Sanal gerçeklik fitness endüstrisini nasıl bozguna uğratıyor?

Hepimiz tam bir görev bilinciyle spor salonlarına gitmeye odaklandık. Daha cazip bir program çıkmadığı ya da yorgunluk – yani motivasyon eksikliğinin ta kendisi – bünyeyi sarmadığı sürece hiçbir şeyin bizi yoldan çıkaramayacağına eminiz. Peki, kürek makinesinin üzerinde bomboş bir duvara karşı oturmak yerine, Amazon Nehri boyunca kürek çekebileceğinizi söylesek?

14 Kasım 2017

Sanal gerçeklik fitness endüstrisini nasıl bozguna uğratıyor?

Veya ‘spinning’ dersi yerine, Satürn’de – evet,  bildiğiniz gezegen Satürn’de – bisiklete binebileceğinizi? Acaba sizi hangisi daha çok motive ederdi? Sanal gerçeklikle ilgili gözümüzü kör eden yanlış algılar ve kusurlar (o kaba saba mikrofonlu kulaklıkları unutmayalım!) kişisel fitness endüstrisinin bu heyecan verici gelişmesinden mahrum kalmamıza yol açabiliyor. İngiliz Aaron Puzey, birkaç ay önce odasından hiç çıkmadan ‘Gear VR’ kulaklık, akıllı telefon, Cycle VR ve bir Bluetooth ‘caddence’ monitörü kullanarak Büyük Britanya boyunca bisiklet kullandı (1450 kilometre). ABD’den bir örnek vermek gerekirse; Tim Donahey, yatak odasındaki HTC VIVE sanal gerçeklik gözlüğüyle Audioshield oynayarak dans etti ve 50 günde tam altı buçuk kilo verdi. Öyle görünüyor ki, sanal gerçeklikte fitness trendi büyüyor. Meraklıları ise sadece teknoloji tutkunlarından oluşmuyor.         

Donanım üreticisi Icaros’un CEO’su Michael Schmidt, sanal gerçekliğin insanları spora teşvik edecek ‘yıkıcı’ motivasyon faktörü olduğuna inanıyor. Kendi şirketi tarafından tasarlanan ve ‘skydiving ile planking karması bir simülasyon’ olarak nitelendirilen fitness sistemi, bu inancın başlıca örneklerinden. “Geçmişte sadece dış mekan spor aktivitelerinin uzantısı olarak görülen spor salonlarında, bulunduğunuz yerde sabit kalarak farklı coğrafi özelliklere sahip bölgelere erişim sağlayabiliyorsunuz. Buna denge, hareket verimliliği ve koordinasyon da dâhil. Spor salonları insanlar için artık yüksek seviyede eğlence içeren mekânlara dönüşecek” diyor Schmidt, “Böylece küçük mekanlarda bile daha önce imkan bulamadığınız sporları yapabileceksiniz.” Schmidt’e göre sanal gerçeklik aracılığıyla spor yapmanın en büyük avantajı, programınıza göre her daim hizmetinizde olan bir eğitmenin, vücudunuzun hareketiyle ilgili anında ve kaliteli analiz yapabilme imkânına sahip olması. Çünkü o gerçek değil, sanal!   

Sydney merkezli sanal gerçeklik stüdyosu Start VR’ın CEO’su Kain Tietzel sanal gerçekliği psikolojik bir platform olarak gördüğümüzü ileri sürüyor. “Sanal gerçeklik düşünme şeklinizi değiştirebilir” diyor. “Zihinsel olanaklar; evde olduğum halde bir yağmur ormanında antrenman yapabileceğim, aynı zamanda beni motive eden bir kişisel eğitmene de sahip olabileceğim anlamına geliyor. Ayrıca bana anında geri dönüş yapan canlı bir bilgi akışına da sahip olabilirim. Performansımın hangi düzeyde olduğunu ve bu tempoda haftanın beş günü çalışmaya devam edersem, bir yıl sonra nasıl görüneceğimi gösterebilir.”

