Kiefer Sutherland, 1997 yapımı La Dernière Cavale filminde. © Sony Pictures Entertainment/Everett Collection
Yemekten sonra kahve içme alışkanlığınız varsa, bunun sağlığınız ve özellikle sindiriminiz üzerinde pek çok etkisi olduğunu fark etmiyor olabilirsiniz. Yemek sonrası kahve geleneğinin var olmasının nedeni, bu sıcak içeceğin sindirim üzerinde çeşitli etkiler yaratmasıdır ve birçok çalışma bu etkilerin çoğunlukla olumlu olduğunu göstermektedir. Kahvenin etkileri sık sık tartışılsa da, sindirim sistemine nasıl yardımcı olduğunu açıklıyoruz.
2024 yılında bir araştırma ekibi, Amerika Birleşik Devletleri ile Birleşik Krallık’tan yaklaşık 23.000 katılımcıyı inceleyerek kahve tüketimi ile mikrobiyota bileşenleri arasında güçlü bir ilişki tespit etti. Mikrobiyota; sindirim sisteminde yaşayan bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmalardan oluşan topluluktur ve çok sayıda biyolojik süreci düzenler. Elbette bağırsak sağlığına katkı sağlar; ancak dengesi genel sağlık ve hatta ruh sağlığı üzerinde de etkilidir. Bu nedenle kahve tüketimi mikrobiyotayı düzenlemeye ve dengelemeye yardımcı olabilir.
Kahve, sindirimi düzenleyen ve beyin sağlığına da katkı sağlayan antioksidanlar olan çok sayıda polifenol içerir. Bu antioksidanların varlığı mikrobiyotanın çeşitlenmesine yardımcı olur; bileşenler ne kadar çeşitli olursa denge de o kadar güçlü olur ve sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratır. Uzmanlara göre mikrobiyotanın yanı sıra kahve, mide ve safra salgılarını uyararak sindirim sürecini hızlandırır ve kabızlığı azaltır.
Kahve tüketimi zamanlama ve ölçü meselesidir. Kafein kişiden kişiye değişmekle birlikte vücutta 12 saate kadar kalabilir ve bu durum uykuyu etkileyebilir; bu da bağırsak sağlığını olumsuz yönde etkiler. Uzmanlara göre en doğrusu öğleden sonra kahve tüketmemek, daha genel olarak ise öğleden sonra kafein ve teinden kaçınmaktır.
Kahvenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinden yararlanmak için vücudumuzun nasıl tepki verdiğini iyi gözlemlemek gerekir. Sindirim sistemi hassas olan kişiler için kahve tüketiminden kaçınmak daha uygun olabilir; çünkü etkileri oldukça güçlü olabilir. Örneğin irritabl bağırsak sendromu olan kişilere kahve özellikle önerilmez. Kahvenin uyardığı asit salgısı hassas kişilerde mide yanmasına da yol açabilir. Ayrıca uyarıcı etkisi nedeniyle kalp atış hızını artırarak stres ve kaygıya neden olabilir.
Kahvenin olumlu etkilerinden yararlanmak için günde 3 ila 5 fincan tüketim önerilir; tercihen siyah ve hazır kahve yerine öğütülmüş kahve formunda. Sonuç olarak kahve istenen etkiler yaratabilir, ancak aynı zamanda güçlü etkiler de gösterebilir; bu nedenle tüketirken vücudun verdiği sinyalleri dikkate almak önemlidir.
BU İÇERİK İLK OLARAK GQ FRANCE WEB SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR.