Bir cereyan hasıl oldu

Bob Dylan’ın 50 yıl evvel Newport Folk Festival’da çalıp milleti şoke ettiği elektrikli gitar, yarım asır sonra evindeydi. Bu kez hayal kırıklığına uğramış kitlelerin yuhalamaları arasında değil, coşkulu bir kalabalığın alkışları altında arz-ı endam etti. İrlandalı müzisyen Hozier de Dylan’ın gitarını tıngırdatanlar arasındaydı.

08 Eylül 2015

Bir cereyan hasıl oldu

Düşünün. Teoman, Teoman olduğu vakitlerde, misal Jolly Joker sahnesine elinde bağlamayla çıksaydı ne olurdu? “Bu ne şimdi?” diyenler, “Hiç sevmem bağlama sesi” diye dövünenler, cıkcıklayanlar, konseri terk edenler, bir de bu aykırı tavrı sevenler çıkardı herhalde. Gerçi bizde bir süredir göklere çıkarılıyor böyle şeyler. Duman arabesk söylesin, arabeskçiler elektrogitar çalsın filan, bayılıyor insanlar. Ama işte 50 yıl önce öyle değildi. Müzik daha katı kurallı, daha ciddi bir işti. Kimse burnundan kıl aldırmıyordu. Metalciler rap’çilere, popçular rock’çılara “Çıkışa gel” diyordu.

1965 yılının 25 Temmuz’unda, Newport Folk Festival’ın düzenlendiği alanda toplananlarsa folk deyince gözleri dolan, gitar sesi duyunca hıçkırıklara boğulan Susan’lar, Jack’ler, Abigail’lerdi. İşte Bob Dylan, o zamanlar pantolonu belinde durmayan çöp gibi bir oğlan, bu kitleye ömürleri boyunca unutmayacakları bir şey yaşattı. Onlara cayır cayır bir Fender Stratocaster’la Maggie’s Farm çaldı.


Ay inanmıyorum!

Gözleri yuvalarından fırlayan folkseverler, müzik tarihinin en önemli olaylarından birine tanıklık ettiklerinin farkında olmadan Dylan’ı yuhalamaya başladı. O ise hiç umursamadı, bildiğini okudu, yoluna devam etti. İşte Bob Dylan’a elektrik veren o Fender, bu yıl evine, Newport Folk Festival’a geri döndü. Tabii bu kez yuhalamalar değil, alkışlar arasında buluştu dinleyiciyle.

Festivalin bu seneki konukları açıklanırken seyirciyi en çok heyecanlandıran isim My Morning Jacket değildi mesela, Bob Dylan’ın Fender’iydi. İnsanlar akın akın gitarı görmeye, 50 yıl sonra çıkaracağı ilk sesi duymaya gitti.

Newport’un ilk günü, 24 Temmuz’da, festival yapımcısı Jay Sweet, “İşte o gitar burada, 50 yıl sonra evinde” deyip onu gösterdiğinde dal gibi boynu, incecik kemikleri ve solgun ifadesiyle sanki biraz mahcup ve epey de yorgun görünüyordu. Nasıl görünmesin... Başına gelmeyen kalmadı.

Yazının tamamı ve çok daha fazlası GQ Türkiye Ağustos sayısında ve GQ Türkiye Dijital edisyonunda...