Protein tüketimine yönelik 30/30/30 rutini son zamanlarda popülerlik kazanıyor ve bunun nedeni, söz konusu yöntemin protein alımınızı optimize etmenize ve kas kütlesi kazanma sürecini kolaylaştırmanıza yardımcı olabileceğinin öne sürülmesidir.
Protein tüketmek son derece önemlidir. Bilimsel çalışmalar, enerjiyi korumak, kas kazanmak, kemikleri güçlü tutmak ve 40 yaşından itibaren başlamaya eğilimli olan kas kütlesi kaybını önlemek için proteinin gerekli olduğunu göstermiştir. Elbette ihtiyaç duyduğunuz tek şey protein değildir; lif, sağlıklı yağlar, karbonhidratlar, meyveler ve sebzeler de gereklidir. Ancak protein, hiçbir koşulda ihmal edilmemesi gereken bir besin öğesidir.
Protein Tüketimine Yönelik 30/30/30 Rutini Nedir ve Nasıl Uygulanır
30/30/30 rutini, kahvaltıyla ilişkili bir sabah rutinidir ve uyanıldıktan 30 dakika sonra 30 gram protein tüketmeyi içerir. Bu protein alımı karbonhidratlar ve sağlıklı yağlarla birlikte gerçekleştirilir ve ardından 30 dakikalık hafif bir egzersiz seansı yapılır.
Bu sayede güne yeterli miktarda proteinle başlamış olursunuz. Bu durum daha uzun süre tok hissetmenize yardımcı olur, kalori tüketiminizi daha iyi kontrol etmenizi sağlar ve açlıktan kaynaklanan yanlış besin tercihleri yapma olasılığını azaltır. Aynı zamanda egzersiz de enerji sağlar, yağ ve kalori yakımını destekler, kemikleri ve kasları güçlendirir.
Health.com’a göre bu yöntemin bir diğer avantajı, vücudun kas yerine yağ yakmasına yardımcı olması ve metabolizmanın aktif kalmasını desteklemesidir. Ayrıca bu rutin, öğünler için düzenli bir zamanlama oluşturmanıza, gece boyunca uygun bir oruç penceresi elde etmenize ve sabah yemek için çok uzun süre beklememenize de katkı sağlar.
Uyanıldıktan 30 Dakika Sonra Sabah Protein Tüketmenin Faydaları Nelerdir
Güne bir miktar protein tüketerek başlamak gerçekten de çeşitli faydalar sağlar. Bu protein; yoğurt, lor peyniri, yumurta veya proteinli bir smoothie gibi seçeneklerle alınabilir. Real Simple ve Health’e göre başlıca faydalar şunlardır:
Yağsız kas kütlesini korumak. Protein yalnızca kasların büyümesine yardımcı olmaz, aynı zamanda kas kaybını da önler. Gün içinde çok geç saatlere kadar protein almamaktan kaynaklanabilecek eksikliklerin önüne geçer.
Hormonları dengelemek. Özellikle açlık ve toklukla ilişkili hormonların dengelenmesine yardımcı olur ve böylece aşerme isteği azalabilir.
Besin alımını artırmak. Daha besleyici bir kahvaltıyla güne başlamak, işlenmiş veya şekerli kahvaltılara kıyasla çok daha sağlıklıdır.
Saç, cilt ve kasların daha iyi durumda olması. Proteinler bu yapıların temel yapı taşlarıdır.
Uzmanlar, uyanır uyanmaz 30 dakika içinde kahvaltı yapmasanız bile bu faydaların görülebileceğini belirtir. Ancak bu rutini takip etmek iyi beslenme alışkanlıkları oluşturmanıza, diyetinizde daha tutarlı olmanıza ve protein alımını gün içine daha dengeli biçimde dağıtmanıza yardımcı olabilir. Genel kural, öğünler arasında iki saatten fazla süre bırakmamaktır. Bu, gün boyunca kilo kilo et tüketmeniz gerektiği anlamına gelmez; ancak beslenmenize dikkat etmeniz, aşırıya kaçmadan ve sürdürülemez bir diyet uygulamadan proteini artırmanın yollarını aramanız gerektiğini gösterir.
Uzmanlar, yapılabilecek en iyi şeylerden birinin günlük protein miktarını gün içindeki farklı öğünlere bölmek olduğunu, bunun da kahvaltıyla başlaması gerektiğini söyler. 30/30/30 rutini, bunu başarmanın iyi bir yolu olabilir.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ MÉXICO Y LATINOAMÉRICA WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR




