Duvarın ardında bambaşka bir kadın

Önümüzdeki aydan itibaren GQ Türkiye için her ay ünlü bir erkekle röportaj yapmaya hazırlanan "Zor İşler'in kadını" Dilara Gönder tüm samimiyetiyle karşınızda.

07 Ekim 2013

Duvarın ardında bambaşka bir kadın

Dışarıdan soğuk görünen kadınlar vardır. Etraflarına ördükleri duvar öylesine aşılmaz görünür ki aşmayı denemezsiniz bile. İşte tam da bu nedenle ünlü ve güzel sunucu Dilara Gönder ile buluşmaya giderken, ekip olarak hepimiz biraz gergindik. Ne de olsa başkalarının aşmayı denemekten dahi çekindiği duvarı yıkmaya gidiyorduk. Çekimin gerçekleşeceği otele vardığımızda huzursuzluğumuz zirveye ulaştı, kendisiyle karşılaşıp iki kelam ettiğimizdeyse hissettiklerimizin yerini müthiş bir sempati aldı.

Evet, Dilara Gönder herkesin düşündüğünün aksine inanılmaz içten, sempatik ve güler yüzlü bir kadın. Soğuk görüntüsünün bir nedeni var; ne de olsa ekranda stand-up yapmıyor, ona göre yaptığı işin kahkaha kaldırır yanı yok. “İnsanlar beni bu yüzden soğuk biri zannediyor” diyerek kendini savunuyor. Onunla vakit geçirdikçe, ne yalan söyleyelim, kendisine hak veriyoruz. Şimdilerde NTV ekranlarında Zor İşler adlı programı hazırlayıp sunan Gönder, önümüzdeki aydan itibaren her ay bir ünlü erkekle yapacağı söyleşiler eşliğinde GQ Türkiye sayfalarında yer alacak. Bu işte kahkaha atmak serbest. Bu nedenle bu ay, bu sayfalarda duvarın ardındaki Dilara Gönder’le tanışacak, bundan sonraki her yeni sayımızda bu kadına daha bir hayran kalacaksınız...


Kadınlar da spordan anlar


Bu kadar güzel bir kadın illa ki okul zamanında da okulun en popüleridir diye düşünüyor insan. Sahi öyle miydiniz?

Dış görünüşümle değil ama yerimde duramamamla, her taşın altından çıkmamla, sınıfın en çok konuşanı olmamla ve tiyatro olsun, spor olsun, katıldığım sosyal aktivitelerle ne yalan söyleyeyim; evet, biraz popülerdim.

Spora merak o zamandan geliyor öyleyse...

Aynen öyle. Kendimi bildim bileli sporla ilgileniyorum. Ama mesleğe spor spikeri olarak başlamamın nedeni sporu sevmem değil, televizyonculuğa olan tutkumdur. Yeditepe Üniversitesi’nde Sinema, Radyo ve Televizyon okurken staj yapmak için evime en yakın yeri, Fenerbahçe TV’yi seçtim. Önce müzik programı yapmaya başladım, ardından tek bir alanda ilerlemem gerektiğini düşünerek spor spikerliğine geçtim.

Eskiden spor spikerliği erkeklerin tekelindeyken artık birbiri ardına güzel kadınlar geçiyor ekrana. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Kadınlar da spordan anlar. Bu durumun tek açıklaması bu bence. Tek nedeninin güzellik olduğunu elbette düşünmüyorum. Ben bu işin mutfağında yetiştim. Uzun süre muhabirlik yaptım, Formula 1 yarışlarını yerinde takip ettim. Sahada çalıştığım için de, o koltuğu kaldırabildiğimi düşünüyorum.


GQ’da çilingirliğe soyunacağım


Önümüzdeki ay itibarıyla GQ okuyucuları için her ay bir ünlü erkekle söyleşi yapacaksınız. Ne tatta işler bekliyor bizi?

İddialı konuşmayı pek sevmem ama ortaya çok güzel işler çıkacağını düşünüyorum. Röportajlar esnasında karşımdakini tanımayı temel alacağım. Bir insanı tanımak benim için önemlidir. Bir nevi çilingirliğe soyunacağım ve açabileceğim kadar kapı açacağım. Daha çok planlar, projelere değil de karşımdaki insan hakkında merak ettiğim konulara yoğunlaşmayı planlıyorum. Bence çok keyifli olacak.

“Keşke şu isimle konuşsam” dediğiniz biri var mı?

Hayatta herkesin bir hikayesi vardır ve benim için hepsi son derece kıymetli. Bu nedenle kimseyi kimseden ayırmıyorum. Ama Johnny Depp’e hayır demezdim!

Yalnızca röportaj yapmakla kalmayacak, o isimlerle çekim de yapacaksınız. Yani dergide bu güzelliği bundan böyle her ay göreceğiz.

Aynen öyle... Söyleşi yaptığım kişiye göre elbette çekimin konsepti de değişecek. Dolayısıyla beni her ay farklı bir tarzda bu sayfalarda görecek okuyucular. Bazı aylarda seksi, bazı aylarda sevimli ve masum bir Dilara bekliyor herkesi.

Röportajın tamamı ve çok daha fazlası GQ Türkiye Ekim sayısında ve GQ Türkiye iPad edisyonunda...