Sanal gerçeklik, en basit ifadeyle, her şeye nasıl yaklaştığımızı değiştirme kapasitesine sahip. Ayrıca yaygın inanışın aksine; görsel bir deneyim olmanın ötesinde, bir gerçeklik düzeyini temsil ediyor. “Ağırlık kaldırma simülasyonu Icaros’ta hareketler, hidrolik rezistans veya diğer elektromanyetik sistemler aracılığıyla yapılıyor. Dış iskelet olarak üzerinize geçirmeyi mümkün kılan ve her şeyi ‘sanal’ düzeyde, fiziksel olarak deneyimlemenize olanak tanıyan geometrilerle bir arada kullanılıyor” diyor Schmidt.

Tietzel, sanal gerçekliğin duyusal kapasitesinin derinliğini anlatırken, “Bir sonraki büyük adım; sanal dünyada fizikselliği kuvvetlendirmek için, dokunma duyusuyla ilgili cihazları kapsayacak. Mesela HTC Vive, üzerine halter koyulmasını sağlayan tracker’lara sahip. Yani fiziksel dünyada halter kaldırdığınızda, sanal dünyada da kaldırmış oluyorsunuz” diyor.

Sanal gerçeklikte fitness’a dair bir diğer göz alıcı gelişme, ‘fotogrametri’nin kullanımı. Hali hazırda daha çok animasyon kullanılıyor, ancak sanal gerçeklikte antrenman yapmak için kullanılan video çekimi, “Gerçek dünyada yer alan mekânları oyun motoruna sokarak gerçek gibi görünmelerini sağlıyor” diyor Tietzel.

Teknolojik gelişmeler sonucu günümüzde kullanılan kulaklıkların yerini 10-15 yıl içerisinde kontak lenslerin alacağı öngörülüyor. “Talep varsa daha önce bile olabilir” diyor Tietzel. “Tıpkı internetin ilk zamanları gibi, sanal gerçeklik toplumsal değişim gösteren teknolojilerden biri. Ne anlam ifade edeceğini bilmesen de olanaklar sonsuz.”

17-11/14/gear-vr-with-controller.jpg

GOOGLE’IN GÖZÜNDEN SANAL GERÇEKLİK VE ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK

Google’ın sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik başkan yardımcısı Clay Bavor, gelecekle ilgili düşüncelerini paylaşıyor:

“Sanal gerçekliği (VR) ve artırılmış gerçekliği (AR) dünyanın bilgi akışını organize etme misyonumuza dair bir sonraki önemli adım olarak görüyoruz. Sanal gerçeklik sizi her yere koyabilir, artırılmış gerçeklik ise size her şeyi getirebilir; sanal gerçeklik sizi olduğunuz yerden başka bir yere taşıyabilir, artırılmış gerçeklik ise sizi olduğunuz yerde bırakıp objeleri ve bilgileri içerik olarak alarak, yanınızda duruyormuşçasına hızlı bir şekilde size ulaştırır. Her ikisinin de insanoğluna büyük faydaları olduğunu düşünüyorum. İnsanların dünyanın her yerine anında ‘seyahat’ etmelerini sağladıkları için gezegenimizdeki birçok ilgi çekici olayın ve mekanın tadına varabileceğiz. Ve birçoğumuzun bir yeri sanal olarak ziyaret ettikten sonraki tepkisi “Harika, artık gitmeme gerek kalmadı” değil, “Şimdi çok meraklandım. Oraya mutlaka gitmeliyim” olacak; çünkü bir şeyi anlamak, beraberinde merakı da getiriyor.

“2016 sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik için önemli bir yıldı. Akıllı telefondan güç alan seçeneklerden tutun, masaüstünden güç alan sistemlere; tüketiciler için yeni sanal gerçeklik sağlayan donanımlar pazara giriş yaptı. Yüksek kaliteye sahip mobil sanal gerçeklik platformumuz Daydream’i başlattık ve üzerine eklenebilecek ilk cihazlar ortaya çıkmaya başlayınca, mühendisler artırılmış gerçekliği ciddi biçimde keşfetmeye koyuldular.”

“Sanal gerçeklik ile artırılmış gerçekliğin, sağlık ve refah üzerinde pozitif etki sağlamaları yönünde büyük bir potansiyel söz konusu. Egzersiz rutinlerinin daha eğlenceli ve verimli hale geleceğini tahmin ediyoruz. Mesela egzersiz için sabit bir bisiklet sürdüğünüzü hayal edin. Ancak sanal gerçeklik sayesinde Tour de France’ın bir parçası olarak, Alpler’de sürüyor gibi hissedeceksiniz.”