Hırs Merih Demiral'la Yeniden Tanımlanıyor

Mutlu olduğu anları dinlerken hep bir beraberlik betimleyen, gücü tanımlarken hırsını hissettiğiniz ve enerjisini size geçiren Merih’i sadece bir sporcu olarak tanımlamak yetersiz. O, farklılık yaratma derdinde; yanındaki herkes için vazgeçilmez bir takım oyuncusu. Sokrates Genel Yayın Yönetmeni Caner Eler, Türkiye Milli Takımı’nın parlak sembollerinden, Juventus’un ilk Türk futbolcusu ve Mavi’nin ilk sporcu yıldızı Merih Demiral ile GQ Türkiye yaz sayısı için buluştu.

28 Haziran 2021

 merih-demiral

Yönetmen Paul Thomas Anderson’ın Magnolia adlı unutulmaz filmi tamamen rastlantı diye niteleyebileceğiniz olayların birbirine bağlanabilmesini konu eder. Los Angeles’taki bazı insanların bir gün içinde yaşadığı kesişen olayları geçmişten gelen bağlantılarla beraber anlatır. Bir nevi hayatta tesadüf diye bir şey yoktur her şeyin bir sebebi ve anlamı vardır diye bir anlatıdan söz eder. Ondan öyküsünü dinlediğinizde, Türkiye Milli Takımı’nın parlak yeni jenerasyonunun en önemli sembollerinden biri olan Merih Demiral’ın da hayatının başından itibaren belli dönemeçlerde tesadüfler yaşadığını düşünebilirsiniz. Mesela doğup büyüdüğü Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde 9-10 yaşlarındayken belediyenin spor okullarına kayıt olduğu gün. Annesi ve babası çalıştıklarından dolayı evde olmadığı gündüz saatlerinde, o spor okullarında futbol oynayan komşunun oğlu Merih’in okul kaydına yardımcı olması bunlardan biri olabilir.

Ancak tesadüflerden ziyade Magnolia hikayesine hak verircesine Merih’in hep geleceği düşünen, kararlı, dirayetli, çok çalışkan ve hedeflerine sadık biri olmasının ona bu yolda bağlantıları kurmasına yardımcı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Merih ile Euro 2020 öncesinde tam da Juventus ile İtalya Kupası’nı kazandıktan sonra konuşma fırsatı bulduğumda da ilk olarak günümüze odaklanıp, Avrupa’nın devlerinden birinde, farklı özgül ağırlığa ve kültüre sahip bu kulübe nasıl bu kadar çabuk adapte olduğunu sorduğumda anlatmaya başladı:

“Juventus’un atmosferi hakikaten çok farklı. Sassuolo’da da İtalya tecrübem oldu ancak Juventus’ta bugüne kadar yaşadıklarım bambaşka. Çok büyük futbolcularla beraber oynama şansına kavuştum. İlk geldiğimde elbette buna adapte olmak zordu benim için. Küçüklüğümden beri izlediğim şahane futbolcular, efsanelerle aynı soyunma odasındaydım. Juventus zaten İtalya’nın en büyük kulübü. Böyle bir kulübün ilk Türk futbolcusu olmak benim için çok ayrı bir gurur. Böyle bir tarihi kulüpte oynamak çok büyük tecrübe. Her gün yeni şeyler öğrenebiliyorum.”

merih-demiral-2

Öğrenmeye istekli ve dışa çok açık olduğunu görüyorum Merih konuştukça. Bu çocukluktan gelen bir şey mi diye merak edip soruyorum: “Aslında çocukken özellikle de 14-15 yaşlarında çok içime kapanıktım. 13 yaşında evden ayrılıp Fenerbahçe’de oynamaya başladığımda uzakta yaşamaya başladım. Benim için çok zordu. Seneler geçtikçe sosyal hayata adapte olmaya çalıştım. Juventus’ta mesela insanların yaklaşımları, davranışları saha içi ve dışında çok iyi bana karşı. Bu beni çok mutlu ediyor. O yüzden oynasam da oynamasam da her zaman takım arkadaşlarımla beraber olmayı, onlarla sevinip onlarla üzülmeyi çok seviyorum. Eskiden böyle değildim ama seneler geçtikçe evimden uzakta yaşadığım deneyimlerle böyle oldum.”

