Dünya Değiştikçe Sen de Dönüşeceksin

Değişimi kucaklayarak günümüz teknolojik imkanlarını kullanırken, bir yandan da özünden kopmamayı başarmak… Bu dengeyi yakalamak ne derece mümkün?

03 Haziran 2022

Yoga pratiğini, tıpkı araba ya da telefon gibi bir araç olarak düşünebiliriz. Nasıl bir arabanın öncelikli vazifesi, bizi A noktasından B noktasına götürmekse; bir telefonun amacı bizi iletişimde tutmaksa; yoga pratiğinin de misyonu vücut, zihin ve ruh bütünlüğümüzü sağlamak ve şifa vermektir. Tabii ki temel amaçlarını göz ardı etmeden bu araçların yenilenmesi, teknolojik güncellemelerle yola devam etmesi çok normal ve gereklidir. Hava yastığı olmayan bir arabayı, kamerası olmayan bir telefonu kimsenin almak istemeyeceği çok aşikar. Yoganın da, ihtiyaç ve öncelikleri değişen insanlara gelişmeden, değişmeden ve dönüşümden geçmeden ulaşmasını beklemek de pek inandırıcı değil doğrusu. Bu noktada, yoga eğitmenlerinin ve stüdyoların bugünün ihtiyaçlarına ayak uydururken bunu, yoganın geleneklerine saygı duyarak gerçekleştirmeleri çok önemli. Düşünsenize, Hindistan’da eskiden sadece ellerinde bağış kutusuyla gezen ve diğer insanların merhametlerine sığınarak geçimlerini sağlayan yogiler, bugünkü şartlarda geçinebilir miydi?

yoga

Geçmişten Bugüne 

Yoga geleneği, yüzyıllardır doğudan batıya tüm dünyada birçok insana yol gösterdi ve zaman içerisinde ekonomik gereklilikler, insanların ihtiyaçlarının farklılaşması, yaşam koşullarının değişmesi gibi nedenlerle gelişmelerden kendine düşen payı aldı. Geleneksel yoga tarzları, farklı farklı ekollere, yeni bulunan gereçlerin pratiklere dahil edilmesiyle evrilmeye başladı. Bugün, yoga pratiğine, günümüz teknolojisinden faydalanarak katkıda bulunmanın yogayı daha ulaşılabilir, cazip ve güncel tuttuğuna inanıyorum.  

Buna verebileceğim güzel örneklerden biri ofis yogası. Bu yoga, fazla zamanı olmayan ofis çalışanlarının genellikle masa başından çok uzaklaşmadan, sandalyelerinde yapılabilecekleri, 15-20 dakikalık esneme ve nefes çalışmalarından oluşuyor. Farklı ışıklarla aydınlatılmış bir yoga stüdyosunda ışığın iyileştirici etkisinin dahil edildiği yoga seansları da düzenleniyor; turuncunun kaygıyı azalttığı, mavinin üretkenliği artırdığı, sarının uyku döngüsünü düzene soktuğu, arka planda çalan sakinleştirici veya enerji arttırıcı müzik ile günün ihtiyaçlarına özel seanslar hayal edin. 

yoga

İdeal Dengeyi Keşfedin

Gelişmelere açık olmaya bir gereklilik, yoksa değişimin yarattığı enerji, biz pasif kaldıkça bizi yıpratır. Üretmeden ve yeni deneyimler edinmeden, dünyanın değişiminden şikayetçi olmak, enerjimizin akmasını engelleyip bizi köreltir. 

Öte yandan, farklı ekollerin ortaya çıkması, çeşitlilik sunması ve yoganın insanlara ulaşması açısından iyi bir şey gibi görünürken; yoganın gereğinden fazla ticarileşmesi, büyük internet şirketlerinin ve stüdyoların yoganın insanlara nasıl ulaşacağını kontrol etmeleri, yoga yaparken ne giyilmesi, hangi araç gereçlerin kullanılması gerektiğinin empoze edilmesi açısından da tehlikeli olabiliyor. Yoga eğitmenliği yapmak, yoga stüdyosu işletmek ticari bir uğraş elbette ancak yogayı diğer ticari faaliyetlerin dışında tutan asıl şeyi unutmamak gerek; bu pratiğin kültürel ve ruhani bir gelenek olduğunu…

Asıl meziyet, gelenekler ve günün gereklilikleri arasında bir orta yol bulup, teknolojinin getirilerini değerlendirerek daha büyük kitlelere ulaşmak. Günün istediğin saatinde, Youtube gibi platformları kullanarak yoga yapabilmek, bu pratiğe başlayabilmek elimizde; dijital içerikler hayatımızı kolaylaştırmak için var. Hatta bizi tembelliğe sürüklemeden işimizi daha pratik kılmaya, yoga eğitmenlerinin işlerini kolaylaştırırken hak ettikleri ücretleri kazanmalarına, yoga pratiği yapanların günümüz pandemi koşullarında kalabalık stüdyo ortamlarına girmeden evlerinde şifa bulmalarına, elimizdeki imkanların üzerine bir fazlasını ekleyebilmek için var ve tam olarak da böyle kullanılmalı. 

 

Bu yazı Bahar 2022 sayısında yayınlanmıştır. 

 

 GQ TÜRKİYE BAHAR 2022Burak Deniz Kapak