Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çalışanları | Kahramanlarımız

Şair bugün o meşhur soruyu “Özverinin resmini yapabilir misin Abidin?” diye sorsaydı, ressam yanıtını muhtemelen sağlık çalışanlarının resmini çizerek verirdi. 2020’nin en fedakârı, en umut vereni onlar oldu. Görünmez bir düşmanla kahramanca savaşları herkese güç verdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi çalışanlarının nezdinde tüm sağlık çalışanlarının emeklerine saygıyla...

04 Ocak 2021

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi  Çalışanları | Kahramanlarımız

Sıcak hem de çok sıcak, her geçen dakika attığı her adımda ısı biraz daha yükseliyor, aldığı ılık nefesler zihnini bulandırıyor yavaş yavaş. “Çok susadım, bir bardak su içsem” diye geçiriyor aklından sonra hemen kovalıyor bu düşünceyi. Çünkü su içerse tuvalete gitmesi gerekir. Üzerindeki kat kat giysileri çıkaramaz daha, henüz mola saatine zaman var.

Cerrahpaşa’da Covid-19 hastalarına bakan ekibin üyeleri kat kat koruyucu giysilerinin altında virüsle başa çıkmaya, zamanla yarışmaya ve hayatta kalmaya çalışıyor.

“20 yıldır böyle bir şey görmedim” diyor Aycan hemşire, hastanenin yoğun bakım sorumlusu ve koordinatörü. “Oysa daha önce bir sürü kriz, afet ve hatta terör eylemleri yaşamıştık” diye devam ediyor Aycan Kenez Yayık, yüzüne uzak bir acı hatırayı zihninde tarayanların hüznü oturuyor.

Yoğun bakım servisinde çeşit çeşit makinelerden sesler yükseliyor, mekanik uyarılar kurşuni duvarlara çarpıp servisteki ağır havaya telaş katıyor birden.

Hızla sesin iyice yükseldiği yöne koşuyor herkes, kısa süre sonra ortalık sakinliyor. Korkulan olmuyor.

Başlarda daha kötüymüş. Acil Tıp Anabilim Dalı uzmanı Dr. Yonca Akdeniz Amerikan yapımı bir filme benzetiyor yaşadıklarını ama bu herkesin izlemek isteyeceği türden bir film değil.

 

21-01/04/moty_ig_fotolar61.jpg

 

“Yaz sıcağında kışlık montla güneşin altında”

Telefonun tiz alarmıyla sıçrıyor birden. Hiçbir mekanik sese tahammülü kalmadığını fark ediyor o an. Vücudu külçe gibi ağır. “Evdekiler ne durumda acaba? ” Bunu düşünecek fazla vakti yok, hızla kalkıyor yataktan, birkaç saat önce biraz uyumak için bıraktığı görevinin başına yoğun bakıma dönmesi gerek.

Giysilerini çıkarıyor, önce ameliyathane formasını geçiriyor üzerine, onun üzerine de koruyucu tulum giyiyor, maskesini yüzüne yerleştiriyor, siperlik, dezenfekte edilmiş terlikler derken en son gün içinde defalarca değiştireceği eldivenlerini takıyor, dakikalar sürüyor hazırlanması. Bu halde kim olduğunu anlamak mümkün değil, o yüzden sırtına adını yazıyorlar içeri girmeden.

Ve Covid dünyasının kapısı açılıyor. İlk moladan önce en az dört belki altı saat kalacak içerde. 

Genel cerrahi hemşiresi Özkan Karadede o kıyafetlerin içinde olmanın ne hissettirdiğini anlatıyor: “Bunlar kimsenin içine girmek isteyeceği kıyafetler değil. 30-35 derece yaz sıcağında kendinizi kışlık bir montla güneşin altında duruyormuş gibi düşünün. Sürekli terlediğinizi ve bazen kendinizden tiksindiğiniz bir durumda kaldığınızı düşünün.” 

Evden uzakta

Cerrahpaşa çalışanlarının çoğu, dokuz aydır ailelerini yakından göremiyor. Hayatları bu serviste bu seslerin arasında bu gri renkli gerilim filminin içinde geçiyor. Ailelerine, yakınlarına virüs bulaştırmaktan korkan 370’in üzerinde çalışan, kamu kuruluşlarına ait konuk evleri ve misafirhanelerde kalmayı tercih etmiş. 

“Virüs, hayatımızı her şeyiyle değiştirdi”  diyen Özkan Karadede salgının başında 10 gün eşiyle ayrı evlerde kalmış, sonra işin uzayacağı anlaşılınca, evin girişinde önlemler almışlar. Kapının yanına bir çamaşır sepeti ve dezenfektan yerleştirmişler. Dışarda giyilen üst baş hemen bu sepete atılıyor sonra dezenfektanlar devreye giriyor sonra sıra banyoya geliyor.

