Türkiye vampirini arıyor

Türkiye’ye 1930’lu yıllar itibarıyla ulaşan vampirlik müessesesi kadına tacizden siyasete, spordan yeraltı dünyasına uzanıyor. Kan emmenin modası hiç geçmiyor. 1897’de Kont Dracula romanının yazılmasıyla başlayan bir hikaye bu.

08 Nisan 2013

Türkiye vampirini arıyor

İrlandalı yazar Bram Stoker, 1897’de Kont Dracula adlı romanını yayınevine teslim ettiğinde kitabının bir korku klasiği haline geleceğini, yarattığı vampir kahramanın bu kadar ünleneceğini herhalde tahmin etmemişti. Özellikle 1922’de ilk kez sinemaya uyarlandıktan sonra bir anda dünya çapında tanınan Kont Dracula, o günden sonra sayısız romana ve filme ilham verdi, yüzlerce akademik araştırmaya konu oldu.

Vampirler Türkiye’de ilk olarak Ali Rıza Seyfi’nin 1931’de basılan Kazıklı Voyvoda adlı kitabıyla duyulur. Kitap, orijinal Kont Dracula romanının uyarlamasıdır ve kahramanları İstanbul’da yaşarlar. 1934 yılında Carl Theodor Dreyer’ın Vampir adlı filminin Türkiye’de gösteriminden sonra vampirler iyice tanınmaya başlar.

Bir elektrik süpürgesi olarak "Vampir"

Aslında sözcüğün ilk kez duyulması, 1930’da AEG tarafından piyasaya sürülen ve gazete ilanlarında “Diğer tekmili cihazlardan daha çabuk olarak tozu tamamı ile emer” diye tanıtılan Vampir adlı elektrikli süpürge sayesinde olmuştur. Ancak kan emen bir yaratık olarak vampirin gazetelere haber konusu olması 1934 yılındadır.

İlk zamanlarda gazetelerde yabancı vampir haberleri yer alır. Aralık 1934’te Düsseldorf Vampiri’nin, 1935’in şubat ve haziran aylarında ise Londra ve New York vampirlerinin haberleri çıkar. Ortak özellikleri gece saatlerinde vahşi cinayetler işlemiş olmaları ve kurbanlarının kanını emmeleridir.

Aynı tarihlerde kahramanları vampir olan çok sayıda roman Türkçe’ye çevrilip gazetelerde tefrika edilir, bu sayede kitleler vampirleri daha yakından tanır.

Kazıklı Voyvoda’nın İstanbul’da yaşayan torunu

Aslında Anadolu kültüründe Batı’nın vampirlerine benzeyen bir yaratık yoktur; filmlere, romanlara hatta gazete haberlerine konu olanların hepsi yabancıdır. Örneğin Türkiye’nin ilk vampir uzmanı Giovanni Scognamillo, Şubat 1998 tarihli Albüm dergisine yazdığı yazıda, 1965’te ABD’nin çok bilinen gizem dergilerinden Fate’in “Gerçek Kont Dracula ile tanışın” başlıklı bir yazı yayınladığını aktarıyor. Yazıyı kaleme alan Leo Helman, Kont Dracula karakterinin esin kaynağı olan Kazıklı Voyvoda’nın İstanbul’da yaşayan torunu Kont Alexander ile yaptığı bir söyleşiyi yazmıştır. Yazarın iddiasına göre Kont Alexander, Boğaz manzaralı bir evde yaşamakta, küçük bir kan bankasını yönetmekte ve topladığı kanları hastanelere satmaktadır. Moda Deniz Kulübü üyesi de olan Alexander’ın iki kızı, iki kedisi ve bir papağanı vardır.

Türk vampire güneş işlemez

Türk vampirleriyle ilgili ilk haber 27 Ocak 1951 tarihli Demokrat İzmir gazetesinde “Alsancak Vampiri aranıyor” başlığıyla çıkar. Habere göre geceleri kadınları rahatsız etmekte ve halkta tedirginlik yaratmaktadır. 2 Şubat’ta Alsancak Vampiri olduğu iddia edilen Yusuf Özkanduran yakalanır ancak adliyede sorgulandıktan sonra serbest bırakılır.

8 Kasım 1954 tarihli Milliyet’teki habere göreyse bir kadın kendisine saldıran ve burnunu ısıran adamı polise şikayet etmiştir. Polisin vampir olduğunu tespit ettiği şahıs, bütün aramalara rağmen bulunamaz.

Devamı GQ Türkiye Nisan sayısında ve iPad edisyonunda!