Pandemi Sonrası Seyahat

Ayın en az iki haftasında seyahat eden, hayatının amacı keşfetmek olan biri için seyahat etmeden neredeyse iki yıl nasıl geçebilirdi?

01 Temmuz 2021

Pandemi Sonrası Seyahat

2020’nin ilk ayları; Ocak’ın ilk haftalarında ABD seyahati, ortalarında Münih, Şubat ayında ise Berlin, Amsterdam ve Rio Karnavalı. Sonrasında her şey tepetaklak.

Bu kadar çok seyahat etmek benim için hızlı araba kullanmak gibiydi; elimden geldiğince kontrol etmeye çalışıyordum ama sonunda kaza olmaması kaçınılmazdı. 2020’nin başına tekrardan dönersek kısmen evsizdim, bir bavulla oradan oraya gidiyordum ve seyahatlerimden öğrendiklerimi sindirme zamanı bile bulamazken bir yenisine çıkıyordum. Bu düzende eve taşınmayı reddediyordum. Bir ay Avustralya, dört gün İstanbul, iki hafta Texas kulağa havalı gelse de, sağlıksız bir düzendi. Üstelik bunun bir de psikolojik tarafı var. Düzensiz arkadaşlıklar, kaçırılan ve yeri asla doldurulamayan o özel günler, her limanda bir sevgilisi olan kaptan gibi bir anda yükselen yaz aşkı kafası ve asla bir noktaya ulaşamayan ilişkiler de bunun cabası.

Tüm bunların ortasında hayatımıza pandemi girdi ve hayatım 180 derece değişti. Özetle korona aldı beni ve bir koltuğa oturttu. 2016’dan bu yana ilk kez aile evine geri döndüm. Uzun zaman sonra ilk kez bu kadar birlikte olmak bana aile kavramının gücünü tekrardan hatırlattı.

Seyahat bazen benim için bir kaçıştı da ve bu kaçış ortadan kalkınca yüzleşmeyi öğrendim. 2020’nin ortasında ise kendini hiçbir yere ait hissetmeyen birisi olarak uzun zaman sonra ilk kez “evim” cümlesini kurabildiğim ve ondan ayrı kalınca özlediğim bir yere taşındım. Evde vakit geçirmeyi ve bundan mutlu olmayı öğrendim ve uzun zamandır yapmadığım bir şeyi keşfettim: sindirmek. Yüzlerce tecrübeyi tekrardan analiz ettim, onlardan çıkarımlar yapmayı öğrendim.

Nasıl sporda, çalışmanın yanında dinlemekte bir o kadar önemliyse, seyahatte de ara sıra duraklamalar yapıp, öğretileri sindirmek çok önemli. 

Gel gelelim bu sindirim sonrası tekrardan yola dönmeye, yolda olma hissini tekrardan yaşamaya. 

Yeni Karakteriyle Tanıdık Bir Şehir: Dubai

dubai

Şubat 2020’den sonra Nisan 2021’de son dakika kararı ile Dubai’ye gitme şansım oldu. 

Şehrin bana hissettirdiği ilk şey dünyanın çok farklı yerinden beni her zaman kucaklayacak arkadaşlarım olduğunu hatırlamamdı. Size hesap ödettirmemek için çırpınan, size bir yerler göstermek için heyecan duyan suratları tekrardan görmek çok güzeldi.

Dubai’ye yolunuz düşerse size birkaç tavsiye:

Amazonico’da bir akşam yemeği, kokteyllerini denemeyi unutmayın.

 

Kulaklığı Çıkar Doğayı Dinle: Dominik Cumhuriyeti

dubai

Pandemi sonrası gerçeklesen bir diğer seyahatim ise Dominik Cumhuriyeti’ydi. Mayıs 2021’ye gelirsek yine son dakika projesi ile gittiğim Dominik de beni çeşitli sebeplerde tekrardan düşündürttü. Öncelikle uzun zamandır bildiğim bir lokasyon gitmemiştim ve gitmediğim bir yere gitmek özellikle de ada olması ekstra çok heyecanlandırıyordu. 12 saatlik uçak yolculuğu beklediğimden çok daha kolay geçti ve sanki adayı biz keşfediyormuşuz gibi ziyaret etmek enteresandı. Latin Amerika kültürü gerçekten özlemişim.

Türkiye’de bulmakta zorlandığımız meyvelerle 1 hafta beslendim, bana yabancı gelen her şeye atladım, bir yere ait olmamayı, bilmemeyi özlemişim.

 

Geçmiş Olsun Dünya: New York

dubai

Ve son olarak da New York.

Beni gerçekten şekillendiren bu özel şehre üç ayda bir sik sik gelirdim. Pandemi ile birlikte ikinci şehrim dediği bu destinasyona gelmek benim için biraz eski ile yeni Barkın’ı tanımak, uzun zaman önce ektiğim bir şeyin, yeşerip olgunlaştığı görmek gibiydi.

Öncelikle Mayıs’ın üçüncü haftası ile birlikte şehrin tekrardan canlı olduğunu, nasıl tekrardan ayağa kalktığı görmek tarifsiz bir duyguydu. Attığım her adımda şükretmeye devam ediyordum. Parka gibi arkadaşlarla buluşmak, bir barda tek başına oturup barmenle sohbet etmek gibi basit aktivitelerin kıymetini tekrar anladım. New York’un dünyanın başkenti olduğunu tekrar hissettim. 
New York’a gelecekseniz önce özlediklerinize koşun; en güzel gün batımları için Brooklyn Bridge Park’a uğrayın.

Tabii New York demek kokteyl ve uzun akşam yemekleri demek; Dante, Osteria Carlina, Death and Company; yolu bu harika şehre düşenlere tavsiyem.

Yazının tamamı "Seyahat Etmeden İki Yıl Peki Ya Sonra?" başlığıyla TRAVEL by VOGUE & GQ Türkiye'nin ilk sayısında. 

Travel




Göçebelerden Amerika Rotasında Masallar

TRAVEL | Göçebelerden Amerika Rotasında Masallar

Henry Cookson ile Yeryüzünün Saklı Sığınağı: İzlanda

TRAVEL | Henry Cookson ile Yeryüzünün Saklı Sığınağı: İzlanda

Peru’da Doğumun ve İyileşmenin Festivali: Qoyllur Rit / Lord of Snow Star

TRAVEL | Peru’da Doğumun ve İyileşmenin Festivali: Qoyllur Rit / Lord of Snow Star

Mardin'de 700 Yıllık Bir Hikaye Peşinde

TRAVEL | Mardin'de 700 Yıllık Bir Hikaye Peşinde

Dört Mühim Oyuncak

TRAVEL | Dört Mühim Oyuncak

Expat Gastronomi Durakları

TRAVEL | Expat Gastronomi Durakları

Daha Fazla Göster