Londra’nın Terziler Sokağı | Savile Row
Stil

Londra’nın Terziler Sokağı | Savile Row

300 metrelik oldukça kısa sayılabilecek bir sokak...Londra Mayfair’de. Müthiş terzileriyle 19. Yüzyılın başından beri ısmarlama lüks erkek giyimi deyince ilk akla gelen isim.

Takım elbise, neredeyse onu her giyen erkeği, bir başka seviyeye taşıma gücüne sahip bir büyü ise, Savile Row da bir büyücüler diyarı. Bu sokağın meşhur terzileri yüzyıllardır, dikişiyle, duruşuyla, bakanda tekrar bakma isteği uyandıran takım elbiseler yaratmak için ustalıklarını konuşturuyor. Peki ama çıplak ayaklı, bol tshirtlü teknoloji milyarderlerinin ‘en cool’u tanımladığı 21. yüzyılın şu günlerinde Savile Row, İngilizlerin çok kullandığı bir kalıpla soracak olursak, hala anlamlı mı?

Birçok trend açısından, dünya Savile Row’a karşı ya da belki daha doğrusu, Savile Row, dünyaya karşı. Aslında bu küçük sokağa bakıp modaya dair birçok konuyu masaya yatırmak mümkün. Günümüzde herkes her şeyi çok çabuk istiyor. Oysa, Savile Row, yavaş seçimlerin, provaların, düzeltmelerin, beklemenin daha değerli olduğu bir yer. Sokağın en geleneksel terzilerinin, maliyeti beş altı bin pounda varan bir takım elbiseyi tamamlaması üç prova, 60-70 saatlik bir el işçiliği ile üç ayı bulabiliyor. Ayrıca, rahat giyim son 10 senede, tüm iş dünyasında kabul gördü. Artık, herkes ‘casual’, avukatlar ve bankacılar bile! Hatta pandemi sonrasında, iş dünyası küçücük ekranların içine sığınca, rahat giyimde bile göğüs çizgisi altına özen göstermenin pek anlamı kalmadı. Üstüne üstlük, gençler eskisi kadar sosyal değil. Onların hayatında her şey online. Takım elbisenin endamını gösterebileceği ortam fırsatları artık çok daha az. Pahalı, ısmarlama ürünlerin varlığını sürdürmesinin önünde birçok engel var gibi görünüyor. Ama bir yandan da, Savile Row, moda trendlerinin en modasına çok uygun. Neden mi? Savile Row yavaş, hatta çok yavaş. Son zamanlarda moda dünyasında herkesin diline doladığı bir kavram var: yavaş moda. Bir başka deyişle, sürdürülebilir moda. Tekstil ve hazır-giyimin, iklim krizinin baş suçlularından biri olarak damgalanmasından sonra, modacılar, sürdürülebilirlikle ilgili eforlarını maksimum düzeye çıkarmış durumda.

Savile_Row

Bu kavramın kalbinde, dayanıklı, güzel materyallerin kullanıldığı, hem üretim safhasında doğayı minimum kirletecek, hem de alındığında çabuk atılmayacak moda ürünleri var. Ananelerimizin evladiyelik diye bahsettiği parçalar. En güzel kumaşlar, dikişlerle, usta ellerden çıkmış kıyafetlerden öte bir yavaş moda olabilir mi? Yavaş moda bir başkent arıyorsa Savile Row’dan daha uygun bir yer yok. Bu küçük sokak bir başka, ‘en moda’ moda trendinin daha başkenti olabilir, sessiz moda (quiet fashion). Succession dizisinde Roy ailesinin de popülerize etmesi ile daha çok duyduğumuz ‘sessiz moda’ hareketinin özünde, kalitesi, dikişi ve kumaşından anlaşılan, markanın, logonun geri planda kaldığı, ağır, etkili ama göze batmayan parçalar yatıyor, yani aynı Savile Row vitrinlerini süsleyen takımlar, gömlekler, yelekler gibi parçalar. Tabii Savile Row da zamana ayak uyduruyor. En geleneksel anlamda klasik terzilikle hazırlanan seçeneklerin yanı sıra sokağın sakinleri artık üzerinizde prova ile size uygun hale getirilebilecek daha hazır parçaları ve aksesuarları da müşterilerinin beğenisine sunuyor. Bu sokağın büyülü sakinlerinden bazılarını biraz daha yakından tanıyalım mı?

İZLE
Spot Işıkları Kuliste: Chris Appleton
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası