Getty Images
Eğer daha önce bir terapistin ofisine adım atmadıysan, tüm süreç gözünde oldukça ürkütücü görünebilir. Ya zihin içinde yıllardır güvenle kilitlediğin yerlere girerse? Ya terapi sonrası bambaşka bir kişiliğe dönüşürsen? Ya terapistini hiç sevmezsen? Ya şöyle olursa? Ya böyle olursa? Neyse ki terapinin amacı beynini tamamen yeniden programlamak değildir. Amaç, yaşamın zorluklarıyla daha iyi başa çıkmanı ve kendini daha iyi anlamanı sağlamaktır. Ayrıca terapiye istediğin zaman ara verebilir ya da terapistini değiştirebilirsin. Kontrol her zaman sende olur.
Terapi herkes için doğru seçenek olmayabilir ancak faydaları iyi biçimde belgelenmiştir. NHS Digital tarafından yapılan bir araştırma, kaygı ve depresyon için psikolojik terapi gören hastaların yarısından fazlasının iyileşme yaşadığını gösterdi. Bristol Üniversitesi tarafından yapılan başka bir araştırma ise antidepresanlara yanıt vermeyen depresyon vakalarında BDT’nin son derece etkili olduğunu ortaya koydu. Kendini daha iyi tanıma isteğinden başka bir şey gerektirmeyen uzun vadeli psikodinamik terapinin de derin biçimde faydalı olduğunu gösteren bulgular vardır. Gideceğin terapi türü elbette orada olma nedenine bağlıdır. Fakat genel olarak şu söylenebilir: Terapi iyidir.
Yine de terapiye yeni başlıyorsan, aklında muhtemelen cevaplanmasını istediğin bazı sorular olacaktır. Google bağlantıları arasında kaybolmaman için deneyimli psikoterapistlerle konuştuk ve terapinin maliyetinden sana gerçekten hitap edecek biriyle çalışmaya kadar her konuda ihtiyacın olan temel bilgileri derledik.
Eğer ruh halin iyiyse ve hayatın karşına çıkardığı şeylerle genel olarak başa çıkabiliyorsan, terapiye ihtiyaç duymayabilirsin. Britanya Psikoterapi Konseyi sözcüsü ve psikoterapist Dr. Dwight Turner’a göre terapiye ihtiyaç duyup duymadığını anlamanın iyi bir yolu, çoğunlukla mutlu olup olmadığını kendine sormaktır. Yani çoğu zaman kendini huzurlu hissediyor musun? Bu hislere nadiren sahipsen ya da çok seyrek mutlu hissediyorsan, o zaman bu bir noktada yardım alman gerektiğini gösteriyor olabilir.
Terapi zor zamanlarda da hayli yararlı olabilir. Yas süreci gibi, büyük değişim dönemlerinde olduğu gibi ya da ufak bir düşüş yaşadığında olduğu gibi. Geçmişte arkadaşlarının veya topluluğunun desteğiyle belirli durumların üstesinden gelebildiğini ancak şu anda o destek yapılarının yanında olmadığını ya da sana eskisi kadar iyi gelmediğini fark edebilirsin. Bu da bir profesyonelle konuşmanın iyi olabileceğine işaret eder.
Seçeceğin terapi türü yardım almak istediğin konuya bağlıdır. Takıntı zorlanma bozukluğu için uygulanan terapi ile sürekli öfke hissi için uygulanan terapi aynı olmaz. Ayrıca danışmanlık ile terapi terimleri birbirinin eş anlamlısı gibi kullanılsa da farkları vardır. Danışmanlık genelde kısa süreli çözümlere yönelir. Örnek olarak yas danışmanlığı gibi. Terapi ise daha uzun süreli olur ve tekrarlayan sorunların kökenine odaklanır.
Terapi dünyası oldukça geniştir ve farklı ihtiyaçlara göre şekillenen çok sayıda yaklaşım vardır. Örneğin Bilişsel Davranışçı Terapi, olumsuz düşünce döngülerini kırmayı amaçlayan bir konuşma terapisidir ve daha çok şu ana odaklanır. Duygusal düzenleme güçlüğü yaşayan kişiler için uyarlanmış BDT türüne Diyalektik Davranışçı Terapi denir.
Psikodinamik terapi ise daha çok filmlerde gördüğümüz terapi biçimine benzer. Geçmiş deneyimler ve travmalar üzerinden bugünkü davranışları anlamaya çalışır. Birçok terapist karma yaklaşım uygular ve birden çok yöntemi bir arada kullanır. Özellikle çok yönlü sorunlar yaşayan kişiler için bu daha etkilidir.
Keşke her terapi üç seansta tam iyileşme ile sonuçlanabilse. Fakat gerçek böyle değildir. Sonuçlar senin kadar benzersizdir. Belirli bir süre yoktur. Terapi hızlı bir çözüm değildir. Bir yolculuktur. Bazı kişiler birkaç seans sonra değişiklikler fark etmeye başlar ancak anlamlı ilerleme çoğu zaman daha uzun sürer. Düzenlilik ve açıklık çok önemlidir. Seanslarda aktif olmak ilerlemeyi büyük ölçüde etkiler. İlerleme kişiye göre değişebilir. Bu yüzden endişelerini terapistinle konuşman gerekir.
Terapi her zaman eğlenceli değildir. Sonuç görmek için emek gerekir. Dr. Turner özellikle terapiye yeni başlayan danışanlarına bunun altını çizer. Yaralarını görüp temizlemeye başlamak gerekir. Bu süreç başladıktan sonra her şey yavaş ama güvenli biçimde iyileşir.
Terapi uzun vadede ruh sağlığını kötüleştirmek için yapılmaz. Ancak başlangıçta rahatsız edici ve yüzleştirici olabilir ve bu olması gerekendir. Bu süreç bazı duygulara ve acı veren anılara temas etmene neden olabilir. Farkındalık arttıkça üzüntü, kaygı, öfke ve kafa karışıklığı gibi duygular ortaya çıkabilir. Bu normaldir ve terapötik sürecin yararlı bir parçasıdır.
Eğer terapistinin etik dışı davranışlarda bulunduğunu hissedersen, bunu bildirmeye hakkın vardır. Gizliliğin ihlali ya da seans dışına taşan uygunsuz tutumlar buna örnektir.
Bu sorunun yanıtı ilişkine bağlıdır. Ancak genel olarak iyi terapi olumlu etkiler yaratır. Terapi öz farkındalık kazandırır ve bu sağlıklı ilişkiler için gereklidir. Kendi hassasiyetlerini anlamak, tepki vermek yerine yanıt vermeni sağlar. Bu beceri yalnızca romantik ilişkileri değil arkadaşlıkları, aile bağlarını ve iş ortamındaki iletişimi de güçlendirebilir.
Sürekli sorun yaşanan ilişkilerde çift terapisi daha uygun olabilir. Bu, ilişkiyi daha iyi anlamayı sağlar. Bazen de ilişkinin bitmesi gerektiği sonucuna varılabilir.
Bazı insanlar terapinin onları değiştireceğinden korkar. Mizah duygularını kaybedeceklerini ya da daha sıkıcı biri olacaklarını sanırlar. Böyle bir durum çok düşük ihtimaldir. Fakat bir tür kişisel dönüşüm yaşaman gerekir ve bu iyi bir şeydir. Amaç, senin daha iyi bir versiyonuna dönüşmendir. Kendini daha iyi anlamak, eski yaraları iyileştirmek ve daha sağlıklı düşünme biçimleri geliştirmek terapinin temel hedefidir.
Bunu bilmek zor olabilir. Bazen daha derine inmeye başladığında kaçıp gitmek isteyebilirsin. Bu genelde bırakmaman gerektiğini gösterir. Ya da uzun zamandır devam ediyor olabilirsin ve artık fayda görmediğini düşünüyor olabilirsin.
Terapiden aldığın bilgi, içgörü ve beceriler sayesinde hayatını daha iyi yönetebiliyorsan terapiyi yavaşça sonlandırmayı düşünebilirsin. Bu kararı terapistinle konuşmak, sürecin en doğru şekilde tamamlanmasını sağlar.
Terapisti değiştirmek ya da terapiyi bitirmek tamamen normale uygun bir durumdur. Profesyonel bir terapist bunu kişisel algılamaz. Ancak aniden ortadan kaybolmak sağlıklı değildir. Bunu seans sırasında konuşmak, kapanış ve vedalaşma sürecini destekleyici ve yapıcı hale getirir. Böylece ilişkiyi olgun bir biçimde tamamlarsın.
BU İÇERİK İLK OLARAK BRITISH GQ WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.