Güzel atlar, kısa insanlar

Artık arada bir partilerden çıkıp, halkların kardeşliği ve gökkuşağı tonlarıyla süslü hayat tarzıma uygun olmayan yerlere gidecek ve sizlere oradan deneyimler aktaracağım. Bunun ilk ayağı olarak da Veliefendi Hipodromu’ndayım.

19 Ekim 2013

Güzel atlar, kısa insanlar

Nerdeyim aşkım? Hipodromdayım aşkım. Neden? Çünkü artık GQ’nun yeni yayın dönemindeyiz. Eski, sarışın doğal fönlü patronum gidip yerine atletik, esmer ve bisiklet sevdalısı yeni patron geldiği için bundan sonra yepyeni bir format izleyeceğiz. Bu format gereği bendeniz, o çok sevdiğiniz tatlı yazarınız, artık arada bir partilerden çıkıp, halkların kardeşliği ve gökkuşağı tonlarıyla süslü hayat tarzıma uygun olmayan yerlere gidecek ve sizlere oradan deneyimler aktaracağım.

Bunun ilk ayağı olarak da Veliefendi Hipodromu’ndayım. Üstelik tam da benim yaşam formuma uygun bir saatte, GQ’nun aşırı dakik hatta haddinden fazla erkenci ulaştırma servisinin jet hızıyla, sabah 06.30’da hipodromun kapısındayım ve umarım uyanmıştır diye düşündüğüm Mutlu Bey’e mesaj atıyorum.

Mutlu Caf, buradaki kontağımız. Bize hipodromu gezdirecek, zaten o yüzden bu kadar erken geldik çünkü ilk önce antrenmanları izleyeceğiz. Sonra ahırlara gideceğiz, atlarla konuşacağım, sonra da günlerden çarşamba yani yarış günü olduğu için koşuları izleyeceğiz.

Mutlu Bey gerekli görüşmeleri yaparken biz de fondaki TOKİ konutlarının ortasında güneş henüz yükselirken, hayatımda gördüğüm en tuhaf Atatürk heykellerinden birinin altında, güvenliğin ikram ettiği çayı içerek bekliyoruz (At üstünde, bedenine göre kafası aşırı küçük bir Atatürk heykeli bu. At, üç ayağının üstünde duruyor. Ve o üç ayağın altında da drag queen ayakkabılarının topukları gibi takozlar var). Çevremizdeki ağaçlar içinde alçak binalar, sadece kuş sesleri var. İstanbul için ortam gayet komünist dönem Rusya’sı gibi.

Mutlu Bey geliyor ve birlikte hipodromun içindeki Gölgeyele Bistro’ya gidiyoruz. Burası, hiç abartmadan söyleyeceğim, yediğim en güzel tostlar sıralamasında ilk üçe çok rahat sokabileceğim mükemellikte tost yapıyor. Ortam Sopranos dizisi seti gibi. Eşofman takımlarıyla gruplar halinde oturan erkekler, telefonda birtakım “atsal” terimler söyleyerek bağıranlar, antrenmana giden atları uzaktan kesenler, alçak tabureleri doldurmuş durumda.

Yazının tamamı ve çok daha fazlası GQ Türkiye Ekim sayısında ve GQ Türkiye iPad edisyonunda...


GQXBrothers: Bir Centilmenin Favori Hafta Sonu Destinasyonları

SEYAHAT | GQXBrothers: Bir Centilmenin Favori Hafta Sonu Destinasyonları

Beş Dakikada Tatil Planı

SEYAHAT | Beş Dakikada Tatil Planı

Seyahat Dostu 5 Ürün

SEYAHAT | Seyahat Dostu 5 Ürün

Mavinin eşsiz tonları: Kempinski Hotel Barbaros Bay

SEYAHAT | Mavinin eşsiz tonları: Kempinski Hotel Barbaros Bay

Yelken açmanın tam zamanı

SEYAHAT | Yelken açmanın tam zamanı

Seyahat düşkünlerinin vazgeçilmez aksesuarı

SEYAHAT | Seyahat düşkünlerinin vazgeçilmez aksesuarı

Daha Fazla Göster