Acil Tıp Anabilim Dalı uzmanı Dr. Yonca Akdeniz, “Belirsiz bir virüs, kat kat koruyucu kıyafet, yavaş yavaş artan hastalar... Konulan yasaklar, dünyanın her yerinden gelen karışık veriler, sürekli bir kaygı ve topyekûn bir savaş. Umarım sonu da filmlerdeki gibi iyi biter” diyor.

Maskeler, siperlikler ve koruyucu kıyafetler... Hepsi dokuz aydır Cerrahpaşa’da gündelik hayatın parçası. Tıpkı kurtarılan hayatların sevinci ve ölümlerin üzüntüsü gibi.

Tehlike daha bitmiş değil. Kış aylarının zor geçeceğinde herkes hemfikir. Yani sağlık çalışanlarının yorgunluğunun üstüne yorgunluk binecek.

Marttan bu yana, izin almadan, yakınlarına sarılamadan, ölüm riskini göze alarak çalışıyorlar. Hastalanıp iyileşen doktorlar ve sağlık çalışanları hemen görevlerinin başına dönüyor. Bir de dönemeyip hayatını kaybedenler var. 

Bir yıla yakın süredir, acil durum sürüyor. Yoğun bakımlar, yatak kapasiteleri doluyor. 16 milyon nüfuslu İstanbul, Türkiye’de salgının başkenti. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, pandeminin yükünü sırtlanan kurumların başında geliyor.

 

 21-01/04/moty_ig_fotolar60.jpg

 

Cerrahpaşa’nın Covid-19 karnesi

Cerrahpaşa’nın en büyük avantajlarından biri kurumsal hafızası. 1893 ve 1911 yıllarında yaşanan kolera salgınlarında tıp fakültesinin bulunduğu yerleşkedeki Takuyiddin Konağı İstanbul halkına büyük hizmetler vermiş. Konak dolunca, bahçede bir de sahra hastanesi kurulmuş.

Burada, Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görüldüğü 10 Mart tarihinden Kasım sonuna kadar 500 bine yakın hastaya bakılmış. 

142 bin test yapılmış, 18 bini pozitif çıkmış. 

2 bin 560 Kovid-19 hastası yatarak tedavi görmüş. 

Süreçte 4 bin Cerrahpaşa çalışanından 410’u Kovid-19’a yakalanmış.

En büyük mücadelenin verildiği bölümlerin başında gelen Yoğun Bakım Anabilim Dalı’ndan Profesör Yalım Dikmen, “Belki hatıralarda taburcu olurken insanların yüzlerindeki o mutluluk kalacak. Ama sıra sıra dizilen cenazeler de ayrı bir görüntü. Tezatlar içinde yaşıyoruz” diyor Suriyeli genç bir hastanın hikâyesini anlatırken.

Genç olduğu için bedeni virüsle kolay baş eder sanılan genç, akciğerleri çok hasar görmüş bir halde geliyor hastaneye, hemen yoğun bakıma alınıyor. Ateşlerle, sancılarla geçen gecelerin ardından iyileştiriyorlar onu. Taburcu olacağı gün geliyor ama gülen yüzler birden kararıyor yine, çünkü aynı gün annesinin koronavirüsten öldüğü haberi geliyor.

 

Yazının tamamı GQ MOTY 2020 Özel Sayısında...

 

 

Yılın Ekibi: İ.Ü. Cerrahpaşa - Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çalışanları


Yazı: @buraktatari
Fotoğraf: @emredogru
______

Genel Yayın Yönetmeni: @alitufankoc
Projeler Koordinatörü: @alarakap
Prodüktör: @ahmedcayli
Fotoğraf Asistanları: @mratkahya @omerserifkuru İbrahim Erdal, Murat Demir
Sanat Yönetmeni: @ovapu
Sanat Ekibi: Abdül Kerim Taşcı, @ttdamla
Prodüksiyon: @ppristanbul Melis Özçelik, Zeynep Altunkut
Prodüksiyon Asistanları: Demirhan Sander, Gökhan Özkan, Tayfun Keskin
Set Gripim: @setgripim

 

 


Maksut Aşkar: Özgür İrade Gezegeninde Bir Şef

DERGİ KONULARI | Maksut Aşkar: Özgür İrade Gezegeninde Bir Şef

Engin Öztürk: Centilmenlik Beyaz Bulut Gibi Gezmeli Üzerimizde

DERGİ KONULARI | Engin Öztürk: Centilmenlik Beyaz Bulut Gibi Gezmeli Üzerimizde

Haldun Dormen: Enerjisi Mutluluğundan

DERGİ KONULARI | Haldun Dormen: Enerjisi Mutluluğundan

Alina Boz: Yeni Nesil Bir Yıldız

DERGİ KONULARI | Alina Boz: Yeni Nesil Bir Yıldız

Osman Sezener: Başrolde Ateş

DERGİ KONULARI | Osman Sezener: Başrolde Ateş

Erol Tabanca: Zahmetsiz Rahmet Olmaz

DERGİ KONULARI | Erol Tabanca: Zahmetsiz Rahmet Olmaz

Daha Fazla Göster