ve gündüz akıp giderken, insanlar gezerken, arkadaşlarınız hayata karışırken siz o masanın başında ne kadar kalabilirsiniz? Geçen günlerde kaybettiğimiz ünlü çizgi romancılarımızdan Faruk Geç, 40 yıl çizdikten sonra nasıl pes ettiğini, nasıl çizmeyi bıraktığını anlatmıştı, hafızamdan aktarıyorum: “Bir gün masaya oturdum, daha elime fırçayı almadan her yerim ağrımaya başladı. Fiziksel bir şeydi ama anladım ki daha fazlası vardı. Bırakmam gerektiğini anladım. Uzun süredir aşkla çalışmıyordum artık.” Biraz trajik, biraz romantikti; söyledikleri kesinlikle içime oturmuştu.

Bana kalırsa yeteneğin esasını, ta dibindeki çekirdeği, belki tohumunu, sürükleyenini aşk oluşturuyor. Aşk olmasa yetenek hiçbir şey.

Röportajın tamamı ve çok daha fazlası GQ Türkiye Kasım: Men of the Year 2014 özel sayısında ve GQ Türkiye Dijital iPhone/iPad/Android edisyonunda...


Erkek Dünyasına Enerji Yüklemesi: MOSCHINO [tv] x H&M

RÖPORTAJ | Erkek Dünyasına Enerji Yüklemesi: MOSCHINO [tv] x H&M

7 numara: Cristiano Ronaldo

RÖPORTAJ | 7 numara: Cristiano Ronaldo

Şeytan Diablo giyer

RÖPORTAJ | Şeytan Diablo giyer

Hızlı ve soğukkanlı: Ali Türkkan

RÖPORTAJ | Hızlı ve soğukkanlı: Ali Türkkan

Yeni jenerasyon Tekindor

RÖPORTAJ | Yeni jenerasyon Tekindor

Band of Outsiders Ye ni len di

RÖPORTAJ | Band of Outsiders Ye ni len di

Daha Fazla Göster