Kendisiyle hep barışık olduğunu düşünürken, yurt dışına ilk gittiğinde verdiği bir röportajı hatırlıyorum. Zira 13 yaşında girdiği Fenerbahçe altyapısından 2016’da 18 yaşındayken Portekiz’in Alcanenense takımına gidişinde kısa vadeli bir mutluluktan ziyade uzun vadeli bir geleceğe yatırım yapmış gibiydi. Bu bakış açısını nasıl elde ettiğini sorduğumda şöyle yanıtlıyor: “Küçüklükten beri aslında Avrupa’da oynama hayali kuruyordum. Hep o fırsatı kovalıyordum diyebilirim. O fırsatı belirleyecek birini arıyordum çünkü küçük yaştan beri Avrupa futbolunu yakından takip ediyordum. Oradaki düşünce yapısına, futbola yaklaşıma özeniyordum. İlk hedefim Avrupa’da daha alt lige gidip kendimi geliştirmekti. O yaşta hem mental açıdan hem de saha içi ve dışında kendimi geliştirmek istedim. Dil bilmiyordum, henüz öğrenmemiştim. İlk başta çok zordu. O kararı almak da çok zordu. Buna ekibimle karar verdim. Ailem de beni çok destekledi. Bugün olduğum yere gelmemde o yaşta o kararı vermemin çok büyük katkısı oldu."

merih-demiral-2

Türkiye’de genelde geleceğe odaklanırken oraya giden yola odaklanmayı, emek vermeyi ve planlamayı ihmal ederiz dediğimde de hemen orada kendi deneyimini aktarıyor: “İtalya’ya geldiğimde çok farklı bir dünyayla karşılaştım. Taktiksel açıdan özellikle defans oyuncuları Juventus’ta Chiellini ve Bonucci’den her gün yeni şeyler öğreniyorum. Sassuolo’da taktik dehası teknik direktörümüz Roberto de Zerbi’den çok şey öğrendim. Alanyaspor’dan Sassuolo’ya ilk gittiğimde nerede duracağımı, hangi ayakla pas atacağımı bile söylüyordu. Burada yarını düşünüyorlar her zaman.”

Melih-demiral

Yarını düşünmek deyince saha dışında da Merih en büyük misyonlarından birinin geleceğe dair gençlere umut ve ilham aşılamak olduğunu söylüyor. Özellikle 14 yaşında annesini kaybettiği için kimsesiz çocuklara destek konusunda çok daha hassas. Mavi Jeans ile beraber kurduğu, Anadolu’daki kadın futbolculara, genç motor sporları yıldızı Cem Bölükbaşı’na ve daha birçok gence destek olduğu Team Demiral oluşumundan bahsediyorum. O da güler yüzü ve o harika enerjisiyle anlatmaya başlıyor:

“Türkiye’de Mavi’yle beraber gençlere fırsat eşitliğini sunmak adına kadın futbolu başta olmak üzere birçok sporcuya destek olmaya çalışıyoruz. Ben de gençken sorunlarla boğuştum, eşitsizliklere maruz kaldım. Bunu çok derinden bildiğim için bu farkındalık bende çok önceden oluştu diyebilirim. Benim zamanımda bana olmayan desteği şimdi ülkemizden yetişen insanlara sağlamaya çalışıyorum.”

 

Yazının tamamı #GQyaz21'de. 

Sporun birleştirici gücünü ve takım ruhunun güzelliğini kutladığımız, başrolde  Merih Demiral'ın yer aldığı "Summer of Sports" sayımız kapına gelsin:

yaz kapak

 

Genel yayın yönetmeni: Ali Tufan Koç
Fotoğraf: Can Büyükkalkan 
Moda editörü: Güneş Güner
Saç & makyaj: Önder Tiryaki Zeynep Dombaycıoğlu
Prodüksiyon: Alara Kap
Moda editörü asistanı: Busenur Can
Fotoğraf asistanları: Arda Nilkara, Taha Babacan 
Mekan: Longosphere
Kıyafetler: Mavi #MaviM28#TeamMavi

 

 

 


GQ Young Athlete Awards: Genç Sporcularımızı Onurlandırma Hareketi

GQ SPORTS | GQ Young Athlete Awards: Genç Sporcularımızı Onurlandırma Hareketi

Deniz Tortum’dan Belirsizlik Çağında Hayatı Olumlama

DERGİ KONULARI | Deniz Tortum’dan Belirsizlik Çağında Hayatı Olumlama

Pandemide Takımlarından Ayrı Kalan “Mahzun” Taraftarlar

DERGİ KONULARI | Pandemide Takımlarından Ayrı Kalan “Mahzun” Taraftarlar

Hayata Sıfırdan Başlamak Gerçekten Mümkün Müdür? Nörobilim Cevaplıyor!

DERGİ KONULARI | Hayata Sıfırdan Başlamak Gerçekten Mümkün Müdür? Nörobilim Cevaplıyor!

Ozan Dolunay'ın Hissizleşmekten Kontrollü Hissetmeye Oyunculuk Yolculuğu

DERGİ KONULARI | Ozan Dolunay'ın Hissizleşmekten Kontrollü Hissetmeye Oyunculuk Yolculuğu

GQ Yaz 2021 Sayısında Neler Var?

DERGİ KONULARI | GQ Yaz 2021 Sayısında Neler Var?

Daha Fazla Göster