Spor Akıl, Vücut Ve Ruh Sağlığını Nasıl Dengeliyor?
Wellness

Spor Akıl, Vücut Ve Ruh Sağlığını Nasıl Dengeliyor?

“Akıl sağlığınız için antrenman yapın.” Beni tanıyanların en çok duyduğu cümlelerden biri bu olabilir. Bu bazılarına imalı bir ifade gibi gelebilir fakat akıl, vücut ve ruh sağlığının gündelik hayatta buluştuğu en dingin anlar, spor yaptığımız anlar.

Geçenlerde Jonah Hill’in kendi psikoloğu ile diyaloglarını çektiği belgesel Stutz’ı izlerken çok hoşuma giden bir anekdot dikkatimi çekti. Hill’in çocukluğunda annesinden sporla ilgili duyduğu “Spor yapmalısın çünkü ancak öyle kilo verirsin” bilgisi, onda spora karşı çok tepkisel bir his uyandırmış. Birçoğumuzda da öyle olduğunu biliyorum. Maalesef ne okullarda, ne de aile içerisinde sporun akıl ve ruh sağlığına olan göz ardı edilemez etkisinden bahsedilmiyor. Modunuzun yerinde olduğu, aklınızın tertemiz çalıştığı gün, kendinizi ne kadar iyi hissettiğinizi, bedeninizde ne kadar rahat olduğunuzu düşünün. Ya da ufak bir meditasyonun, ruhunuza iyi gelecek şeyler yaptığınızda aklınızın ne kadar netleşip, bedeninizin ne kadar rahatladığını düşünün. Bedeninize yoğunlaştığınızda da akıl ve ruhunuza olan etkisini anlamanız zor olmayacaktır. İnsanları kilo verme odaklı eğitince, kişide yarattığı zorunluluk ve istemsizlik bir yan etkiye dönüşüyor. Görünüşe odaklanınca, içinizde çalışan sistemin önemi ikinci plana atılıyor. Aktif yaşamın, hareket etmenin, ter atmanın pozitif sonuçlarından biri sağlıklı bir fizik olsa da, daha çok önemsenmesi gereken etkisi akıl, beden ve ruh sağlığına olan katkısıdır.

Bu sık sık duyduğumuz üçlemenin klişe olmasının sebebi aslında gerçek olması. Akıl, beden ve ruhun bir arada sağlıklı bir şekilde var olması demek, kişinin mutlu, dengeli ve aktif olması demektir. Bu da dış dünyamızda kolektif olmak için verdiğimiz çabanın aslında içimizde başladığının ayakları yere basan bir örneği.

Konumuz aktif yaşam olduğu için biraz da bedenimize yoğunlaşalım. Bedenimizi doğru antrene edebilmek için de kendi içerisinde beraber var olmaya çalışan denklemleri aktive etmemiz oldukça önemli. Antrenmanda kuvvetin aslında tek başına geliştirilecek bir parametre olmaktansa stabilizasyon ve mobilizasyon ile desteklenerek çok daha iyi sonuçlar alındığı, çok kuvvetli olabilmek için çok mobil olmamız gerektiği gerçeği bunlardan biri. Ağırlık altında geçirdiğimiz vakti daha faydalı kılmak için dinlenmek bu dengeyi tutturmak için önemli aşamalardan bir tanesi. Kaslarımızı geliştirirken onları esneterek bedenimizi eğitmek de bunlardan bir diğeri.

Sabah kalktığında kendini spor salonuna atan tanıdıklarınızdan en çok duyduğunuz cümle “Gidene kadar çok zorlanıyorum, sonrasında kendimi çok iyi hissediyorum” demek doğru olur mu? Peki çok yoğun antrenman yapan birinden en çok duyduğunuz cümle “Başka türlü kendimi toparlayamıyorum.” Kulağa nasıl geliyor? İşten hareket etmek için öğlen vakti çıkan biri de çoğunlukla “Kafam çalışmaya başladı” diye geri gelmiyor mu? Başa dönecek olursam, akıl, ruh ve beden sağlığınız için antrenman yapın.

Bu içerik GQMOTY2022 sayısında yayınlanmıştır. 

İZLE
#BenimAntrenörüm: 2. Hafta
İlgili Başlıklar
Daha Fazlası